Son Mühür- Orta Doğu'da düşmeyen tansiyon ekonomiye yön verenlerin en önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor.
Ekonomide bu hafta bizi neler bekliyor sorusuna yanıt veren eski TCMB Uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş,

''1 Ağustos 2026 haftasında ekonomi ve finans piyasalarının gündemini küresel ölçekte ABD-İran çatışmasının seyri, petrol fiyatları, Fed'in para politikasına ilişkin beklentiler ve ABD istihdam verileri; Türkiye'de ise büyüme verisi ve özellikle Ağustos enflasyonu belirleyecek.'' hatırlatmasında bulundu.

Dr. Ayhan Bülent Toptaş'ın açıklamalarından öne çıkan detaylar şöyle...

Jeopolitik risklere dikkat...

Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılığın kısmen toparlanması ve çatışmanın enerji arzı üzerindeki etkilerine ilişkin endişelerin bir miktar azalması, petrol fiyatlarının geçen hafta gerilemesine yol açtı. Ancak çatışmanın tamamen sona ermemesi nedeniyle enerji piyasalarında kalıcı bir normalleşmeden söz etmek için henüz erken. Brent petrolün 90 dolar civarında seyretmesi, jeopolitik riskin Türkiye açısından da önemini koruduğunu gösteriyor.

Toptaş
Warsh'un şahin tutumu...

Küresel piyasalarda geçen haftanın en önemli gelişmelerinden biri, Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması oldu. Warsh'ın enflasyonun hâlâ yeterince kontrol altına alınmadığı yönündeki şahin mesajları, Fed'in eylül ayında faiz artırabileceği beklentisinin yeniden güçlenmesine yol açtı. Bu nedenle 4 Eylül Cuma günü açıklanacak ABD ağustos ayı tarım dışı istihdam verisi daha da önem kazanmış durumda.

İşsizlik oranı ve ücret artışlarıyla birlikte değerlendirilecek veri, Warsh'ın mesajlarının piyasalardaki etkisinin kalıcı olup olmayacağı konusunda önemli bir gösterge olacak. Zayıf bir istihdam verisi faiz artışı beklentilerini geri çekebilirken, güçlü bir veri Fed'in daha sıkı bir para politikası uygulayabileceği düşüncesini güçlendirebilir.
3 Eylül Perşembe günü açıklanacak...

Türkiye'de haftanın ilk önemli verisi 31 Ağustos Pazartesi günü açıklanacak ikinci çeyrek büyüme rakamı olacak. Büyümenin hangi kalemlerden kaynaklandığı, yüksek faiz ve finansman maliyetlerinin iç talep, yatırım ve üretim üzerindeki etkisini değerlendirmek açısından önemli. Ancak haftanın asıl kritik verisi 3 Eylül Perşembe günü açıklanacak Ağustos enflasyonu olacak. Piyasa beklentisi aylık enflasyonun yaklaşık yüzde 1,9, yıllık enflasyonun ise yüzde 31,6 civarında gerçekleşmesi yönünde.


10 Eylül'deki PPK toplantısı...

Burada yalnızca manşet rakam değil, hizmet enflasyonu, çekirdek göstergeler ve enflasyonun ana eğilimi önem taşıyacak. Çünkü yıllık enflasyonun yüzde 30'lar civarında kalmaya devam etmesi, dezenflasyon sürecinin bir çıkmazda olduğu izlenimini yaratıyor. Ayrıca enerji fiyatlarına yansıyan jeopolitik riskler ve küresel faiz beklentilerindeki değişim, TCMB'nin 10 Eylül'deki PPK toplantısında faiz indirimi konusunda ne kadar alana sahip olabileceği açısından önem taşıyor.

Dr.Toptaş
İzmir'in ihracat performansı...

İzmir açısından ise haftanın ekonomik görünümünde büyüme ve enflasyon verilerinin sanayi, hizmetler ve ihracat üzerindeki olası etkileri öne çıkacak. Yaz sezonunun sonuna yaklaşılması hizmet sektöründeki hareketliliğin yavaşlamaya başlamasını gündeme getirirken, yüksek finansman maliyetleri sanayi kuruluşlarının yatırım ve işletme sermayesi kararlarını sınırlamaya devam ediyor.

Petrol fiyatlarındaki sınırlı gerileme enerji ve lojistik maliyetleri açısından olumlu olsa da, küresel talepteki zayıflık ihracatçı firmalar açısından risk oluşturuyor. Bu nedenle İzmir açısından üçüncü çeyrekte ekonomik aktivitenin yönünü, turizm sezonunun katkısı kadar sanayi üretimi ve ihracattaki performans da belirleyecek.

Hakan Kandemir'in işaret ettiği çözüm için ilk adım Ziraat Bankası'ndan: Zor duruma düşen şirketler için yeni bir dönem başlıyor
Hakan Kandemir'in işaret ettiği çözüm için ilk adım Ziraat Bankası'ndan: Zor duruma düşen şirketler için yeni bir dönem başlıyor
İçeriği Görüntüle


Ağustos enflasyonu belirleyici olur...

Özetle, 31 Ağustos haftasında küresel piyasalarda ABD istihdam verileri, Warsh'ın Jackson Hole mesajlarının piyasalardaki etkisi ve İran krizinin enerji fiyatlarına yansımaları; Türkiye'de ise ikinci çeyrek büyümesi ve Ağustos enflasyonu belirleyici olacak. 10 Eylül'deki TCMB kararı dikkatle takip edilecek. Petrol fiyatlarında kalıcı bir düşüş Türkiye açısından önemli bir rahatlama sağlayabilir; ancak bunun için Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin gerçekten azalması gerekiyor.

Muhabir: Bünyamin Dobrucalı