Son Mühür- Diyarbakır’daki “İş Dünyası Finans Buluşması” toplantısında iş insanlarına hitap eden Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, nakit akışı bozulan şirketlerle ilgili yeni dönemde kapıların açık olacağı mesajı verdi.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun reel sektörün en büyük şikayetleri arasında yüksek ticari kredi maliyetleri ve finansmana ulaşma sıkıntıları olduğuna dikkat çeken konuşmasına göndermede bulunan Çakar,
"Finansal hayatınızı kolaylaştırmaya devam edeceğiz. Likidite sıkıntısı yaşayan herkese veya özellikle yapılandırma isteyen herkese niyet halis olmak kaydıyla, ödeyebilme kabiliyeti olmak kaydıyla mutlaka çözüm getireceğiz. Bundan tereddüdünüz olmasın." mesajı verdi.

Nakit krizine çözüm aranacak...
Alpaslan Çakar'ın konuşmasında öne çıkan iki detay bulunuyor.
Buna göre, zor duruma düşen şirketin işi ve bilançosu temelde sürdürülebilir ancak geçici nakit sıkışıklığı varsa çözüm aranacak.
Mevcut kredilerin vadesinin uzatılması veya ödeme planının yeniden düzenlenmesi konusunda kamu bankaları daha esnek davranabilecek.
Ancak bu esneklik sınırsız olmayacak.
Şirket yönetiminin borçlarını ödeme konusundaki tutumu ve ödeyebilme kabiliyeti bankanın dikkatle takip edeceği konular arasında yer alacak.
Kandemir, FYY'ye dikkat çekmişti...
Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar'ın reel sektöre yönelik sözleri, TİMBİR Başkan Yardımcısı ve Son Mühür İmtiyaz sahibi Hakan Kandemir'in, ödeme sıkıntısına giren şirketler için gündeme getirdiği Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) önerisini de destekler nitelikte olmasıyla dikkat çekiyor.
''Her ödeme sıkıntısına giren şirket konkordatoya mı gitmeli?'' sorusuna ''Bence gitmemeli'' sözleriyle cevap veren Kandemir,
''Devlet, bankaların FYY kapsamında daha rahat hareket edebilmesini sağlayacak bazı düzenlemeler yapabilir. Yapılandırmaya giden krediler konusunda bankaların üzerindeki yükü azaltacak düzenleyici kolaylıklar, belirli teşvikler veya risk paylaşım modelleri tartışılabilir'' önerisini gündeme getirmişti.
Herkesin kazanacağı bir tablo için...
''İşi bitmiş, gelir üretmeyen, borcunu ödeme imkânı kalmamış bir şirketle; fabrikası çalışan, siparişi olan, ticaret yapan fakat yüksek faiz yükünün altında geçici olarak sıkışmış şirketi birbirinden ayırmak gerekiyor'' hatırlatmasında bulunan Kandemir,
''Şirket bankalarıyla anlaşır, borç sürdürülebilir bir vadeye yayılır, işletme çalışmaya devam eder.
Banka alacağını tahsil eder. Çalışan maaşını almaya devam eder. Tedarikçi müşterisini kaybetmez. Devlet vergi toplamaya devam eder. Şirket de birkaç yıl sonra yeniden normal finansal düzene dönebilir.
Konkordato dosyalarının sayısı da doğal olarak azalabilir'' mesajı vermişti.




