Son Mühür / Atakan Başpehlivan Milli güvenlik ve savunma alanlarında yaptığı çalışmalarla adından söz ettiren emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, Doğu Akdeniz'de Türkiye, Yunanistan, Güney Kıbrıs üçgeninde gerçekleşen NAVTEX polemiklerini değerlendirerek, çarpıcı mesajlar verdi.
Yankı Bağcıoğlu: Güzergahın büyük bölümünün Yunan kıta sahanlığında bulunduğu iddia ediliyor

Yayınlandığı açıklamasında Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz'de yetki tartışmasının olduğunu vurgulayan emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, "Doğu Akdeniz’de East to Med Data Corridor (EMC) denizaltı veri kablosu projesi kapsamında araştırma yapacak KOBI RUEGG gemisi, Türkiye ile Yunanistan arasında yeni bir yetki tartışmasının merkezinde. (Bu proje, Yunanistan-GKRY elektrik bağlantı projesinden farklıdır.) Antalya NAVTEX İstasyonu, 1032/26 sayılı duyurusunda geminin 21 Ekim’den itibaren gerçekleştireceği jeofizik araştırmaların Türk makamlarıyla koordine edildiğini ve faaliyet izninin Türkiye tarafından verildiğini açıkladı. Yunanistan’ın Girit/Iraklio NAVTEX İstasyonu ise 1337/26 sayılı karşı duyuruyla Türk NAVTEX’ini geçersiz ilan etti. Araştırmaların 2 Ekim tarihli Yunan iznine tabi olduğunu ve güzergâhın büyük bölümünün Yunan kıta sahanlığında bulunduğunu ileri sürdü" dedi.
"Türkiye bu tür girişimlere karşı dikkatli olmalı"
Öte yandan, Türkiye'nin söz konusu girişimlere karşı dikkatli olması gerektiğini savunan Bağcıoğlu, konuyla ilgili detayları şu sözlerle sürdürdü: "Asıl dikkat çekici husus burada. Aynı geminin aynı araştırma faaliyeti için iki ülkenin de izin verdiğini açıklaması ciddi soru işaretleri doğuruyor. Geminin işletmecisi her iki ülkeden de izin mi istedi? Her iki ülkenin yetkisini ayrı ayrı kabul eden başvurular mı yapıldı? Bu sorular mutlaka açıklığa kavuşturulmalıdır. Deniz yetki alanlarındaki ihtilaflardan yararlanarak faaliyet yürütülmesine ve Türkiye’nin kıta sahanlığındaki haklarını tartışmalı hâle getirebilecek uygulamalara müsamaha gösterilmemelidir. Türkiye, bu tür girişimlere karşı dikkatli olmalı; NAVTEX duyurularıyla ortaya koyduğu tutumunu kendi kıta sahanlığında fiilî araştırma ve sondaj faaliyetleriyle de desteklemelidir"




