Türkiye'nin farklı bölgelerinde deprem tehlikesi, aktif fay hatlarına uzaklık ve yer kabuğunun jeolojik yapısına göre değişiyor. Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Batı Anadolu'daki aktif fay sistemleri geniş bir coğrafyayı etkilerken bazı şehirler bu sistemlerden görece uzak konumlarıyla öne çıkıyor. AFAD'ın 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Deprem Tehlike Haritası, ülke genelindeki tehlike düzeyini koordinatlara göre ortaya koyuyor. İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Trakya'da bulunan 9 ilin belirli kesimleri, deprem tehlikesinin nispeten düşük olduğu alanlar arasında gösteriliyor. Ancak bu durum, söz konusu illerin tamamının depremler karşısında güvenli olduğu anlamına gelmiyor.
TÜRKİYE'DE DEPREM RİSKİ EN AZ OLAN İL HANGİSİ?
Türkiye'de deprem tehlikesinin düşük olduğu bölgeler arasında İç Anadolu'nun bazı kesimleri öne çıkıyor. Özellikle Konya Ovası çevresi, ülkenin büyük aktif fay sistemlerinden görece uzak konumuyla dikkat çekiyor.
Ancak Türkiye'de deprem riski en az olan tek bir ili kesin olarak belirlemek mümkün değil. AFAD'ın yayımladığı harita, şehirlerin deprem tehlikesini gösterirken binaların dayanıklılığı ve nüfus yoğunluğu gibi risk unsurlarını doğrudan değerlendirmiyor.
Bu nedenle deprem tehlikesinin düşük olduğu bir bölgede bulunan dayanıksız yapı, daha yüksek tehlikeye sahip bir bölgede inşa edilmiş sağlam binadan daha büyük risk taşıyabiliyor.
TÜRKİYE'DE DEPREM RİSKİ DÜŞÜK 9 İL HANGİLERİ?
Aktif fay hatlarına uzaklıkları ve bölgesel jeolojik özellikleriyle deprem tehlikesinin görece düşük olduğu alanları barındıran 9 il dikkat çekiyor.
Bu şehirler Konya, Karaman, Niğde, Aksaray, Nevşehir, Mardin, Şanlıurfa, Kırklareli ve Edirne olarak sıralanıyor.
İç Anadolu Bölgesi'nde Konya Ovası ve çevresi, düşük sismik hareketliliğin görüldüğü alanlar arasında bulunuyor. Karaman, Niğde, Aksaray ve Nevşehir de büyük fay sistemlerine uzak kalan bölgeleriyle öne çıkıyor.
Ancak Konya'nın batı kesimleri Batı Anadolu'daki aktif fay sistemlerinden etkilenebiliyor. Bu nedenle kentin bütün ilçelerinde aynı deprem tehlikesi düzeyinden söz edilemiyor.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ise Mardin ve Şanlıurfa'nın bazı kesimleri, Doğu Anadolu Fay Zonu'na daha uzak konumlarıyla dikkat çekiyor. Özellikle Mardin'in kent merkezi ile güney ilçeleri ve Şanlıurfa'nın kuzeybatısı dışındaki geniş alanlarda görece düşük sismik tehlike değerleri görülüyor.
Trakya'da da Kırklareli'nin kuzeybatısı ve Edirne'nin batı kesimleri daha düşük deprem tehlikesine sahip bölgeler arasında bulunuyor.
KONYA, KARAMAN VE AKSARAY'DA DEPREM RİSKİ AZ MI?
İç Anadolu Bölgesi'ndeki Konya, Karaman ve Aksaray'ın belirli alanları, Türkiye'nin büyük fay sistemlerine uzaklıkları nedeniyle düşük deprem tehlikesiyle öne çıkıyor.
Özellikle Konya Ovası'nın iç kesimlerinde sismik hareketlilik, Batı Anadolu ve Kuzey Anadolu fay sistemlerinin geçtiği bölgelere göre daha sınırlı kalıyor.
Bununla birlikte Konya ve çevresinde aktif faylar da bulunuyor. Kentin batı kesimlerinde fay hatlarının varlığı nedeniyle deprem tehlikesi il genelinde aynı düzeyde değil.
Karaman ve Aksaray için de benzer bir durum söz konusu. Bu illerde bazı bölgeler düşük deprem tehlikesine sahip olsa da yerel zemin özellikleri ve yakın çevredeki faylar dikkate alınmadan bütün yerleşim alanlarını güvenli olarak değerlendirmek mümkün değil.
MARDİN VE ŞANLIURFA DEPREM BÖLGESİ Mİ?
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Mardin ve Şanlıurfa'nın bazı kesimleri, Türkiye'nin deprem tehlikesi daha düşük alanları arasında gösteriliyor.
Mardin'in özellikle merkez ve güney ilçeleri, ana fay sistemlerine uzak konumlarıyla dikkat çekiyor. Şanlıurfa'nın da kuzeybatı kesimleri dışında kalan geniş bölümünde sismik tehlike daha düşük seviyelerde bulunuyor.
Ancak her iki il de çevre bölgelerde meydana gelen depremlerden etkilenebiliyor. Bir şehirden doğrudan büyük bir fay hattı geçmemesi, çevresindeki depremlerin o kentte hissedilmeyeceği anlamına gelmiyor.
Bu nedenle Mardin ve Şanlıurfa'da da bina güvenliği, zemin araştırmaları ve deprem yönetmeliğine uygun yapılaşma önem taşıyor.
EDİRNE VE KIRKLARELİ'NDE DEPREM RİSKİ VAR MI?
Marmara Bölgesi'nde deprem tehlikesinin daha düşük olduğu alanlar arasında Edirne'nin batısı ile Kırklareli'nin kuzeybatısı bulunuyor.
Bu bölgeler, Kuzey Anadolu Fay Sistemi'nin Marmara Denizi'nden geçen aktif kollarına daha uzak konumlarıyla öne çıkıyor.
Ancak Trakya'nın bütün kesimlerinde deprem tehlikesi aynı değil. Özellikle Marmara Denizi'ne yaklaşıldıkça aktif fay sistemlerinin etkisi değişebiliyor.
Edirne ve Kırklareli'nin belirli bölgelerinde deprem tehlikesi daha düşük olsa da olası sarsıntılara karşı dayanıklı yapılaşma ve afet hazırlıkları önemini koruyor.
DÜNYADA DEPREM RİSKİ EN AZ OLAN ÜLKELER HANGİLERİ?
Dünya genelinde deprem tehlikesinin daha düşük olduğu bölgeler çoğunlukla tektonik levhaların iç kesimlerinde bulunuyor. Büyük levha sınırlarından uzak konumlanan bu alanlarda sismik hareketlilik daha sınırlı olabiliyor.
Kuzey Avrupa'da İsveç, Norveç ve Finlandiya'nın geniş kesimleri, eski ve dayanıklı anakaya yapılarıyla öne çıkıyor. İrlanda, Almanya, Polonya ile Baltık ülkeleri Estonya, Letonya ve Litvanya'nın bazı bölgelerinde de sismik tehlike düşük seviyelerde bulunuyor.
Kuzey Amerika'da Kanada'nın geniş iç kesimleri, Asya'da Sibirya, Güney Amerika'da Brezilya Kalkanı ve Avustralya'nın önemli bölümü de büyük levha sınırlarından uzak alanlar arasında yer alıyor.
Afrika'da ise Çad, Nijer, Burkina Faso ve Fildişi Sahili'nin belirli bölgeleri görece düşük sismik hareketlilikleriyle dikkat çekiyor.
Bununla birlikte dünya üzerinde hiçbir ülke veya bölge için deprem yaşanmayacağı garantisi bulunmuyor.
AFAD TÜRKİYE DEPREM RİSK HARİTASI NASIL SORGULANIR?
AFAD'ın Türkiye Deprem Tehlike Haritası, vatandaşların yaşadıkları bölgedeki deprem tehlikesine ilişkin bilgi edinmelerini sağlıyor.
18 Mart 2018 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan ve 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren harita, eski sistemdeki birinci, ikinci ve üçüncü derece deprem bölgesi sınıflandırması yerine yer ivmesi değerlerini esas alıyor.
Vatandaşlar, AFAD'ın interaktif harita uygulamasından adres veya koordinat üzerinden bulundukları bölgenin deprem tehlikesini inceleyebiliyor.
Ancak AFAD, Türkiye Deprem Tehlike Haritası'nın doğrudan bir deprem risk haritası olmadığını vurguluyor. Gerçek riskin belirlenmesinde yerel zemin koşulları, yapıların dayanıklılığı, nüfus yoğunluğu ve olası hasar düzeyinin de değerlendirilmesi gerekiyor.





