Ege’de yazın hareketli günleri yavaş yavaş geride kalıyor. Eylül ayıyla birlikte hava daha yumuşak bir hale gelirken deniz, yaz boyunca topladığı sıcaklığı koruyor. Sahillerdeki yoğunluğun azalması da bölgeyi gezmek isteyenlere daha sakin bir ortam bırakıyor.

Bu dönemde yalnızca deniz tatili düşünmek gerekmiyor. Tarihi sokaklar, bağlar, zeytinlikler ve dağ yolları da eylül gezilerinin önemli parçaları arasında yer alıyor. İşte Ege’de sonbaharın ilk günlerinde değerlendirilecek 7 rota.

Birgi Köyü (2)

Birgi’de geçmişin izleri arasında yürüyün

Ödemiş’e bağlı Birgi, denizden uzaklaşıp Ege’nin tarihî tarafını görmek isteyenlerin rotasında yer alıyor. Ahşap detaylı geleneksel evleri, dar sokakları ve eski çeşmeleriyle yerleşim sakin bir gezi sunuyor.

Çakırağa Konağı ve Ulu Cami görülmesi gereken başlıca duraklar arasında. Küçük dükkânlardan yöresel ürünlere bakmak, gölgeli bir avluda çay molası vermek de gezinin temposunu belirliyor.

Vakit ayıranlar rotayı Bozdağ veya Gölcük yönüne uzatır. Dağ havasının serinlediği eylül günleri kısa yürüyüşler için de uygun.

İzmir’de Tatilin Cep Yakmayan Adresi Foça’nın Ücretsiz Koylarına Ilgi Artıyor (5)

Foça’da sahiller sakinleşiyor

Eylül, Foça’nın yaz kalabalığından sıyrıldığı dönemlerden biri. Deniz hâlâ sıcaklığını korurken taş evlerin arasındaki sokaklarda daha rahat yürümek mümkün.

Eski Foça’da Beşkapılar Kalesi çevresinden başlayan yürüyüş sahile kadar uzatılır. Balıkçı tekneleri, küçük meydanlar ve denize açılan sokaklar rotaya eşlik eder.

Günü uzatmak isteyenler Eski Foça ile Yeni Foça arasındaki sahil yolunu tercih eder. Akşam saatlerinde hava serinlediği için ince bir hırka çantada bulunmalı.

Cunda Ayvalik Kaz Daglari

Ayvalık ve Cunda’da uzun bir mola verin

Eylül ayında kuzeye çıkmak isteyenlerin adreslerinden biri de Ayvalık ve Cunda. Tarihî taş binalar, zeytinyağlı yemekler ve sahil boyunca uzanan mekânlar bölgeyi kısa bir kaçamak için uygun hale getiriyor.

Ayvalık sokaklarında yürüdükten sonra Cunda’ya geçilir. Hava uygunsa Patriça koylarında deniz molası verilir. Gün batımı için ise Şeytan Sofrası çevresi tercih edilir.

Akyaka1

Akyaka’da doğa ve deniz aynı rotada

Muğla tarafına inenlerin Akyaka’yı rotaya eklemesi için eylül iyi bir zaman. Gökova Körfezi kıyısındaki yerleşim, kendine özgü evleri ve sakin atmosferiyle dikkat çekiyor.

Sabah saatlerinde Azmak Nehri kıyısında yürüyüş yapılır. Ardından kısa bir tekne gezisi veya çevredeki koylara doğru bir rota hazırlanır. Akyaka çevresinden geçen Karia Yolu’nun uygun bölümleri de yürüyüş için değerlendirilir.

Uzun parkurlara çıkmadan önce hava durumu kontrol edilmeli ve yeterli su alınmalı.

Datca Karantina Mavi Dil Hastaligi

Datça’da sonbahara denizle merhaba deyin

Ege’nin güneyine kadar inmeyi planlayanlar için Datça güçlü bir alternatif. Palamutbükü, Ovabükü ve Hayıtbükü eylülde yaz aylarına göre daha sakin olur. Deniz ise berraklığını korur.

Eski Datça’nın taş evleri ve begonvillerle çevrili sokakları gezinin başka bir bölümünü oluşturur. Badem ve yöresel bal ürünleri de dönüş öncesi alınabilecekler arasında.

Rotanın son durağı Knidos Antik Kenti olur. Ege ile Akdeniz’in birleştiği noktadaki manzara özellikle gün batımında etkileyici bir görüntü ortaya çıkar. Datça yolunun virajlı olması nedeniyle dönüş saatini önceden belirlemek gerekir.

Urla Bağları

Urla’da bağ bozumu zamanı

İzmir’in Urla ilçesi, eylül ayında hareketlenen rotaların başında geliyor. Yaz aylarında kalabalıklaşan ilçe, sonbaharla beraber daha sakin bir görünüme kavuşuyor.

Gezinin ilk durağı Urla Sanat Sokağı olabilir. Eski evlerin arasındaki atölyeler, küçük dükkânlar ve kahve mekânları kısa bir yürüyüş için uygun. Ardından Urla Bağ Yolu üzerindeki üreticiler ziyaret edilir. Bağ bozumu döneminin hareketliliği de bu geziye ayrı bir hava katar.

Günün sonunda İskele tarafında deniz ürünleri ve Ege mutfağından seçeneklerle mola verilir.

Altınkum’un nadide çiçekleri için alarm zilleri çalıyor
Altınkum’un nadide çiçekleri için alarm zilleri çalıyor
İçeriği Görüntüle

Akhisarda Baskan Kayseriliden Umut Veren Projeler1

Akhisar’da tarih zeytinle buluşuyor

Ege gezisini kıyıyla sınırlamak istemeyenler için Akhisar farklı bir seçenek sunuyor. İlçenin geçmişini görmek isteyenler rotaya Thyateira Antik Kenti’nden başlar. Ardından Akhisar Müzesi ve eski çarşı çevresine geçilir.

Akhisar denildiğinde zeytin kültürünü de unutmamak gerekir. Yerel üreticilerin ürünleri arasında zeytin ve zeytinyağı öne çıkar. Geziye Akhisar köftesi de eklenince kısa bir tarih ve lezzet turu ortaya çıkar.

Eylül ayında Ege gezisinin en önemli tarafı acele etmemek. Bir günde onlarca noktayı görmek yerine birkaç durağa zaman ayırmak daha keyifli bir gezi sunar. Rahat bir ayakkabı ve ince bir üstlük ise bu rotalarda çantada bulunması gerekenlerin başında gelir.

Kaynak: Haber Merkezi