Son Mühür / Atakan Başpehlivan Milli güvenlik alanında yaptığı çalışmalarla İzmir'de ve Türkiye'de adından söz ettiren emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, Altay tankının son durumu ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

Yankı Bağcıoğlu: Gecikme varsa gerekçeleri nelerdir?

Altay tankının gecikme süreçleri ve sonrasında yaşananlar ile alakalı ilgili kurumlara sorular yönelten emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, "Dünyada çok az devletin başarabildiği, çok uluslu ortaklıkların dahi ciddi güçlüklerle karşılaştığı, bazılarının ise başarısız olduğu yeni nesil savaş uçağı geliştirme alanında KAAN, Türkiye’nin gurur verici bir başarısıdır. Yeni prototipinin uçuşa hazırlanması da önemli bir aşamadır. Ancak böylesine ileri teknolojiye sahip bir savaş uçağı geliştirirken, çok uzun süredir millî ana muharebe tankımızın taahhütlere rağmen seri teslimatlarını sağlayamamamız üzücü ve sorgulanması gereken bir durumdur. ALTAY üretim tesisi 28 Ekim 2025’te açıldı. O dönemde üretim hattındaki 12 tank gövdesi haberleştirildi. Aradan yaklaşık bir yıl geçti. 2026’da teslimi taahhüt edilen 11 tanktan kaçı TSK’ya teslim edildi? Kalanlar ne zaman teslim edilecek? Gecikme varsa gerekçeleri nelerdir?" dedi.

"Kamuoyu şeffaf bir biçimde bilgilendirilmeli"

Son olarak, konuyla ilgili değerlendirmelerini sürdüren Bağcıoğlu, "ALTAY ve en az onun kadar kritik 20 yıllık TF-2000 projelerinde gecikmeler ve öngörü eksikliği sorgulanmalıdır. Hatalar önceki yönetimlere ait olabilir; ancak kurumsal süreklilik ve hesap verebilirlik esastır. Her alanda olduğu gibi savunma sanayiinde de başarının temeli; etkin kurumsal yönetim, adil ve denetlenebilir proje yönetimi ile liyakate dayalı personel sistemidir. Bu ilkeler; gerçekçi hedefler, taahhütlere bağlılık, kamuoyunun şeffaf biçimde bilgilendirilmesi, hatalardan ders çıkarılması, kurumsal özeleştiri ve düzeltici tedbirlerle tamamlanmalıdır. Aksi takdirde kurumlarımızın güvenilirliği ve savunma sanayiimize duyulan güven zedelenir" diyerek, sözlerini noktaladı.

Muhabir: Atakan Başpehlivan