Hakan Kandemir / Son Mühür - Avrupa’da son dönemde peş peşe gündeme gelen acil durum hazırlıkları dikkat çekiyor. İngiltere hükümeti, 22 Ekim 2026’da başlattığı yeni kampanyayla vatandaşlarına en az üç gün boyunca temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde hazırlık yapmaları çağrısında bulundu. İngiliz hükümetinin resmî internet sitesinde yayımlanan açıklamada, aşırı hava olayları, elektrik kesintileri, su teminindeki aksaklıklar ve iletişim altyapısında yaşanabilecek sorunlara karşı hanelerin hazırlıklı olması istendi.

Ancak bu çağrı yalnızca İngiltere’yle sınırlı değil. Avrupa Birliği de Mart 2025’te açıkladığı kapsamlı hazırlık stratejisinde, vatandaşların kriz durumlarında en az 72 saat kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olmasını hedef olarak belirledi.

İngiltere’den yeni kampanya: Üç gün hazırlıklı olun

İngiltere Kabine Ofisi tarafından başlatılan “Be Ready” (Hazır Ol) kampanyası, üç yıl boyunca sürdürülecek bir hazırlık programının ilk aşamasını oluşturuyor. Hükümetin yayımladığı rehberde vatandaşlara evlerinde bozulmayan gıdalar, şişelenmiş içme suyu, el feneri, pilli radyo, taşınabilir şarj cihazı ve temel sağlık malzemeleri bulundurmaları tavsiye ediliyor.

Hazırlık listesindeki dikkat çekici ayrıntılardan biri de nakit para önerisi. Elektronik ödeme sistemleri veya ATM’lerin devre dışı kalabileceği senaryolara karşı, temel ihtiyaçları karşılayabilecek miktarda nakit bulundurulması isteniyor. Hükümet, hazırlıkların bir anda büyük harcamalar yapılarak değil, alışveriş sırasında eksik malzemelerin kademeli olarak tamamlanmasıyla gerçekleştirilebileceğini belirtiyor.

Avrupa Birliği’nin planı daha kapsamlı

Avrupa Komisyonu’nun 26 Mart 2025’te açıkladığı Hazırlık Birliği Stratejisi, yalnızca doğal afetleri kapsamıyor. Komisyonun resmî belgelerinde Avrupa’nın karşı karşıya bulunduğu riskler arasında jeopolitik gerilimler, silahlı çatışmalar, siber saldırılar, bilgi manipülasyonu, iklim değişikliği ve doğal afetler sıralanıyor.

Toplam 30 temel eylem içeren stratejide, vatandaşların 72 saatlik hazırlığının yanı sıra hastanelerin, okulların, ulaşım sistemlerinin ve telekomünikasyon altyapısının krizlere dayanıklılığının artırılması da öngörülüyor. Avrupa Birliği ayrıca kritik malzemelerin stoklanması, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve sivil-askerî koordinasyonun güçlendirilmesi üzerinde çalışıyor.

Bu yaklaşım, kriz hazırlığının yalnızca bireylerin evlerinde yiyecek bulundurmasından ibaret olmadığını gösteriyor.

Neden özellikle 72 saat?

Üç günlük hazırlık önerisinin temelinde, büyük bir afet veya altyapı kesintisinin ardından yardım ekiplerinin öncelikle en ağır durumdaki kişilere ulaşmak zorunda kalabileceği gerçeği bulunuyor. İngiliz hükümeti, vatandaşların ilk üç gün kendi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesinin acil yardım ekiplerinin üzerindeki baskıyı azaltacağını belirtiyor.

İngiliz Kızılhaçı da 30 Ekim’de yayımladığı değerlendirmede, elektrik, su, ulaşım ve iletişim hizmetlerinin birkaç gün aksayabileceğine dikkat çekti. Kuruma göre 72 saatlik hazırlık, yaklaşan bir felaketin habercisi değil; beklenmedik bir olay karşısında insanların günlük yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlayan önleyici bir tedbir.

Savaş ve siber saldırı ihtimali de hesaba katılıyor

Avrupa’nın hazırlık stratejisinde dikkat çeken bir başka başlık, tehditlerin yalnızca doğal afetlerle sınırlı tutulmaması. Rusya-Ukrayna savaşının ardından Avrupa’nın enerji, ulaşım ve iletişim altyapısının güvenliği daha fazla önem kazanırken, siber saldırılar da kritik hizmetleri kesintiye uğratabilecek riskler arasında değerlendiriliyor.

Avrupa Komisyonu’nun Temmuz 2025’te yayımladığı stoklama stratejisinde, salgın döneminde tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ile Ukrayna savaşının enerji ve gıda güvenliği üzerindeki etkileri özellikle hatırlatılıyor. Stratejide, kritik malzemelerin temin edilmesi ve kriz dönemlerinde tedarik zincirlerinin işler durumda tutulması için kamu kurumlarıyla özel sektör arasında daha güçlü iş birliği kurulması öngörülüyor.

Güneş’teki dev plazma püskürmesiyle bağlantısı var mı?

Avrupa’daki hazırlık çağrıları, 29 Ekim’de Güneş’te meydana gelen ve yaklaşık 500 bin kilometre uzunluğunda olduğu bildirilen dev plazma püskürmesinin ardından farklı bir tartışmayı da gündeme getiriyor. Güçlü Güneş fırtınaları, Dünya’nın manyetik alanını etkileyerek elektrik şebekelerinde, uydu haberleşmesinde ve GPS sistemlerinde aksamalara neden olabiliyor.

Ancak Avrupa Birliği’nin 72 saatlik hazırlık stratejisi Mart 2025’te, İngiltere’nin yeni kampanyası ise 22 Ekim 2026’da açıklandı. Her iki tarih de son Güneş püskürmesinden önceye denk geliyor. Dolayısıyla hükümetlerin bu çağrıları söz konusu Güneş olayı nedeniyle yaptığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin 29 Ekim tarihli tahmininde de 31 Ekim için yalnızca G1 düzeyinde, yani küçük ölçekli bir jeomanyetik fırtına beklentisi yer aldı. Bu beklenti, 29 Ekim’deki dev plazma püskürmesine değil, Güneş’teki koronal delikten kaynaklanan yüksek hızlı parçacık akışına bağlandı.

Evlerde neler bulundurulması isteniyor?

İngiltere hükümetinin güncel rehberinde kişi başına günlük üç litre içme suyu öneriliyor. Bu miktar üç gün için kişi başına dokuz litreye karşılık geliyor. Yemek hazırlama ve temizlik gibi ihtiyaçlar için ise ilave su gerekebileceği belirtiliyor. Üç günlük hazırlık kapsamında ayrıca pişirme gerektirmeyen dayanıklı gıdalar, düzenli kullanılan ilaçlar, ilk yardım malzemeleri, hijyen ürünleri, yedek piller, pilli radyo, el feneri ve taşınabilir şarj cihazları öneriliyor.

Hükümet, önemli telefon numaralarının ve belgelerin kâğıt üzerinde de saklanmasını tavsiye ediyor.

Türkiye için de önemli bir uyarı

Avrupa’daki hazırlık yaklaşımı, deprem riski yüksek olan Türkiye açısından da önem taşıyor. Büyük bir deprem sonrasında elektrik, su, iletişim ve ulaşım altyapısında meydana gelebilecek kesintiler, özellikle ilk günlerde temel ihtiyaçlara erişimi zorlaştırabiliyor.

Bu nedenle evlerde acil durum malzemelerinin bulundurulması, aile bireylerinin buluşma noktalarını bilmesi ve resmî afet uyarılarının takip edilmesi önem taşıyor. Bununla birlikte Avrupa’daki 72 saatlik hazırlık tavsiyesi, Türkiye için yeni bir afet uyarısı veya yakın zamanda büyük bir felaket yaşanacağına ilişkin bilimsel bir öngörü anlamına gelmiyor.

Avrupa hükümetlerinin verdiği mesaj açık: Krizin ne zaman geleceğini bilmek mümkün olmayabilir, ancak ilk üç güne hazırlıklı olmak mümkün.

Muhabir: Hakan Kandemir