Fransa’da lise öğrencilerinin eğitim koşullarına yönelik tepkileriyle başlayan protestolar, kısa sürede ülke geneline yayıldı. Eylemler, zamanla hayat pahalılığı, ücretler, emekli aylıkları, kamu hizmetleri ve hükümetin bütçe politikalarına yönelik itirazları da kapsadı.
Eylül ayının sonlarından itibaren düzenlenen gösterilerde öğrenciler; öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar, barınma sorunları, yetersiz eğitim kaynakları ve bakımsız okul binalarına dikkat çekti. Öğretmenler, sendikalar, veliler ve üniversite öğrencilerinin de destek verdiği eylemler Paris çevresinden Marsilya, Lyon, Lille, Nantes, Montpellier, Bordeaux, Toulouse ve Rennes gibi kentlere yayıldı.

6 Ekim’de ülke genelinde yaklaşık 250 bin kişinin katıldığı gösterilerde, 13 Ekim’de Fransa İçişleri Bakanlığı 161 bin 500 kişilik katılım bildirirken sendikalar bu sayıyı 480 bin olarak açıkladı. 17 Ekim’deki gösterilere ise 550 bin ila 800 bin kişinin katıldığı belirtildi. Bazı kentlerde polisle protestocular arasında çatışmalar yaşanırken yaklaşık 400 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.
Macron’dan protestoculara sert mesaj
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, protestolar sırasında yaşanan şiddet ve yağma olaylarına ilişkin, "Sokakları yakıp yıkanlar hesap verecek. Sokakları yağmalayanlar zararı ödeyecek." açıklamasında bulundu.
Arnavutluk’ta hükümet karşıtı gösteriler
Arnavutluk’un başkenti Tiran’da yoğunlaşan hükümet karşıtı protestolar, 18 Ekim itibarıyla altıncı gününe girdi. Öğrencilerin öncülük ettiği gösterilerde yolsuzluk iddiaları, işsizlik ve eğitim sistemindeki sorunlar öne çıktı. Başbakan Edi Rama’nın istifasını isteyen protestocular hükümet binalarının önünde toplandı.
Bazı eylemlerde kamu binaları ve bankalar hedef alınırken iş yerlerinin camları kırıldı. Güvenlik güçleri göstericilere göz yaşartıcı gaz, tazyikli su ve plastik mermiyle müdahale etti. Polis, olaylarla bağlantılı olarak 388 kişi hakkında suçlamada bulunulduğunu bildirdi.
Ülkedeki gerilimin arka planında, kıyı bölgelerinde planlanan lüks yapılaşma projelerine yönelik tartışmalar da bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı lüks gayrimenkul projesi de protesto ortamını etkileyen başlıklardan biri oldu.
Rama, 18 Ekim’de yaptığı açıklamada istifa çağrılarını reddederek gösterilerin hükümetinden çok Arnavutluk’un Avrupa Birliği’ne üyelik hedefini tehdit ettiğini savundu. Arnavutluk, 2030 yılına kadar AB üyeliğini hedefliyor.

Belçika’da eğitim reformları ve kemer sıkma tepkisi
Belçika’da öğrenciler, öğretmenler, sendika temsilcileri ve farklı toplumsal gruplar eğitim reformlarını, kemer sıkma politikalarını, kamu hizmetlerini ve polis müdahalelerini protesto etti.
Brüksel’de yaklaşık 100 öğrenci ve yetişkin Merkez İstasyonu yakınlarında toplandıktan sonra Midi İstasyonu çevresine yöneldi. Bazı göstericilerin bariyerler kurması ve polise çeşitli cisimler atmasının ardından güvenlik güçleri göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı.
Liège kentinde yaklaşık 250 kişinin katıldığı yürüyüşte eğitim finansmanı, öğrenim ücretleri, toplu taşıma giderleri, çalışma koşulları ve toplumsal eşitsizlik gündeme geldi. İşçiler ve velilerin de destek verdiği eylemlerde, artan eğitim ve yaşam maliyetlerinin öğrencileri çalışmaya zorladığı ve eğitimlerini sürdürmelerini güçleştirdiği savunuldu.

İtalya’da öğrenciler hükümetin eğitim politikalarını protesto etti
İtalya’da öğrenciler, 16 Ekim’de Milano, Roma ve Torino başta olmak üzere birçok kentte “No Meloni Day” adıyla gösteriler düzenledi. Başbakan Giorgia Meloni hükümetinin eğitim politikaları, kamu okullarına ayrılan kaynaklar, hayat pahalılığı ve askerî harcamalar protestoların başlıca gündem maddeleri oldu.
Milano’da öğrenciler kamu okullarına daha fazla kaynak ayrılmasını talep ederken yabancı kökenli öğrencilerin sınıflardaki oranını yüzde 30 ile sınırlandırdığı belirtilen düzenlemenin geri çekilmesini istedi.
Torino’da ise bazı okullardaki işgaller sırasında binaların zarar gördüğü, camların kırıldığı ve yangın söndürücülerin kullanıldığı bildirildi. Olaylarda bir öğretmen, bir okul çalışanı ve bir jandarma görevlisinin yaralandığı, bir gencin de kolluk kuvvetlerine direnme şüphesiyle gözaltına alındığı aktarıldı.
Torino Belediye Başkanı Stefano Lo Russo, öğrencilerin gösteri yapma hakkının korunması gerektiğini belirtirken kamu mallarına zarar verilmesini kabul edilemez olarak değerlendirdi. Eğitim Bakanı Giuseppe Valditara ise oluşan hasar nedeniyle sorumlulardan tazminat talep edileceğini açıkladı.

Portekiz’de konut krizi ve düşük ücretler gündemde
Portekiz’de Lizbon, Porto ve Coimbra başta olmak üzere çeşitli kentlerde hayat pahalılığına, artan kiralara ve konut krizine karşı gösteriler düzenlendi. Diğer ülkelerdeki öğrenci ağırlıklı eylemlerden farklı olarak Portekiz’deki protestoların önemli bölümü sendikalar ve barınma hakkı savunucuları tarafından organize edildi.
Ülkenin en büyük sendikal konfederasyonu CGTP’nin çağrısıyla Lizbon’da düzenlenen yürüyüşe on binlerce kişinin katıldığı bildirildi. Sendika, ücretlerin artırılmasını, emekli aylıklarının iyileştirilmesini ve kamu hizmetlerinin korunmasını talep etti.
Göstericiler, konut fiyatları ve kiralardaki artışın yanı sıra ücretlerin yaşam maliyetlerinin gerisinde kalmasına tepki gösterdi. Akaryakıt ve temel ihtiyaç giderleri de protestolarda öne çıkan konular arasında yer aldı.
Porto’da ise konut krizine dikkat çekmek amacıyla kurulan çadır kampının hafta başında polis tarafından kaldırılmasının ardından barınma hakkı savunucularının eylemleri gündemdeki yerini korudu.





