Amerika Birleşik Devletleri hükümeti, İran ile yaşanan doğrudan askeri çatışmaların ve karşılıklı misilleme saldırılarının gölgesinde, başta Orta Doğu olmak üzere dünya genelindeki vatandaşları için güvenlik seviyesini en üst düzeye çıkardı. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan resmi bildiride, mevcut gerilimin diplomatik temsilcilikleri ve sivil hareketliliği doğrudan tehdit ettiği vurgulandı. Özellikle hava sahalarının ani kararlarla kapatılabileceği ve bu durumun uluslararası seyahatlerde ciddi aksamalara yol açabileceği belirtilerek, yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının her an tetikte olmaları gerektiği ifade edildi.
Diplomatik temsilcilikler hedef hattında
Bakanlık tarafından yapılan kapsamlı açıklamada, dünya genelindeki ABD büyükelçilikleri ve konsolosluklarının halihazırda çeşitli saldırıların hedefi haline geldiğine dikkat çekildi. İran bağlantılı grupların, sadece bölge genelinde değil, küresel ölçekte Amerikalılarla ilişkilendirilen noktaları hedef alabileceği uyarısı yapıldı. Bu riskli süreçte, gurbette yaşayan veya seyahat eden vatandaşların, bulundukları yerdeki en yakın ABD diplomatik misyonları tarafından paylaşılan güncel güvenlik duyurularını ve yerel talimatları anlık olarak takip etmeleri tavsiye edildi. Orta Doğu'da ikamet edenlerin ise "maksimum dikkat" prensibiyle hareket etmeleri gerektiği altı çizilen noktalar arasında yer aldı.
28 Şubat saldırıları ve bölgesel misillemeler
Orta Doğu’yu ateş çemberine çeviren süreç, 28 Şubat tarihinde Washington ve Tahran yönetimleri arasında kritik müzakereler devam ederken, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik başlattığı askeri harekatla tetiklendi. Bu beklenmedik hamleye karşı İran, stratejik bir karşı taarruz başlatarak sadece İsrail’i değil, ABD askeri varlığının yoğun olduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi körfez ülkelerindeki hedefleri de vurdu. Karşılıklı saldırılar sonucunda bölge ülkeleri arasındaki askeri dengeler sarsılırken, çatışmaların yayılma hızı uluslararası kamuoyunda derin bir endişe yarattı.
Hamaney suikastı ve siyasi sarsıntı
Gerçekleştirilen operasyonların en çarpıcı sonucu ise İran’ın en üst düzey siyasi ve dini otoritesi olan Ali Hamaney’in yaşamını yitirmesi oldu. ABD-İsrail ortak operasyonlarında Hamaney’in yanı sıra İran devlet kademesinde kritik roller üstlenen çok sayıda üst düzey yetkilinin de etkisiz hale getirildiği bildirildi. Bu gelişme, İran’ın yönetim mekanizmasında büyük bir boşluk yaratırken, Tahran’ın bu kayıplara karşı dünya genelinde daha sert ve asimetrik yanıtlar verme ihtimali, ABD’nin "küresel alarm" durumuna geçmesindeki en büyük etken olarak görülüyor.