SON MÜHÜR/Cumhur Erkek-Aralarında fiziki temas veya doğrudan yaralama yaşanmamış olsa dahi, bir eşin diğerinin üzerine yürümesi Yargıtay tarafından evlilik birliğini temelinden sarsan 'ağır kusur' olarak kabul edildi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eylemli bir darp bulunmasa bile şiddet göstermek amacıyla yapılan bu tür gözdağı ve baskı hareketlerinin; ortak yaşamın gerektirdiği huzur, güven ve psikolojik bütünlüğü tamamen yok ettiğine hükmetti.
Olayın Geçmişi ve Yerel Mahkeme Süreci
Dava konusu olayda, taraflar karşılıklı boşanma davası açtı. Yerel mahkemede görülen duruşmalarda, koca tarafından eşe yönelik fiili bir darp veya yaralama eyleminin gerçekleşmediği tespit edildi. Yerel mahkeme, fiziksel bir darp olayı yaşanmadığı gerekçesiyle bu durumu koca aleyhine doğrudan 'fiziksel şiddet' olarak değerlendirmedi ve kusur oranlarını buna göre belirleyerek karar verdi. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya, boşanma ve aile hukuku davalarında yüksek mahkeme niteliğindeki Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi.
Yargıtay Kararı: 'Korku ve Tehdit Oluşturan Eylem Ağır Kusurdur'
Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozarak emsal niteliğinde bir hukuk değerlendirmesine imza attı. Yüksek Mahkeme, ilamında şu hususların altını çizdi:
Şiddete Yeltenmek Yeterlidir: Bir eşin, fiziksel şiddet uygulamak veya zarar vermek kastıyla diğer eşin üzerine yürümesi; fiili bir vurma veya yaralama ile sonuçlanmasa dahi tek başına bir şiddet tehdididir.
Huzur ve Güvenlik Ortamı Yok Olmuştur: Eşin üzerine yürünmesi, karşı tarafta ciddi bir korku, endişe ve baskı yaratır. Bu durum, ortak yaşamda bulunması gereken güven ve huzur ortamını tamamen ortadan kaldırır.
Ağır Kusur Sayılır: Fiziksel temas gerçekleşmese bile şiddet gösterme eğilimi ve tehdidi içeren bu davranış, evlilik birliğini temelinden sarsan (TMK m. 166/1) ağır bir kusur hareketidir.
Hukuki Boyut ve Emsal Niteliği
Bu karar, Aile Hukuku uygulamasında 'şiddet' kavramının sadece darp, yaralama veya fiili temasla sınırlı olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi. Yargıtay içtihadına göre:
Psikolojik ve Tehdit Boyutu: Şiddete niyetlenmek, eşin üzerine yürümek veya fiziksel gözdağı vermek psikolojik şiddet ve tehdit kapsamında değerlendirilir.
Tazminat ve Kusur Oranına Etkisi: Bu tür eylemleri gerçekleştiren eş "ağır kusurlu" sayıldığı için, boşanma davasında karşı taraf lehine maddi ve manevi tazminat hükmedilmesinin önü açılır.
İspat Durumu: Tanık beyanları veya diğer delillerle eşin üzerine yüründüğünün ispatlanması halinde, darp raporu bulunmasa dahi mahkemeler bu durumu boşanma sebebi ve ağır kusur olarak kabul etmek zorundadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, aile içi huzurun korunmasında sadece sonuca (fiili darp) değil, eylemin niteliğine ve yarattığı korku atmosferine de bakılması gerektiğini vurgulamıştır. 'Vurmadım, sadece üzerine yürüdüm' savunması, Türk Aile Hukukunda artık geçerli bir gerekçe teşkil etmemektedir.




