Son Mühür / Yağmur Daştan - İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlattığı direniş sürüyor. Meslek Fabrikası binasına, hafta başında şafak operasyonu düzenlenmiş ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce tahliye işlemi başlatılmıştı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, alanda nöbete başlamıştı.
Gündem Masası'nda bu hafta İzmir Meslek Fabrikası'nda yaşananlar konuşuldu. Usta kalem Hasan Çölmekçi yaşananları 'Gezi' kalkışmasına benzetti ve belediyeyi algı yapmakla eleştirdi.
Hasan Çölmekçi'nin yorumları şu şekilde:
''Tapu bir kere daha önce geçti Vakıflar Müdürlüğü’ne. Tapu olayı bitmiş. Bu gerçekleşenler tahliye davası. İlk önce vuları birbirine karıştırmayalım. Yani, Vakıflar burada malına sahip çıkıyor. Belediyeninde böyle yapması lazım. Eğer bir yerlerde malı ve kiracısı varsa…
Örneğin mesela, bit pazarının olduğu yerlerde dükkanları var belediyenin kiralamış. İsterse buralarla sözleşme yapmaz, kiracıyı çıkarır başka bir şey yapar. Dükkanları birleştirebilir mesela. Mimar Kemalettin’de var böyle dükkanları, bit pazarında var… Esnafa kiralıyor buraları.
Meslek Fabrikası belediyeye ait değildi zaten hiçbir zaman. Orası daha önceden Devlet Güvenlik mahkemesiydi. Sonra kamuya geçiyor kamudan da devlete geçiyor, devletten de vakıfa geçiyor. Orası devlet güvenlik mahkemesiyken zaten develet aitti. Ben o dönem adliye muhabiriydim. Hatta ben orada yargılandım. Yeni Asır’da yazı işleri müdürüyken. Terörle mücadele haberinde polislerin yüzünü sansürlemediğim için 3-4 duruşma yargılandım. Sonra beraat ettim. Yani eskiden develete karşı işlenen suçlular orada yargılanırdı. Şimdi o da kalktı, her şey normal mahkemelere alındı.''
''Algı yaparak halkı sokağa dökme eylemi var...''
''Öte yandan, burada bir kalkışma girişimi var. Nasıl bir kalkışma? Aynı, Gezi Olayları gibi orayı alevlendirip algı yaparak halkı sokağa dökme eylemi var. Zaten bunun bir kısmını başardılar. Eğer sen orayı çevreleyip boşaltmazsan, vakıflar ne yapar? İçişleri Bakanlığı’ndan yardım ister. ‘Ben buraya malıma giremiyorum, burayı tahliye edemiyorum’’ der. Ev meselesi de böyledir. Eğer sen kiracın çıkmıyorsa ne yaparsın? Gidersin karakola dilekçeyi verirsin. Polis gelir gereğini yapar.
Bunlar yasalarla belirlenmiş şeylerdir. Bunun yanında, CHP ya da büyükşehir belediyesi, İzmir’de yapamadıkları hizmetlerle halkın gözünden düştükleri için ve sürekli oy kaybettikleri için bu Meslek Fabrikası denilen yere dört elle sarıldılar. Şu anda konsolide olmuş durumdalar. Sanki mal bulmuş gibi halkı arkasına alarak bu işi başka bir yere çevirmeye çalışıyorlar. Kendi becerisizliklerini örtmeye çalışıyorlar.
Buna resmen sarılıyorlar şu an. Çünkü hizmet yok, bu şekilde üstünü kapatıyorlar. Bu akşam da miting yapacaklarmış. Bu şekilde halkı sokağa dökmeye ne gerek var. Geçen olaylar olduğunda ne oldu? Bütün trafik kilitlenişti İzmir’de. Yani bunu Gezi kalkışmasına çeviripte halkı sokağa dökmenin anlamı yok. Bunu yapınca ne geçecek eline?''
''AK Partili belediye ve valiliklere de yapıyorlar...''
''Vakıflar konusuna bir kez daha açıklık getireyim: Hani diyorlar ya ‘İzmir’de CHP’li belediyenin kullanıldığı binaya el konuluyor’ diye. Vakıflar AK Partili Konya belediyesinin binasına el koydu. Bundan kimsenin haberi var mı? Kastamonu valiliğinin binası da Vakıflara ait çıkıyor. Yani burada şimdi öyle görünüyor ya meslek Fabrikamız gasp ediliyor falan diyorlar. AK Partili belediyenin binasını alıyorlar. Daha ötesi mi var?
Şimdi bunu İzmir’de yapsaydın ne diyeceklerdi? AK Partili belediyelerinin binalarını el koyuyorlar. Kastamonu valiliği, Ankara Altındağ, daha sayayım mı? Bir sürü yere vakıflar el koyuyor. CHP, AK Parti diye bakmayalım bu işe. buradan yola çıkarak CHP bir kalkışma işine giriyor. Yapmayalım böyle. AK Partili yerelere bu yapıldığında, mesela Konya kalkışmaya mı gitti? Hukuk neyi gösteriyorsa o’dur.
Buna resmen sarılıyorlar şu an. Çünkü hizmet yok, bu şekilde üstünü kapatıyorlar. Bu akşam da miting yapacaklarmış. Bu şekilde halkı sokağa dökmeye ne gerek var. Geçen olaylar olduğunda ne oldu? Bütün trafik kilitlenişti İzmir’de. Yani bunu Gezi kalkışmasına çeviripte halkı sokağa dökmenin anlamı yok. Bunu yapınca ne geçecek eline?''
Vakıflar Meslek Fabrikası’nı ne yapacak?
''Vakıflar şu an tüm Türkiye’de malına sahip çıkıyor. AK Parti-MHP-CHP diye ayırmıyor ki… Valilik devlet malı diye de ayırmıyor… Vakıflar da bizim bir kurumumuz ayırca. Vakıfların açıklamasını okudum ben, şöyle diyorlar: ‘’Biz burayı kurs olarak veyahut bir halk evi olarak kullanıldığını sanıyorduk. Gittik baktık ve sadece giriş katı kurs olarak kullanılıyor. Diğer yerlerin hepsi ofis. Tamam kurs olarak devam etsin diyecektik ama baktık ki her yer ofis. Niye vereyim ben bu şekilde?’’
Bununla ilgili de bir anlaşmazlık var. Belki, belediye ofis olarak kullandığı yerleri boşaltsaydı, kurs devam edecekti aynı şekilde. Ama sen inat ediyorsun ‘bina benim’ diye. Değil, bina senin değil. Tapusu başkasının üzerine.''
Vakıflar Genel Müdürü'nün açıklaması
''Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu muhalif bir gazeteci olan benim de daha önceden birlikte çalıştığım ve saygı duyduğum bir ağabeyim olan Saygı Öztürk’e demeç veriyor. Ve Saygı Öztürk de her şeyi soruyor. Genel Müdür de açıklıkla her şeyi söylüyor. Sadece CHP’li belediyelerin mallarına çökme gibi gösterilen bu olayı sadece CHP ile ilgili değil herkesle ilgili olduğunu söylüyor.''