Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu, Türk Eğitim Sen tarafından yargıya taşındı. Sendika, kılavuzun sınavların hazırlanması ve değerlendirilmesine ilişkin bazı hükümlerinin öğretmenlerin iş yükünü artırdığını ve ölçme-değerlendirme süreçlerinde pedagojik esnekliği kısıtladığını savundu.
Türk Eğitim Sen’in açıklamasına göre dava, kılavuzun “Ortak Yazılı Sınav Sisteminin Uygulama Adımları” başlıklı bölümündeki (e), (f) ve (ğ) maddeleri ile “Sınavların Değerlendirilmesi” bölümünün (a) maddesini kapsıyor. Sendika, söz konusu düzenlemelerin öncelikle yürütmesinin durdurulmasını, ardından iptal edilmesini istedi.
Soru hazırlama ve değiştirme sınırına itiraz
Sendikanın itiraz ettiği düzenlemelerden biri, okul genelinde yapılan ortak sınavlarda zümre öğretmenlerinin hazırlayabileceği soru sayısının ikiyle sınırlandırılması. Kılavuzun ilgili hükümlerine göre havuzdan alınan sorulardan da en fazla ikisinin değiştirilmesine izin veriliyor.
Türk Eğitim Sen, okulların fiziki koşulları, sınıf mevcutları ve öğrencilerin öğrenme düzeyleri arasındaki farklılıkların bu düzenlemede dikkate alınmadığını ileri sürdü. Açıklamada, sayısal sınırların öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme sürecindeki pedagojik rolünü daralttığı ve ölçülülük ilkesiyle bağdaşmadığı savunuldu.
Sendika ayrıca, sisteme girilen senaryolar kaydedildikten sonra soru kaynağı ve güçlük seviyelerinde değişiklik yapılmasına izin verilmemesinin eğitim sürecindeki esnekliği ortadan kaldırdığını belirtti.
Puan girişinin öğretmenlere yük getirdiği savunuldu
Davanın bir diğer konusu ise her öğrencinin her soruya verdiği puanın sisteme ayrı ayrı işlenmesini zorunlu kılan düzenleme oldu. Türk Eğitim Sen, özellikle kalabalık sınıflarda ve çok sayıda şubede görev yapan öğretmenlerin binlerce veri girişiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti.
Sendika, bu işlemlerin ders hazırlığına ve öğrencilerin gelişimine ayrılması gereken zamanı azaltacağını savundu. Ülke genelindeki teknolojik altyapı farklılıkları ile mevsimsel erişim sorunlarının da yeterince gözetilmediğini belirten Türk Eğitim Sen, söz konusu yükümlülüğün kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmadığını ileri sürdü.
Dava kapsamında kılavuzun belirtilen hükümlerinin yürütmesinin durdurulması ve iptali talep edilirken, Danıştay’ın başvuruya ilişkin vereceği karar bekleniyor.





