'Zulüm ile abat olanın akıbeti berbat olur'

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Öztrak, ''Biz şuna inanıyoruz: Zulüm ile abat olanın akıbeti berbat olur, ve biliriz ki zalimin sonu yaklaşınca zulmü de artar, daha da azgınlaşır. Onun için Anadolu'da zalimlere, 'zulmün artsın ki zevalin de tez olsun' denir '' ifadelerini kullandı.

Siyaset 06.04.2021, 16:09 06.04.2021, 16:35 İrem Baysoy
'Zulüm ile abat olanın akıbeti berbat olur'

CHP sözcüsü Faik Öztrak, 104 amiralin imzaladığı Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile ilgili bildiriye ilişkin açıklamalarda bulundu. Öztrak, ''Biz şuna inanıyoruz: Zulüm ile abat olanın, akıbeti berbat olur. Ve biliriz ki,
Zalimin sonu yaklaşınca, zulmü de artar. Daha da azgınlaşır. Onun için Anadolu’da zalimlere, “Zulmün artsın ki, Zevalin de tez olsun” denir. Bu ülkede zulmünü sürekli artıran bir “şahsım hükümeti” var. Kadın, çocuk, genç, işçi, işsiz, esnaf, çiftçi herkes ama herkes, Bunların zulmünden payını alıyor. Yüzbinlerce ailenin hayatı karardı.'' dedi.

İşte Faik Öztrak'ın konuşmasında öne çıkanlar;

Öztrak'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları:

MART AYI ENFLASYON RAKAMLARI

Bugün MYK’da; Mutfaklarda büyüyen yangını, gençlerimizde artan işsizliği, umutsuzluğu, çaresizliği, esnaflarımızın salgında bir başına bırakılmasını, emekçilerimizin çaresizliğini, artan vaka sayılarını, felakete dönüşen salgını, yani ülkemizin gerçek gündemini ele aldık.

Bir ülke ya ilim ve adaletle, ya da zulüm ve zalimlikle yönetilir. Erdoğan Şahsım Hükümeti, zulmüyle milletimizi nefessiz bırakıyor. Milletimizin nefesini; zamlarla, işsizlikle, açlıkla, yoklukla, baskıyla kesiyor.

Bu sabah, mart ayı enflasyon rakamları açıklandı. Zulüm zam olup milletimizin üstüne yağmış.

TÜİK’in makyajlı rakamlarına göre bile, durum felaket. Mart ayında enflasyon yüzde 1,1 olmuş. Yılın ilk üç ayında gerçekleşen enflasyon ise yüzde 3,7.

Mart’ta 12 aylık enflasyon ise yüzde 16,2’ye çıkmış. Bu, 2019’dan bu yana gerçekleşen, en yüksek 12 aylık Mart enflasyonu… Ve bu enflasyonla Türkiye, dünya üzerinde en yüksek enflasyona sahip 14. Ekonomi oldu. Aynı ligde bulunduğumuz ülkeler, Nijerya, Etiyopya, Haiti. Erdoğan Şahsım Hükümetinin yarattığı tablo işte bu. Son bir yılda, benzinli otomobil yüzde 110, televizyon yüzde 89, dizel otomobil yüzde 86, bulaşık makinesi yüzde 68 zam görmüş. TL’deki değer kaybı bu ürünlerin fiyatını uçurmuş.

Mutfaktaki yangın da korkunç. Son bir yılda, yumurta yüzde 64, ayçiçek yağı yüzde 60, mısırözü yağı yüzde 55, mercimek yüzde 45, tavuk eti yüzde 44 zam görmüş. Bunlar da TÜİK ’in makyajlı rakamları. Pazardaki, marketteki yangın daha da büyük.

Hem çekirdek enflasyon, hem de üretici fiyatları da ilerleyen günler için iyi bir tablo çizmiyor. Çekirdek enflasyon göstergeleri, tüketici fiyatlarının üzerinde seyrediyor. Yine Yurtiçi Üretici Fiyatları, mart ayında yüzde 4,1 artmış. Bu mevcut seride en yüksek üretici fiyat enflasyonu. Yine Mart ayında 12 aylık üretici enflasyonu yüzde 31,2 ile tüm Mart aylarının rekorunu kırmış. Son bir ayda Türk Lirasındaki değer kaybının, daha da hızlandığını düşünürsek önümüzdeki aylar da, milletin üzerine yağacak zam yağmurunun, daha da şiddetleneceği anlaşılıyor. Ama şahsım hükümetinin zulmü, sadece zamla olmuyor. Bunlar, milletten gerçek enflasyonu saklayarak da zulmediyorlar.

Enflasyon Araştırma Grubu’nun rakamlarına göre, mart ayında enflasyon, TÜİK’in açıkladığının üç katı. Mart’ta gerçekleşen enflasyon yüzde 3,4. İlk üç ayda gerçekleşen enflasyon ise yüzde 8,4. Enflasyonu düşük göstererek, emekliye hak ettiği aylığı, memura ve işçiye hak ettiği ücreti vermemek de zulümdür. Memura 2021’in ilk altı ayında yüzde üç zam verip, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyelerinin huzur hakkına, Yüzde 33 zam yapmak da zulümdür. Bu arada memura verilen yüzde 3’lük maaş zammı, daha yılın ilk üç ayında eriyip, gitti. Peygamberimiz, “İşçinin hakkını alın teri kurumadan verin” diye emretmiş. Şahsım hükümeti makyajlı enflasyon rakamlarıyla, milyonlarca işçinin, emekçinin hakkını gasbetmekten utanmıyor. Milletimiz her şeyin farkında. Halkımızın yarısı, “Mutfaktaki enflasyon yüzde 40’ın üzerinde” diyor. Halkın cebi yalan söylemez.

Mutfaktaki yangın partili ayrımı yapmaz. Bugün CHP’lisi, AK Partilisi, İyi Partilisi, MHP’lisi, Türkiye’deki herkes “Yandım Allah!” diye bağırıyor. Önümüz mübarek Ramazan ayı… Sayın Genel Başkanımız sayesinde, 2018’in Mayıs ayından bu yana, emeklilere dini bayramlarda, biner lira bayram ikramiyesi veriliyor. Son üç yılda her şeye zam yapıldı. Ama emeklilerin bayram ikramiyelerine zam yapılmadı.

Saray beslemelerinin, TURKCELL Yönetim Kurulu’ndaki ücretlerini, Avroya endekslemeyi biliyorlar. Yandaşların geçilmeyen köprü ve otoyolu ücretlerini, dövize endekslemeyi biliyorlar. Ama iş, emeklinin ikramiyesine gelince, enflasyon kadar bile zam vermiyorlar. Biz söyleyince de havaya bakıp ıslık çalıyorlar.

EMEKLİYE BAYRAM İKRAMİYESİ

Emeklinin bayram ikramiyesi 3 yılda kuşa döndü. 10 milyon emeklinin sesine mutlaka kulak verin. Yaparlar mı? Sanmıyoruz. Çünkü onların yandaşa hizmet etmekten, emekliye hizmet etmesine sıra gelmiyor. Bugün biz 10 milyon emeklimize söz veriyoruz; iktidara gelmeden, bayram ikramiyesini size verdirdik. Ahdımız olsun size hak ettiğiniz bayram ikramiyelerini iktidara geldiğimizde yine biz vereceğiz. 

VAKA SAYILARINDAKİ ARTIŞ

Türkiye lebaleb kongrelerin de katkısıyla, onun millete verdiği cesaretle dünyada salgının yeni merkez üslerinden biri oldu. Salgının başladığı Çin bile bizim yanımızda solda sıfır kaldı. Ülkemizde günlük vaka sayıları artık 40 binin üzerine yerleşti. Bu vaka sayılarıyla dünyada 3'üncü, Avrupa'da 2'inci sıradayız. 4 Nisan 2021 itibariyle günlük vaka sayısında ABD'yi de geçtik. Yine günlük vefat sayıları da 180'ne yerleşti. Salgınla mücadelede son 3 ayı bu hükümetin sorumsuzluğu yüzünden kaybettik. 

Bunların zulmü türlü türlü. Yandaşları için Londra'ya ambulans uçak gönderenlerin, bu ülkenin sade vatandaşı için hastane yatağı bulamaması tabi ki zulümdür. Aslı Özkısırlar'a 25 gün boyunca uygun koşullarda bir hastane yatağı bulunamamış. Neden bulunamadı? Çünkü tüm hastaneler Covid yüzünden ağzına kadar doluydu ya da salgın tehlikesi vardı. Aslı günlerce sesini Sağlık Bakanı'na duyurmaya çalıştı ama duyuramadı. 

ARTAN KADIN CİNAYETLERİ

Türkiye tek bir imzayla kadına ve çocuğa yönelik şiddeti önlemeyi amaçlayan İstanbul Sözleşmesi'nden çıkarıldı. Kadın ve çocuk katillerinin sırtı 3-5 oy uğruna Erdoğan tarafından sıvazlandı. Ama sonunda sadece Mart ayında 28 kadın hunharca öldürüldü. Bu işin başında söyledik, bir kez daha söylüyoruz; bundan sonra sesi ve nefesi kesilen her kadının canında, çocuklara uzanacak her rezil elde Erdoğan şahsım hükümetinin sorumluluğu ve vebali vardır.

Zalimin zulmü sadece kadınların, çocukların nefesini kesmiyor. Bu ülkenin geleceği, gençlerimizin de boğazını sıkıyor. Şu resimlerde gördüğünüz, gırtlağına basılanlar bu milletin çocukları. Burada boğulmak istenen ülkemizin geleceği. Ülkemiz AK Parti'de büro elemanlığı kapıp, sonra da burnuna pudra şekeri çeken saray beslemelerine mi emanet edilecek, yoksa bugün boğazına yapıştığınız, nefesini kesmek istediğiniz Boğaziçili gençlere mi emanet edilecek? Erdoğan'ın tercihinin ne olduğu bellidir. Erdoğan, saray beslemelerinden yanadır. Bu ülkenin iyi yetişmiş gençlerin karşısındadır. 

Şu salgın döneminde, kısa çalışma ödeneği uygulamasına son verildi. Erdoğan, hem “Ramazan ayında esnafı kapatacağım”, Hem de “Kısa çalışma ödeneğini kaldıracağım” dedi. Şimdi 1 milyon 300 bin emekçimiz, ya işsiz kalacak, ya da zorunlu izne çıkarılacak. Bu arada zorunlu izine çıkarılanlara yapılan günlük ödemeyi de, 47 lira 70 kuruştan 50 liraya çıkarmışlar. Salgın nedeniyle zorunlu izne çıkarılacak emekçilerimize, nisan ve mayıs aylarında, günde 2 lira 30 kuruş zam yapmışlar. Kısa çalışma ödeneğini erkenden keserek, Erdoğan hükümeti işletmeleri felç edecek.

"BU ATAMAYLA FAİZ LOBİLERİNE SELAM ÇAKIYOR"

Beş tane yandaş müteahhidin vergi borçlarını tek kalemde silenler, çiftçinin faiz borcunu silmiyorsa, bu bir siyasi tercihtir. Merkez Bankası kasasındaki 128 milyar dolar buharlaştırıldı. Erdoğan ve damadı bir oldu, 128 milyar doları har vurdu, harman savurdu. Hangi yöntemle, hangi kurdan milletin dövizi, kimlere satıldı? Bunu soran bürokratın kafası gidiyor. Merkez Bankası Başkanını, yakın zamanda görevden aldılar. 128 milyar doları unutacak, şahsım hükümetine bağlı bir başkan getirerek, kendilerini garantiye aldılar. Yetmedi, bir de duruma vaziyet etsin diye, bir başkan yardımcısı ve yine Saraya yakın bir Banka Meclisi üyesi atadılar. Atanan başkan yardımcısının kariyeri, küresel faiz lobilerinde çalışmakla geçmiş. Erdoğan, “Dediğime bakma, yaptığıma bak” diyerek, bu atamayla, faiz lobilerine de bir yandan selam çakıyor.

Milletin 128 milyar dolarını buharlaştıranlar, artlarında iz bırakmamak için, anlaşılan temizlik yapmaya çalışıyor. Yakında TCMB ve Hazine arşivlerinde yangın çıkarsa, veya arşivleri su basarsa hiç şaşırmayacağız. Ama ne yaparlarsa yapsınlar. Bu işin sorumluları, yargı önünde bu yaptıklarının hesabını mutlaka verecek. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında yapacağımız ilk işlerden biri, bu 128 milyar doların hesabını sormak olacaktır.

"DARBE OLMASIN İSTİYORSANIZ SARIKLI AMİRALLERDEN ÇEKİNECEKSİNİZ"

Erdoğan yeni bir “darbe mağduru” oyununun perdesini açtı. Biz kabak tadı veren bu tiyatroyu, çok izledik. Milletimiz de, Erdoğan’ın sahte gündemler ve algı operasyonlarıyla, milletin gündemini çalmasından artık bıktı. Erdoğan Ayasofya baş imamı şeriat istediğinde, faize ve İstanbul Sözleşmesine karşı çıktığında, buna ses çıkarmıyor. Ama içlerinde “Mavi Vatan”ın müellifi olan, 15 Temmuz’da FETÖ ile göğüs göğse çarpışmış emekli amirallerin yaptığı bir açıklama “Darbe yapmak için bir araya gelmek” oluyor. Anlaşılan ifade özgürlüğü, sadece saray ve sarayın yandaşları için var. Birkaç emekli amiralin yaptığı açıklamadan sonra, darbe ve vesayet tamtamlarını çalmaya başlıyor. Açıklamanın üzerinde çılgınca tepiniyor. Şablon bir retorik, kalemşörleri aracılığıyla basın yayın organlarında okunuyor. Kamu kurumlarının internet sitelerine konuyor. Tüm bu organize işler, işsizlikten, yoksulluktan, salgından bunalmış milletin, gerçek gündemini karartmak için yapılıyor. Emekli Amirallerin yaptığı paylaşımın yöntem ve şekli, elbette eleştirilebilir. Ama bu metinden darbe çıkartmak, ayrı bir hüner ister.

Türkiye’de ‘darbe olmasın’ istiyorsanız, emekli amirallerden değil, sarıklı amirallerden çekineceksiniz. Bu ülke emekli olan, fikrini ve tecrübesini, ülkenin siyasetçileriyle paylaşmak isteyen amirallerden çekmedi. Bu ülke ne çektiyse, sarayın Türk Silahlı Kuvvetlerine kumpaslarla soktuğu, mensubiyeti başka yerlere ait olan generallerden çekti. Ve bugün bir tarikat gitti, onun yerine diğerleri geldi.

Şimdi size soruyoruz; Sayın Erdoğan, sizin aklınızın başınıza gelmesi için, bu ülkenin başına daha hangi felaketlerin gelmesi gerekiyor?

Genel Başkanımız 15 Temmuz’dan sonra, 20 Temmuz sivil darbesinden önce, Yenikapı’da, tüm Türkiye’nin şahitliğinde, Erdoğan’a şu çağrıda bulunmuştu. Adliyeye, Camiye ve Kışlaya siyaseti sokma. Erdoğan bu çağrıyı dinlemedi. Onun yerine 20 Temmuz sivil darbesini yaptı. Tek Adam Vesayet Rejiminin düğmesine bastı. Siyaseti camiye de, kışlaya da, adliyeye de sokmaya devam etti. O gündür, bugündür de, milletimizin iki yakası bir araya gelmedi. İşsizlik çığ gibi büyüdü, aşımız küçüldü, ülkemizin bereketi kaçtı. Bu çağda demokrasiyle yönetilmek, bir ülkenin en büyük onurudur. Ancak tek adam vesayet rejiminin, düğmesine basıldıktan sonra gördük ki, millet iradesine darbe sadece asker postalıyla yapılmaz. Mokasenle de yapılır. Millet iradesine darbe, 2015’de 7 Haziran Seçim sonuçlarını tanımayarak, ardından milletin güvenlik endişesini kaşıyıp, seçimleri tekrarlatarak da olur. Millet iradesine darbe, bir önceki seçimde, halkın yüzde 49,5'inin oyunu almış bir Başbakanı, ince ince planlanan bir Saray darbesiyle, istifaya zorlayarak da olur. Millet iradesine darbe, Tek Adam Vesayet Rejimine geçebilmek için, sarıklı darbecilerin bombaladığı Gazi Meclisi, 20 Temmuz’da OHAL ilan edip, devre dışı bırakarak olur.  Millet iradesine darbe;  OHAL koşullarında Referandum yapıp, bir de mühürsüz oyları seçim devam ederken geçerli sayarak olur. Millet iradesine darbe; 2019’da İstanbul Büyükşehir Belediye Seçimlerinde kaybettiği seçimi, mızıkçılık yaparak, yandaş hâkimler eliyle tekrarlatmakla olur. Millet iradesine darbe, Meclis’ten oy birliğiyle geçen bir uluslararası sözleşmeden ülkeyi tek bir imzayla çıkararak da olur. Millet iradesine darbe; TBMM’de reddedilen bir yasa teklifini, Meclis’in Kayyum Başkanına İç Tüzüğü çiğneterek, yeniden Genel Kurul’a getirterek de olur. Millet iradesine yapılan bu darbelerin hiçbiri, askerin postalıyla yapılmadı. Bu darbelerin hepsi, Erdoğan’ın ayağındaki mokasenlerle yapıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin darbelere karşı tavrı çok nettir. Bunu tarih ve millet huzurunda bir kez daha ilan ediyoruz: Biz darbelerin her türlüsüne karşıyız. Postalla yapılan darbeye de karşıyız. Mokasenle yapılan darbeye de karşıyız.

Hegel’in şu sözlerini paylaşarak, bir bardak suda darbe fırtınası koparanları uyaralım. “Bütün tarihsel büyük olaylar ve kişiler, hemen hemen iki kez yinelenir. İlki trajedi olur, ikincisi ise komedi...” Milletimiz, emekli amirallerin açıklamasından, darbe çıkarma tezgâhının bir trajedi değil, komedi olduğunun elbette farkındadır. Milletimiz, Erdoğan Şahsım Hükümetinin darbe simsarlığından bıkmıştır. Yaşanan komedi, sadece Şahsım Hükümetinin çaresizliğinin koltuğunu korumak için, yaptığı şımarıklığın bir tezahürü değildir. Bu aynı zamanda, Meclis’in kayyum başkanının ifşa ettiği, bizim de şiddetle karşı çıktığımız Montrö tartışmasında, “Montrö Sözleşmesi’nden çıkılmasın” diyenlere bir gözdağıdır. Kanal İstanbul üzerinden okyanus ötesine göz kırpmaktır.

Gaflet ve delalet içindeki bu oyuncular, koltukları için, bu ülkenin bekasını ve toprak bütünlüğünü, tartışmaya açmak isteyebilir. Ama milletimiz buna izin vermeyecektir. Milletimiz herkesi yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla görüyor. Herkesin notunu veriyor. Milletimiz sandığın daha fazla gecikmeden, önüne gelmesini istiyor. Sandık önüne geldiğinde de gereğini yapacak. Bu kibirli kadroları evlerine gönderecek.

Yorumlar (0)
18
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Bugün genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Bugün genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Sivasspor 33 50
8. Hatayspor 32 49
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Ankaragücü 33 37
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Gençlerbirliği 33 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Ümraniye 30 44
9. Tuzlaspor 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Günün Karikatürü Tümü