Meral Akşener'den önemli açıklamalar

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, HDP üzerinden partisinin ve kendisinin 'test edildiğini' söylerken, "HDP ile Meral Akşener'i, İyi Parti'yi terbiye, test edeyim derken, Kürtlere hakaret ediliyor bu ülkede" dedi. Pandemi döneminde yaptığı esnaf gezilerinde kendisine en çok söylenen şikâyetleri de aktaran Akşener, "En çok geçim darlığı, ekonomi, gençler açısından işsizlik, işsizliğe bağlı olarak umutsuzluk. Açlığa kadar giden talepler var. Kimse farkında değil; gerçekten iş, gıda bulma problemine kadar gidiyor" ifadesini kullandı.

Siyaset 01.05.2021, 23:30 Burak Aydoğan
Meral Akşener'den önemli açıklamalar

Habertürk TV'de Ciner Medya Grubu Ankara Temsilcisi Muharrem Sarıkaya, Veyis Ateş ve Serap Belet'in sorularını yanıtlayan Akşener, ekonomideki problemlere dair "Ekonomi uçacaktık, aşacaktık, kaçacaktık olmadı. İşsizlik arttı. Her şey daha kötüye gitti. Tek bir kişinin iki dudağının arasına sistemi verince sistem kilitleniyor. Üzerine de pandemi geldi" dedi.

24 Haziran 2018'deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefet partilerinin ilk turda kazanma imkanı olmadığını söyleyen Akşener, "Biz tartılmamıştık, ne alacağımız belli değildi. Bizim orada yapacağımız şey ikinci tura kalmaktı. Benim ve Sayın İnce'nin aldığı oy oranı Ekmeleddin İhsanoğlu beyefendinin aldığı oy kadardı. Sonuçta acayip bir hayal kırıklığı oldu" açıklamasında bulundu.

"Her Kürde 'Kürdüm ama PKK'lıyım diye yapıştırıyorsak' vah bu ülkeye!"

Akşener, "Acı olan ne biliyor musunuz? İyi Parti ve Meral Akşener, HDP üzerinden hep test edilir oldu. HDP ile Meral Akşener'i, İyi Parti'yi terbiye, test edeyim derken, Kürtlere hakaret ediliyor bu ülkede" derken, şu ifadeleri kullandı:

"Bizim Abdullah Uçar'ımız var bizim. Muş'lu. Abdullah Bey benim kardeşim. Onu aday yaptık. Sayın Kılıçdaroğlu ile Bursa'da mitinge çıkıyoruz. Abdullah'ı çağırdım. 'Abla ben Kürdüm ama PKK'lı değilim' diyeceğim dedi. Her Kürde 'Kürdüm ama PKK'lıyım diye yapıştırıyorsak' vah bu ülkeye! Hiçbir seçmen dini, mezhepsel, etnik olarak hiçbir partinin marabası değildir. Sayın Erdoğan da, sayın Kılıçdaroğlu da, ben de onlara yalvarıp oyunu almak durumundayım."

Akşener'in açıklamalarından satır başları şöyle:

En çok hangi şikâyetle karşılaşıyor?

"En çok geçim darlığı, ekonomi, gençler açısından işsizlik, işsizliğe bağlı olarak umutsuzluk. Açlığa kadar giden talepler var. Özellikle okul okuyan çocuklarımızda pandemiden dolayı EBA'dan, uzaktan eğitimden, özellikle ilkokul çocuklarımızda tablet ihtiyacı çok yüksek. Yüksekova'daki gençle, Eskişehir'deki genç aynı dertle dertleniyor. Doğu, batı, büyük, küçük şehir farkı kalmamış. Hakkari merkezde esnaf gezerken gençten bir arkadaşın dükkanına girdik. Beyaz eşya bayisi. 'Beş kuşak bu işi yapıyoruz, artık iş yapamıyoruz, kapatmak zorundayız. Amelelik mi yapacağım, taş mı taşıyacağım' demişti. Bunun benzerini İstanbul Beşiktaş'ta da görüyorsunuz. Bunun kadınlara yansıması da var.

"O kadar acı bir şey ki, Gaziosmanpaşa'da genç hanım, yanında iki küçük çocuğu var. 'Evde hiçbir şey yok' dedi. Kocası müzisyenmiş. Kulağıma öyle bir şey söyledi ki, Arkadaşıma 'kenara alın' dedim. İki kız çocuğu 'anne hamburger alabilir miyiz' demiş. Kütahya'da 'et alıyor musunuz' dediğimde nasıl kızdı bana bir adam biliyor musunuz; 'ne eti abla' diye cevap verdi... Kimse farkında değil, gerçekten iş gıda bulma problemine kadar gidiyor. Kayseri'de bir kişi hala kurban eti yediklerini söyledi.

Pandemi, ekonomiyi nasıl etkiledi?

"Gençler açısından hayal kuramama, ekonominin problemleri vardı. Türkiye'de sistem her tıkandığında çeşitli şekillerde iktidar iş göremez haline geldiğinde mutlaka bir tarafı suçlamayı tercih etti. En son Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen, bize göre partili cumhurbaşkanı sistemi. Nihayet 2017'de buraya yönelik referandum yapıldı. 2018'de de Cumhurbaşkanı seçimi yapıldı. Hukuk tam tersine kötüleşti, adalet kötüleşti, demokrasi tam ve kamil olmadı, tam tersine kötüleşti. Kadın cinayetlerinde artma oldu. Ekonomi uçacaktık, aşacaktık, kaçacaktık olmadı. İşsizlik arttı. Her şey daha kötüye gitti. Tek bir kişinin iki dudağının arasına sistemi verince sistem kilitleniyor. Üzerine de pandemi geldi.

"Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Erdoğan sistematiği var Türkiye'de. Sayın Erdoğan Cehape zihniyeti, düşman zihniyet vs. diyor. Bu kutuplaştırma tamamen iki mahallenin değerleri üzerinden kavga haline dönüşüyor. O tarafa seküler, bu tarafa muhafazakâr dersek. Bu insanların, inançları, değerleri, hayat tarzları üzerinden bir gürültü var. Şimdi bunun bir algoritması, şablonu var. Bazen on beş günde bazen ayda bir oluyor. Sayın Erdoğan çıkıyor, cehape zihniyeti, sayın Kılıçdaroğlu ya FETÖ'cü oluyor, ya darbeci oluyor. Sayın Kılıçdaroğlu doğal olarak ona cevap veriyor. Gazeteciler bana soruyor, siz ne diyorsunuz? Ağzımı zor tuttum, 'elinin körünü, sanane, bana ne' diyecektim demedim.

"İktidar partisi gitsin diye bu millet acından ölsün diye bir durumumuz yok"

"Sanayici üretir, bunu satacak birine ihtiyaç var. Bu da esnaf. Esnaf en fazla istihdamı oluşturan sektördür, destek grubudur. Bir dükkana giriyorum ben genellikle arkadaşlar selamünaleyküm diyor, ben 'merhaba, nasılsınız' diyorum. 'Ben iktidar partisini yermeye, kendi partimi övmeye gelmedim. Derdiniz nedir, önerilerinizi bu haftaki grup konuşmama koyacağım' diyorum. Bu çok tuttu. Sesinin duyulmasını isteyen insanlar benden bunu bekliyor. Pandemi geldi devreye, kapanmalar oldu vs. derken. O dönemde mecburen gidemedim. Bu sefer milletin kürsüsü diye bizimle ilgisi olmayan, STK'ların önerdiği insanların sözcülerini Meclis kürsüsünden duyurmak üzere yöntem başlattık.

"Oraya çıkan ne kadın, ne erkek, ne genç, ne yaşlı, bir Allah'ın kulu ne Erdoğan'a ne partisine bir incitici söz söylemedi. 'Sayın Cumhurbaşkanım ne olur sesimizi duy' dediler. Biz orada iktidara küfür ettirmiyoruz. Sayın Erdoğan'ın başında bulunduğu iktidar partisi gitsin diye bu millet acından ölsün, nefessiz kalsın diye bir durumumuz da yok. Biz bu gerilimi düşürmek, gerçek dertleri gündemimizde tutmak, kısaca milletimizin bize verdiği görevi olan halkın avukatı görevini yerine getirmek. Makulun yanındayız.

"O seçimi birinci turda alma imkanımız yoktu"

"İttifaklar partili cumhurbaşkanlığı sistemi kabul edilirken kendiliğinden ortaya çıktı. Yan yana gelişler oldu. İki ittifak modeli ortaya çıktı. Bizim ittifak modelimizde 24 Haziran'dan sonra Saadet Partisi ile Demokrat Parti biraz da seçim ittifakı gibi oldu. Cumhur İttifakı ise et tırnak, aynı damarın kanı vaziyetine geldi. Kurumsal kimlikleri neredeyse ortadan kalktı. Bunu bir eleştiri değil tespit olarak söylüyorum. Tek bir parti haline dönüşen bir yapı oluştu. Grubu olan iki parti Millet İttifakı içinde olduk. HDP zaten dışarıda ayrı gelişti. 24 Haziran'da seçim sisteminde sahadaydım. Milletvekilliği için aday olan arkadaşlarımızın yürüdüğü yol başka, Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusundaki yürüyüş başka bir şeydi. Kendini muhalif diye tanımlayan ister Saadet, ister Demokrat, ister bizim, ister CHP'nin farketmez, muhalif seçmenin tümü birinci turda sayın İnce'nin seçimi alabileceğine inandı.

"O seçimde birinci turda matematik olarak alma imkanı yoktu. Çünkü biz tartılmamıştık, ne alacağımız belli değildi. Bizim orada yapacağımız şey ikinci tura kalmaktı. Meral Akşener ikinci tura kalırsa Kürtler oy vermez oldu. Bunu da bir kenara koyduk. Seçim gecesi bitti. Ben 7.3 aldım. Benim aldığım oy oranı Ekmeleddin İhsanoğlu beyefendinin aldığı oy kadardı. Sonuçta acayip bir hayal kırıklığı oldu. Ben 15 falan alsaydım, aynı çekiçler benim kafama inecekmiş. Oradaki seçmenin davranışını çalıştım.

"Demokrat Parti girmeseydi Balıkesir'i kazanıyorduk"

Bir umutsuzluk oluştu. Sayın Erdoğan'ı demokratik şekilde gitmeyecek diye. Daha büyük fotoğrafı oluşturabilmek için o masaya oturduğumuzda Türkiye mi, İyi Parti mi diye ikilemde kaldığımızda Türkiye'yi tercih ettik. Biz 19 ilçeyi kazandık. Yalnız girmiş olsaydık belki 16 alacaktık. Ama İstanbul, Ankara ve Adana. Muharrem Bey'le o zaman rastlaşıyorduk. Bursa çok pisi pisine gitti. Saadet Partisi, Demokrat Parti orada ayrı ayrı adaylar çıkardılar. Biz Demokrat Parti'nin Balıkesir'de ayrı aday çıkarmasının önüne geçip birlikte gitseydik orayı alıyorduk. Bunlar da tekrar öğrenmemiz gereken alanlar. Ben İstanbul'un kesinlikle alınacağını söylediğimde Muharrem Sarıkaya beyefendi hakemdi. Bir şeylerin değiştirme imkanı aslında Ankara, İstanbul'du. İstanbul'da birinci tur, 13 bin 500 fark. Muhalif seçmen 'başaramayız' diye sandığa gitmedi. Buna karşılık muhafazakar dindar Kürt seçmen sandığa gitmedi.

"Dindar Kürt aydınların, kanaat önderlerinin silsilesini biliriz"

"Dindar Kürt aydınların, kanaat önderlerinin silsilesini biliriz biz. Türkiye'de rahmetli olmuş ne kadar dini grubun başında bulunan kişiler vardıysa hepsiyle masaya oturmuşumdur. Annemin ailesi muhafazakâr geleneğin içinde. Annemin dayısı Menderes'in il başkanı. Babamın ailesi ise Cumhuriyet kurucusu, Atatürk'ün arkadaşları. İki yapıdan olunca çok şanslıyım. İki tarafı da biliyorum. Rahmetli babam paşasını devirdiği için rahmetli Ecevit'e hiç oy vermedi. Rahmetli babam ondan sonra Türkeşçi oldu tırnak içinde. Dindar bir ailenin kızıyım. Yanımda erkek arkadaşlarım olurdu. Rıza Akçalı olurdu mesela. O silsileyi biliyorum. Bağcılar'da kimler oturur, Fatih'te, Esenler'de kimler yaşar biliyorum. O bilgiyi, görgüyü, tanışıklığı harekete geçirdim. Güneydoğu ziyaretlerimin bununla ilgisi yok.

"Akşener'i, İyi Parti'yi test edeyim derken, Kürtlere hakaret ediliyor bu ülkede"

"Acı olan ne biliyor musunuz? İyi Parti ve Meral Akşener, HDP üzerinden hep test edilir oldu. HDP ile Meral Akşener'i, İyi Parti'yi terbiye, test edeyim derken, Kürtlere hakaret ediliyor bu ülkede. Ben Güneydoğu'yu gerçekten bilen Batı'da doğmuş politikacılardan birisiyim. Ben evlerde kalırdım. Çoğunuzun tanıdığı isimlerin evinde kalırdım. O evlerde nasıl karşılarlar sizi biliyor musunuz? Kocasız, yalnız gitmişseniz, evin en büyüğü, yaşlı kadın, yere yatak serilir, orada yaşlı kadın yatar, odanın kapısının dışında sandalyede bir genç sizi korumak için bekler. Şimdi sürekli bir hakaret dili oluştu. Ben buna karşıyım. Buradan Türkiye'ye hayır çıkmazı anlatmaya çalıştım. Bu açıklıkla söylüyorum, Güneydoğu'da PKK karşısında şehit veren pek çok aile var. Biz onlara ne diyeceğiz? Bir seçim uğruna. Devletin yanında yer almış aileler aileler şehit vermiş. Hakkari'deki korucular Türk bayrağı ile atkıyı bana taktı. Bir kişi de çıkıp bana 'Bu nedir' demedi.

"Kürtlerin tamamına siz eğer PKK'lı derseniz yanmışız biz. 31 Mart'a giderken Yeni Şafak Gazetesi CHP ve bizden 29 kişiyi nüfus cüzdanıyla yayınladı. Bizim Abdullah Uçar'ımız var bizim. Muş'lu. Abdullah Bey benim kardeşim. Onu aday yaptık. Sayın Kılıçdaroğlu ile Bursa'da mitinge çıkıyoruz. Abdullah'ı çağırdım. 'Abla ben Kürdüm ama PKK'lı değilim' diyeceğim dedi. Her Kürde 'Kürdüm amma PKK'lıyım diye yapıştırıyorsak' vah bu ülkeye! Hiçbir seçmen dini, mezhepsel, etnik olarak hiçbir partinin marabası değildir. Sayın Erdoğan da, sayın Kılıçdaroğlu da, ben de onlara yalvarıp oyunu almak durumundayım."

Yorumlar (1)
istanbul..34 2 hafta önce
CHP,İYİ PARTİ ,HDPKK İttifakından Türkiyeye fayda gelmez..
26
açık
Günün Anketi Tümü
Bugün genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Bugün genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 35 58
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30
Günün Karikatürü Tümü