Son Mühür/Hüseyin Demir Manisa'nın Salihli ilçesinde hizmet veren RES Pırlanta, ilk kapsül koleksiyonu olan Çiğdem Çiçeği’ni Sardes Antik Kenti'nde düzenlenen özel bir gala gecesiyle tanıttı. RES Pırlanta’nın sahibi Sevda Yılmaz’ın hayaliyle başlayan koleksiyon yolculuğu, aylar süren tasarım, üretim ve hazırlık çalışmalarının ardından 14 özel parçayla tamamlandı. “Bir çiçekle başlayan hikâye” söylemiyle hazırlanan koleksiyon, markanın kendine ait ilk özgün kapsül koleksiyonu olma özelliğini taşıyor.

Ebru Cünebeyoğlu

Zarafet, dayanıklılık, yeniden doğuş

Koleksiyonun çıkış noktasını, Sevda Yılmaz’ın doğup büyüdüğü topraklara duyduğu bağlılık, Sardes’in tarihî zenginliği ve bölgede yetişen çiğdem çiçeği oluşturdu. Narin görünümüne rağmen zorlu doğa koşullarında varlığını sürdüren çiğdem çiçeği, koleksiyonda zarafet, dayanıklılık ve yeniden doğuşun simgesi olarak tasarımlara yansıdı.

Çiğdem çiçeği

Başlangıçta bir sohbet sırasında ortaya çıkan fikir; tasarım, üretim, reklam filmi ve fotoğraf çekimleriyle gala gecesinin hazırlıklarına kadar uzanan ortak bir çalışmayla hayata geçirildi. Koleksiyonun her parçasında çiğdem çiçeğinin karakteristik formunu mücevher tasarımıyla buluşturmak amaçlandı.

Ebru Cünebeyoğlu-1

“Bize ait bir hikaye anlatmak istedik”

Koleksiyonun fikir sahibi Sevda Yılmaz, tanıtım gecesinde yaptığı konuşmada Sardes’in kendisi için taşıdığı anlamı ve koleksiyonun ortaya çıkış sürecini anlattı. Yılmaz, “Sardes, yıllardır beni büyüleyen bir yer. Tarihiyle, doğasıyla, insana hissettirdikleriyle… Çiğdem Çiçeği Koleksiyonu’nun fikri de bu topraklara duyduğum bağdan doğdu. Bu bölgenin çiğdem çiçeğini mücevherle buluşturmak, bu topraklardan doğan ve bize ait bir hikâye anlatmak istedik.

“Her şey bir çiçekle başladı”

Sevda Yılmaz, “Bizim için gerçekten de her şey bir çiçekle başladı. Sonra o fikre hayallerimiz, ustalarımızın emeği ve bu yolculuğa inanan insanların katkıları eklendi. Bugün burada sizlerle bu hayalin gerçeğe dönüşmesini paylaşmak benim için çok özel” ifadelerini kullandı. Sevda Yılmaz, koleksiyonun hazırlanma sürecinde kendisine destek olan eşi Rıza Yılmaz’a, markanın yüzü Ebru Cündübeyoğlu’na, marka danışmanı Vildan Şentürk’e, Yan Masa Creative ekibine ve üretimde emeği bulunan çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.

“Mücevher zamanla onların hikayesi olur”

RES Pırlanta adına konuşan Rıza Yılmaz, mücevherlerin insanların özel anlarına eşlik ettiğini belirterek “Bizim mesleğimizde güvenin ayrı bir yeri vardır. İnsanlar bize hayatlarının en özel anlarında gelir. Bir evlilik teklifinde, bir yıl dönümünde, sevdiklerini mutlu etmek istediklerinde seçtikleri mücevher, zamanla onların hikâyesinin bir parçası olur” dedi. Rıza Yılmaz da koleksiyonun ortaya çıkmasını sağlayan Sevda Yılmaz’a, Ebru Cündübeyoğlu’na, Vildan Şentürk’e, Yan Masa Creative ekibine ve tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.

Ebru Cündebey

Ebru Cündübeyoğlu reklam yüzü oldu

RES Pırlanta’nın marka yüzü Ebru Cündübeyoğlu, koleksiyon için Sardes’te ve stüdyoda gerçekleştirilen reklam filmi ve fotoğraf çekimlerinde yer aldı. Gala gecesinde de koleksiyonun ilk gösterimine ev sahipliği yapan Cündübeyoğlu, çiğdem çiçeğinin kendisinde uyandırdığı duyguları paylaştı.

“Her zaman çok kıymetli oldu”

Cündübeyoğlu, “Hayat zorlaşmaya başladığında da zarif kalabilmek, mücadele ederken bile kibarlıktan ve incelikten ödün vermemek benim için her zaman çok kıymetli oldu. Çiğdem çiçeğinin bizi buluşturduğu bu hikâyede beni en çok etkileyen şeylerden biri, onun çok narin olmasına rağmen zorlu hava koşullarına karşı dayanıklı duruşuydu” ifadelerini kullandı.

“Gözlerinin içindeki pırıltı beni çok etkiledi”

Ebru Cündübeyoğlu, “Bu hikâyenin yaratımından sunumuna kadar her aşamasında emeği olan insanların enerjisi ve koleksiyonun her parçasındaki pırlantalar kadar gözlerinin içindeki pırıltı beni çok etkiledi. Bu hikâyede yer almak benim için çok güzel ve özel. Dilerim koleksiyonla buluşan, onu üzerinde taşıyan herkes bu güzel enerjiyi ve pırıltıyı hisseder” dedi.

Sardes-1

İlham aldığı coğrafyanın atmosferiyle birleşti

Koleksiyonun marka ve iletişim çalışmaları, 35 yıllık marka danışmanlığı deneyimine sahip Vildan Şentürk ile Yan Masa Creative ekibinin iş birliğiyle yürütüldü. Reklam ajansı Yan Masa Creative, koleksiyonun çıkış hikâyesini “Bir çiçekle başlayan hikâye” söylemiyle kampanyaya taşıdı. Tasarım ve üretimden koleksiyonun görsel dünyasının oluşturulmasına kadar uzanan hazırlık sürecinde yaratıcı ekiplerin ortak çalışması belirleyici oldu. Reklam filmi ve fotoğraf çekimleriyle koleksiyonun hikâyesi, ilham aldığı coğrafyanın atmosferiyle birlikte görsel bir anlatıma dönüştürüldü.

Sardes’ten mücevher dünyasına uzanan hikaye

RES Pırlanta’nın Çiğdem Çiçeği Koleksiyonu, 14 parçalık yeni bir mücevher serisinin yanı sıra doğduğu topraklara duyulan bağlılığı, bir hayali ve ortak emeği anlatan bir proje olarak hazırlandı. Sardes Antik Kenti’nin tarihî atmosferinde gerçekleştirilen gala gecesi, koleksiyonun ilham kaynağıyla buluştuğu özel bir tanıtım etkinliği oldu. Çiğdem çiçeğinin zarafetinden izler taşıyan koleksiyon, tasarımcılarının hayalini ve üretim sürecinde ortaya konan emeği, onu taşıyan kadınların kişisel hikâyeleriyle buluşturmayı amaçlıyor. Bir çiçekle başlayan hikâye, RES Pırlanta’nın ilk kapsül koleksiyonuyla mücevhere dönüştü.

Kaynak: Hüseyin Demir