Son Mühür- İzmir bugün hareketli anlara sahne oldu. "Basın özgürlüğü" ve "sansür" iddiaları öne sürülerek düzenlenen eyleme YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in katılması dikkatleri çekti. "Özgür habercilik" söylemiyle başlayan yürüyüşün bir siyasi parti gölgesinde ilerlemesine basın dünyasından tepkiler de gecikmedi. Usta gazeteciler, hem sansür iddialarına hem de habercilerin bir siyasetçinin arkasında saf tutmasına sert çıktı.
Tepkisini dile getiren en net isimlerden biri de İzmir'in duayen gazetecilerinden Hasan Çölmekçi oldu. A Haber mikrofonlarına konuşan Çölmekçi, "Sansür var diyen izin alıp nasıl yürüyor?" diyerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çölmekçi, "Yalan yazmıyorsa kimi almışlar? Sansür olsaydı bu yürüyüşe izin verilmezdi" dedi.
"Yalan yazmıyorsan kimi almışlar? Sansür olsaydı bu yürüyüşe izin verilmezdi"
Sansür söylemlerini sert bir dille eleştiren Çölmekçi, dürüst çalışan hiçbir gazetecinin engellenmediğini şu sözlerle söyledi:
"Biz haberlerimizi düzgün, dürüst ve kişilere hakaret etmeden, kimseyi kırmadan, kimseye iftira atmadan yalan haber yazmazsak, kimi almışlar bugüne kadar? Hangi gazeteciyi bu yüzden almışlar? Bunu bir soralım öncelikle. İkincisi, biz eğer iftira atarsak, yalan haber yazarsak gazetecinin bir bağımsızlığı nerede kalır? O zaman o suç işlediği zaman onu hiçbir şekilde cezalandırmayacak mıyız? Tabii basın meslek ilkelerine de aykırı olur. Şimdi burada en önemli şey gazeteci kalemiyle ya da sesiyle insanları duyurur, kendini de bu şekilde anlatır. Eğer sen sokağa inebiliyorsan demek ki sansür yok. Sen sokağa inmişsin ve yürüyüş yapıyorsun İzmir'de."
"Bir partinin arka bahçesi olmuş durumda!"
Bir siyasetçinin arkasında yürünmesini kabul edilemez bulduğunu belirten duayen gazeteci, Özgür Özel'in katılımını da sorguladı:
"En esas önemlisi de şu açıdan bakıyorum. İzmir Gazeteciler Cemiyeti... İzmir Gazeteciler Cemiyeti maalesef bir partinin arka bahçesi olmuş durumda. Ben şahsen bu yürüyüşe kesinlikle tepki gösteriyorum. Neden? Bu cemiyetin içinde sadece yeni partili yok, sadece solcusu yok. Her partiden, her düşünceden, her ideolojiden insanlar var, gazeteciler var. Beni nasıl temsil ederek gidersin? Özgür Özel'in, yeni parti liderinin katıldığı, genel başkanının katıldığı ki bu da kendi partisinde bile tartışma yaratmaya başladı genel başkan olarak... Orada Ankara'da bir şey bulamayınca geldi İzmir'de ‘işte Manisa'dayım, o yüzden konuşmaya geldim’ diyor. Ama ben Gazeteciler Cemiyeti başkanı olsam onun katıldığı bir yeri organize etmezdim. Evet, Gazeteciler Cemiyeti, valilikten izinle bir yürüyüş izinleri almış. Eğer sansür varsa veya yasaklama varsa Gazeteciler Cemiyeti'ne nasıl böyle bir izin verilir? Nasıl yürüyün diye izin çıkar? Çıkmazdı."
"Biz ancak vatan söz konusu olduğunda sokağa çıkarız"
Tarihten Hasan Tahsin örneğini vererek gazeteciliğin gerçek duruşunu anlatan Çölmekçi, sözlerini şöyle konuştu:
"İzmir'de zaten gazetecilerin katıldığı eylemler oldu. Ne zaman oldu? Uluslararası açıdan Türkiye'nin üzerine bir baskı olduğu zaman bir kenetlenme olur. İlk başta ne zaman oldu biliyor musunuz İzmir'de öyle bir eylem? 15 Mayıs 1919'da işgal sırasında düşmana ilk kurşun sıkan bir gazeteciydi Hasan Tahsin. Anıtı da Konak Meydanı'nda duruyor. İşte bu Hasan Tahsin'le birlikte biz sokaklara dökülürüz. Bizim yurdumuza, bizim devletimize, bizim milletimize bir şey olursa o zaman dökülürüz biz sokağa gazeteci olarak. Yoksa herhangi bir şekilde niye dökülelim biz sokağa? Bir partinin arkasından niye gitsin gazeteciler?”
Özgür Özel’in A Haber için söylemleri üzerine de değerlendirmelerde bulunan usta kalem tarafsızlık vurugusu yaparak sözlerini şöyle tamamladı:
“Bir gazeteci olarak ben 40 yıldır İzmir'de gazetecilik yapıyorum. A Haber en iyi şekilde habercilik yapmaya çalışıyor. Biz görüyoruz, sizlerden görüyoruz. Ama maalesef bu doğru habercilik maalesef onlar hükmünde karşılık görmüyor. Görmedikleri için de doğruları verdiği için de tartışmalı bir şekilde kalkıp eylem yapıyorlar. Yanlış. Ben gazeteci tebrik ediyorum verdiğiniz bilgilerden dolayı."





