Son Mühür/ Emine Kulak- Lösemi ve kanserle mücadelede 28 yıllık bir yolculuğu geride bırakan LÖSEV, basın mensuplarının toplumsal farkındalıktaki önemine dikkat çekerek İzmir’de geniş katılımlı bir basın buluşması düzenledi. Vakfın mevcut çalışmaları gelecek dönem hedefleri ve kamuoyuna yönelik farkındalık projelerinin ele alınacağı buluşma, basına açık olarak gerçekleştirildi.

"Biz lösemiye sadece bir tip kan hastalığı olarak bakıyoruz"

Vakfın Halka İlişkiler Koordinatörü Yardımcısı Zeynep Uğur, basın toplantısında şu açıklamaları yaptı;

"Biz bugün burada neden toplandık? 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası. Bizim için çok önemli. Çünkü 8 Kasım 1998 aynı zamanda LÖSEV'in kuruluş yıl dönümü ve 98'den bugüne 28. yılımızı bu sene tamamlıyor olacağız. Nice 28 yıllarımız olsun. Nice hayatlar LÖSEV'le birlikte çoğalsın, deva bulsun. Hayata tutunmaya, hayatı çoğaltmaya, iyiliği yaymaya devam ediyor olsun. Temennim, dileğim kurumum için de budur. Buradan destek alan ve burada emek veren arkadaşlarım ve ailelerimiz için de budur. Bizim için bu haftanın önemi çok büyük. Yakanızda turuncu karanfiller var. Çünkü turuncu löseminin uluslararası rengi, löseminin temsil rengi. Bahsetmek gerekirse biz lösemiye sadece bir tip kan hastalığı olarak bakıyoruz, biz şu anda çocukluk çağı kanserlerinin tamamına dokunuyoruz. Artı, yetişkin hastalara da aynı şekilde tüm kanser tipleriyle ilgili destek sağlıyoruz."

"LÖSANTE yüzde 94'lere ulaştırdığımız önemli bir yapı taşı"

"Vakfımızın ana hizmet binaları, tabii ki Ankara merkezimiz olduğu için ve kuruluşun noktası, çıkış noktası Ankara olduğu için Ankara'da en önemli yapı taşlarımız mevcut, orada konumlanmış halde. Bunların başında LÖSANTE hastanemiz. İlk kurulduğumuz amacımız da zaten, kurulurken ki amacımız da çocuklarımızın hak ettikleri tedaviye ücretsiz ve o seviyede, o kalitede bir tedaviye ulaşabilmeleriydi. O hayalle yola çıkıldığı için LÖSANTE bizim ilk yapı taşımız. LÖSANTE hastanemiz bugün, 2013'te, 2010-2013 döneminde yapılanması tekrar tamamlanıp yeni binasına taşınmış halde. 400 yatak kapasitesi mevcuttur ancak biz lisansımız onaylanmadığı ve beklediğimiz için ne yazık ki 200'ünün kontrol yatağı olarak kullanabiliyoruz, 200'ünü yataklı hasta kabulüne alabiliyoruz. Hematoloji ve onkoloji bölümlerinden giren tüm hastalar için ücretsiz servis veren ve dünya çapında da başarılara imza atan, 98'de yüzde 20 olan başarı oranlarını LÖSANTE'de yüzde 95'lere, yüzde 94'lere ulaştırdığımız önemli bir yapı taşı bizim için. Tabii ki hedefimiz yüzde 100'ü bulmak. Kanserin her anlamda tedavisini, tüm tipleriyle ve hatta kanserin yok olmasını hedefliyoruz. Aşısı dahil bununla ilgili çalıştığımız araştırma alanlarımız, araştırma laboratuvarlarımız da mevcut bünyemizde. Bir diğer yapı taşımız da bizim için Lösemili Çocuklar Köyü'müz. Orası da yine Ankara'da, merkez yapı taşlarımızdan, binalarımızdan biri. Burada en büyük ihtiyaçlardan ikincisi olan, hasıl olan o günlerde devreye giren en büyük ihtiyaç; Ankara Türkiye'nin başkenti, Türkiye'nin her yerinden insanın aktığı yer. İnsanlar hastane koridorlarında çocuklarının dermanını ararken bir yandan da kendilerinin barınma sıkıntılarını bir şekilde gidermeye ve aşmaya çalıştıkları bir dönemde buna şahit olunduğu için Lösemili Çocuklar Köyü'müz var Ankara'da."

"LÖSEV için 28 yılın içerisine sığdırılmış bir hikaye"


"Lösemili Çocuklar Köyü'müzde kompleks yapının temel hedefi; 1+1, 2+1 planlamayla oluşturulmuş dairelerde çocuklarımızın tedavi süreçlerinde, özellikle de eve hasret kalıp yaklaşık 2-3 yıl süren bir tedavi sürecinden bahsediyoruz ortalamada, bu çocuklarımızın o süreç devam ederken anneleriyle birlikte bir ev ortamında da kendilerini toparlamalarına, iyi hissetmelerine destek olunabilsin diye var öncelikle. Ama aynı zamanda o tedavi süreci devam ederken ebeveynlerin yaşadığı barınma sıkıntılarının ücretsiz olarak giderilebilmesi için konumlandırılmış, kurulmuş bir köy orası. Misafirhanelerimiz, dairelerimiz, çamaşırhaneler, oyun odaları, yemekhanesi... Bütün bunlarla tam bir kompleks yapı halinde oradan tedavi gören, tedavi hizmetini alan, destek alan hastalarımızın ve yakınlarının faydalanabildiği bir köy orası ücretsiz olarak. Bir diğer yapı taşımız ise bizim için yine, vakfımızın isminde görüyorsunuz, Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı'yız. Dolayısıyla bizler çocuklarımızı hayata tutundurup hayata kazandırdıktan sonra idealleri olan, vizyonu olan, kendi ülkesine, kendi vatanına, kendi kendisine yetebilen, öncelikle bireyler olarak yetişmeleri için bir de eğitim kurumlarımızla onları ücretsiz ve tam anlamda desteklemeye çalışıyoruz. Anaokulundan lise kademesine kadar kolej seviyesinde eğitim alabildikleri LÖSEV Eğitim Kurumları da yine bizim yapı taşımız olarak LÖSANTE'nin hemen yan tarafında, aynı kampüs içerisinde onlar var. Yatakhanesi, ücretsiz o yurdunu da yine Lösemili Çocuklar Köyü'müzde, bir de oraya hizmet veren, Türkiye'nin her yerinden gelip eğitimini tamamlamak üzere orada bulunan çocuklarımıza bir de yurt hizmetini de yine köyümüzde sağlıyoruz. Bu süreçlerin tamamı LÖSEV için 28 yılın içerisine sığdırılmış bir hikaye. Ama bunların dışında destek birimlerimiz onları psikososyal dediğimiz desteklerle sosyal hayata, iyilik halinde tutup hem psikolojik desteklerini hem de kişisel gelişimlerini tamamlayabilmeleri için yarattığımız farklı hizmet alanları da var vakfın içerisinde. Bunlardan da videonun içerisinde bahsedeceğiz zaten. Orada da sizler göreceksiniz farklı farklı kompleks hizmet noktalarımızı. Bizim için bu haftada da, 2-8 Kasım haftasında da anlatmaya ve farkındalığını yaratmaya çalıştığımız şey; öncelikle löseminin tedavi edilebilir bir hastalık olduğu. Önemli olan koşulların, ailelerimizin koşullarının, fiziksel olarak hastane koşullarının, ilaca erişim, sağlık hizmetine erişim koşullarının iyileştirilmesi halinde bu tedavi başarıyla sonuçlanabilen, sonuç verebilen bir tedavi süreci ve bu hastalık yenilebilen bir hastalık. Bunu anlatmaya çalışıyoruz."

"7 Kasım günü, bir turuncu farkındalık kortejimiz var"

"Bir ikinci önemli konumuz ise tabii ki topyekün bu hastalığa başında yakalanmamak. Bunun için tabii ki çevre koşullarından yediğimiz içtiklerimize kadar çocuklarımızın, gençlerin, bireysel olarak biz yetişkinlerin ağzımıza neyi attığımızı, neyi yemek zorunda bırakıldığımızı fark etmesini istiyoruz. Neler var bugün ambalajlı gıdalardan tarım ilaçlarına kadar ne kadar var? Şeker tüketimimiz, tuz tüketimimiz... Bunlar hayatımızda nasıl önemli değişimlere sebep oluyor? Dolayısıyla da bir anlamda da bu hastalığa hiç yakalanmadan, bu kapıdan hiç geçmeden bundan nasıl korunabiliriz, buna da dikkat çekmeye çalışıyoruz. Kampanya süremiz 15'inde başlıyor, başladı hatta 15 Ekim'de. Kasım'ın 15'ine kadar 1 ay süreyle devam ediyor olacak. Bu süreçte siz basın mensuplarından ricamız, tabii ki bu dönem biz birçok şehrin farklı noktasında etkinlikler organize ediyor olacağız. Turuncu farkındalık noktaları yaratıyor olacağız. En önemlisi 7 Kasım günü, bir turuncu farkındalık kortejimiz ve takip eden kortejin sonunda da bir şenlik alanımız kuruluyor olacak. Kortejin toplanma saati 12.00 olarak belirlendi ve Gündoğdu Meydanı'mızda toplanıyor olacağız. Giyim kodu turuncu olacak. Orada birçok farklı araç oluyor, motor oluyor, bisiklet grupları oluyor, yaya grupları oluyor, eğlenceli, maskotlu görüntüler oluyor. Bizim şu an mevcut da 8,5 milyon zaten, Türkiye genelinde 8,5 milyonu aşkın gönüllümüz var, burada binlerce gönüllümüzle sokaklarda oluyoruz turuncu kodla. Onlarla birlikte yürüyoruz. Yaya, araç ve çocuklarımız ve gençlerimiz, iyileşen çocuklarımız, iyileşen gençlerimiz, onların aileleri bizlerle birlikte o kortejde oluyorlar."

Muhabir: Emine Kulak