Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, Çeşme Belediyesi’ne yönelik operasyonun ardından kamuoyuna yaptığı video açıklamasında, gözaltı ve tutuklama sürecinden belediyenin soruşturma kapsamında attığı adımlara kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Denizli, devam eden soruşturma nedeniyle yargı makamlarının yetkilerine saygılı olduklarını belirtirken, kamuoyunda oluşabilecek yanlış anlaşılmaları gidermek amacıyla açıklama yapma gereği duyduğunu ifade etti.

“İmha edildiği iddia edilen dosyalar jandarmaya teslim edildi”

Denizli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Değerli Çeşmeliler ve kıymetli basın mensupları. Geçtiğimiz hafta yedi Ekim tarihinde başkan yardımcımızın, müdür vekillerimizin, memurlarımızın ve evrak kayıt büro personelinin de aralarında bulunduğu on iki kişi gözaltına alındı. Ifade ve sorgu süreçlerinin ardından da on tutuklandı. En başta şunu ifade etmek isterim. Devam eden bir adli soruşturma hakkında konuşmanın gerektirdiği sorumluluğun farkındayım. Yargı makamlarının görev ve yetkilerine saygılıyım. Soruşturmanın selametine gölge düşürecek. Delillerin değerlendirilmesini veya Bir sürecin işleyişini etkileyebilecek herhangi bir tutum içerisinde olmak istemiyorum. Ancak aynı zamanda seçilmiş bir belediye başkanı olarak yönettiğim kurumla ilgili gelişmeler konusunda hemşerilerime karşı taşıdığım sorumluluğunda farkındayım. Bu nedenle bugün kamuoyunun doğru bilgilendir Ve belediyemizin bu süreçte nasıl bir tutum sergilediğinin anlaşılması ve değerli Çeşmelilerin aklında bir soru işareti kalmaması amacıyla çeşitli medya organlarında yapılan bazı haberlerin yarattığı dezenformasyonu gidermek adına bu hususları paylaşmak zorunluluğu hissediyorum Edindiğimiz bilgiler çerçevesinde çalışma arkadaşlarımıza yöneltilen soruların temelinde altı ayrı iddia bulunmaktadır. Bunlardan ilki basına da yansıyan belediye arşivindeki evrakların imha edildiği iddiasıdır. Ikincisi, bir iş insanının kendisinden hukuka aykır menfaat temin edildiği yönündeki şikayetidir. Geriye kalan dört ayrı olay ise tutuklanan Eski İmar Müdür Vekilimiz Buğçe Sağlamer'in boşanma aşamasında olduğu eşi ES tarafından dile getirilen şikayetlerden oluşmaktadır. Öncelikle kamuoyunda geniş yer bulan ve belediye arşivindeki bazı evrakların imha edildiği yönündeki iddialara açıklık getirmek istiyorum. Beş Ekim iki bin yirmi altı tarihinde yaşanan söz konusu olay benim ve belediye başkan yardımcılarımızın önceden bilgisi ve talimatı dışında gerçekleşmiştir. Konu ilgili yöneticilerimiz tarafından öğrenilir, öğrenilmez. Derhal belediyemiz bünyesinde idari soruşturma başlattık. Ancak bununla yetinmedik. Yine aynı akşam Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduk. Yani daha söz konusu iddialar kamuoyunun gündemine gelmeden Çeşme Belediyesi olarak hem idari hem de makamların harekete geçmesi için gerekli resmi yazılarımızı yazdık. Bu noktada basına yansıyan ve kamuoyunda imha listesi olarak adlandırılan belgeye ilişkin önemli bir bilgiyi de paylaşmam doğru olacaktır. Imha edildiği iddia edilen dosyalar operasyonun gerçekleş yedi Ekim tarihinde eksiksiz olarak saat on altı otuz sularında Buca Jandarma İl Komutanlığına tarafımızdan teslim edilmiştir. Dolayısıyla kamuoyunda dolaşıma sokulan listede bulunan dosyaların imha edildiğinin kanıt olarak sunulmasının gerçeği yansıtmadığını özellikle Istiyorum. Çünkü imha edildiği ileri sürülen dosyaların belediyemizin arşivinde bulunduğu ve yetkili kolluk birimlerine teslim edildiği somut bir gerçektir. Bunun haricindeyse diğer evrakların muhteviyatına ilişkin incelemede başsavcılığın atadığı bilirkişi tarafından Yapılacaktır. Bizim görevimiz hiçbir iddianın üzerini örtmeden hiçbir incelemenin önüne geçmeden elimizdeki tüm bilgi ve belgeleri yetkili makamlara sunmaktır. Bu olayda da yaptığımız tam olarak budur.”

İş insanından para istendiği iddiası

Denizli, soruşturma kapsamında bir iş insanından para istendiği iddiasına ilişkin de şu açıklamayı yaptı:

“Soruşturmaya konu diğer olayda bir iş insanından belediye çalışanı olmayan iş takipçisiyle iki evrak kayıt çalışanının aracılığıyla para istendiği iddia ediliyor. Bu iddianın titizlikle araştırılmasına canı gönülden diliyorum. Eğer ilgililerin bu suçu işledikleri sabitse de gerekli tüm hukuki sürecin işleteceğine inancım tamdır. Aynı iddia ilişkin açık bir şekilde belediyemizin de aslında bunun mağduru olduğunu hatırlatmam gerekiyor. Bu konuda da belediyemizin hak ve menfaatlerini koruyacağımızdan kimsenin en ufak bir kuşkusu olmasın.”

“Her bir şikâyet dilekçesi için ayrı ayrı disiplin soruşturması başlatıldı”

Soruşturmanın diğer dört başlığının eski İmar Müdür Vekili Buğçe Sağlamer’in boşanma aşamasındaki eşi ES tarafından yapılan şikâyetlerden oluştuğunu belirten Denizli, belediyenin bu başvurular karşısında attığı adımları şöyle anlattı:

“Değerli hemşehrilerim, bu soruşturmanın ana gövdesini oluşturan dört ayda şikayet eski imar müdür vekil

Buğçe Sağlamer'in boşanma aşamasındaki eşi ES tarafından dile getirilmiştir. Bugün kimi basın yayın organlarında çokça çarpıtılarak örtbas edilmiş usulsüzlükler diye sunulan şikayetler savcılıktan ve kamuoyundan önce belediyemize yapılmıştır. Kişinin belediyemize yapmış olduğu her bir şikayet dilekçesi için ayrı ayrı disiplin soruşturması başlatılmış, ilgili dosyalar aynı gün muhafaza altına alınmıştır. Hemen ertesi günlerde Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan da adli inceleme talebinde bulunduk. Dört ayrı şikayet dilekçesine ilişkin yürüttüğümüz denetim boyu kaymakamlığımıza düzenli olarak üst yazıyla bilgi verdik. Emniyetin ve jandarmanın istediği her dosyayı, listesiyle birlikte teslim ettik. Dilekçelerle ilgili yaptığımız saha denetimlerinde aykırılık tespit ettiğimiz şikayete konu olan bazı adap arşerlerde bir dört Haziran iki bin yirmi altı arasında mühürleme işlemi gerçekleştirdik. Ve encümenimizce yaptırım kararı aldık.”

Şikayetçi hakkındaki iddialara da değindi

Denizli, şikayetçi ES ile diğer taraflar arasında bulunduğunu belirttiği hukuki ihtilaflara ilişkin açıklamasında, bu iddiaların yargı makamlarınca değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Konuya ilişkin sözleri şöyle:

“Kıymetli hemşerilerim. Aylar önce korkunç bir iftiraya hedef olduğumda davet edildiğim savcılık makamında nasıl ifademi verdiysem ve adaletin sağlanması için vatandaşlık görevlerimi yerine getirdiysem bugün suçlunun ortaya çıkması masumun da adalete kavuşması için adli makamlara gerekli tüm desteği elbette sağlayacağım. Tam da bu noktada soruşturmaya konu olan dört ayrı şikayetin kaynağına ilişkin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini düşündüğüm hassas bir husus bulunmaktadır. Bu dört olaya ilişki şikayetlerde bulunan E S ile tüm taraflar arasında farklı farklı, aile içi şiddet, iftira, tehdit ve özel hayatın gizliliğinin ihlali iddialarını da içeren ciddi hukuki ihtilaflar, uzaklaştırma kararları bulunduğu, tarafımıza ve basına yansıyan bilgiler arasındadır. Bu Efe hakkında eşine ve çocuklarına yönelik fiziksel şiddet ve tehdit iddialarının hem basına yansıyan hem de soruşturma memurluğumuza daha önce sunulan beyanların olduğu, eşinin özel hayatına ilişkin görüntüleri sosyal medya üzerinden paylaştı. Bugün soruşturmaya konu olan bazı Kişilerle de iftira ve uzaklaştırma kararları olduğu yönünde de iddialar bulunmaktadır. Şikayetçinin aile hayatında hem eşine hem çocuklarına uyguladığı şiddete ilişkin süreçler belge, bilgi ve görgü tanıklarının beyanlarıyla sabit olduğu yine basına yansıyan bilgiler arasındadır. Burada ifade etmek isterim ki, bu iddiaların hukuki değerlendirmesini yapmak, herhangi bir kişi hakkında peşinen suçluluk hükmü vermek benim görevim değildir. Bu iddiaların her biri de kendi hukuki süreçleri içerisinde değerlendirilmelidir. Ancak devam eden soruşturmanın şikayetçi tarafında yer alan bu Ilgili yargıya intikal etmiş ciddi iddiaların bulunmasının beyanların değerlendirilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü yine tarafımıza iletilen bilgiler ışığında görmekteyiz ki ilgili kişi yargı makamlarına zarar vermekte ve gizlilik kararı olan bir dosyayla her gün şahsi sosyal medya hesabından yeni isim listeleri yayınlayarak kamu görevlilerimizi şantaj ve tehditle töhmet altında bırakmaktadır. Bu değerlendirmeyi yapmak elbette yine yargı makamlarının takdirindedir. Bir kişinin şikayetçi olması iddialarının soruşturulması Gibi hakkında şikayete konu olan kişinin de masumiyet karinesi, savunma hakkı ve kişisel koşulları itibariyle değerlendirilmesi gerektiği açıktır.”

“Hiçbir aile bir yakınının yargılanmasının bedelini ödememeli”

Denizli, tutuklama kararlarının aileler ve çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekerek masumiyet karinesinin korunması gerektiğini söyledi. Bu konudaki değerlendirmesini de şu sözlerle sürdürdü:

“Verilen tutuklama kararlarının yalnızca o kişinin değil çocuklarının, eşlerinin ve ailelerinin hayatını ve ruhsal durumunu nasıl etkilediğine hepimizin düşünmesi gerekiyor. Çocukların ve ailelerin üstün yararı, hem devletimizin, hem toplumumuzun gözetmesi gereken temel sorumluluktur. Yetkili makamların bu değerlendirmeyi yalnızca dosyanın içindeki iddialarla değil, toplumun üstün yararını da dikkate alarak yapacağına ihtiyaç

Çeşme’de rüzgarın genç şampiyonları sahnede: Alaçatı Wind Fest 2026 başladı!
Çeşme’de rüzgarın genç şampiyonları sahnede: Alaçatı Wind Fest 2026 başladı!
İçeriği Görüntüle

koruyucu ve destekleyici tedbirlerin alınması konusunda gerekli hassasiyeti göstereceğine inanıyorum. Bir belediye başkanı olmanın ötesinde bu toplumun kadın bir yurttaşı olarak da şunu söylemek isterim. Hiçbir çocuğun ve ailenin hukuki ihtilafların ve adli süreçlerin ağır sonuçlarıyla tek karşı karşıya kalmamasını temenni ediyorum. Elbette ne gözlerimi kapatarak gerçekte oluşmuş bir suça sırt dönecek ne de herhangi bir insanı peşinen mahkum edeceğim. Bu süreçte henüz haklarında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmayan çalışma arkadaşlarımızın aile Kamuoyunun peşin hükümlerinden korunmalıdır. Bu yalnızca bir hukuki ilke değil. Aynı zamanda toplumun vicdanının ölçüsüdür. Bugün bu meseleleri değerlendirirken, yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına güvenmeyi de elbette vazgeçilmez görüyorum. Bu yaklaşım herhangi bir bir sorun sonucuna ilişkin kanaat açıklamak ya da bir kişiyi peşinden aklamak anlamına gelmemektedir. Kamu yöneticileri olarak bizler, müdürlerimiz, personellerimiz soruşturulmasın, haklarında iddia olanlar yargılanmasın demiyoruz. Elbette ki özellikle kamuda olan her bir iddia titizlikle incelenmeli ve herkes adil bir şekilde hukuki ölçülerle yargılanmalıdır. Son olarak masumiyet karinesinin hepimizin güvencesi olduğunu hatırlatmak isterim. Arkadaşlarımız da onlar hakkında şikayette bulunanlar da bu güvencenin içindedir. Kimse Aşan bir tedbirle cezalandırılmamalı. Hiçbir aile bir yakınının yargılanmasının bedelini ödememelidir. Hata suç işleyen varsa da kesinlikle hesabını vermelidir.”

“Belediyemizin kapısı açık, hizmetlerimiz aralıksız sürüyor”

Denizli, belediye hizmetlerinin devam ettiğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Biz işimizin başındayız. Belediyemizin kapısı açık. Hizmetlerimiz aralıksız sürüyor Bugün Çeşme'nin ihtiyacı olan şey, gerçeklerin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması, adaletin sağlıklı biçimde işlemesi ve kamu hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesidir. Biz de bütün dikkatimizi ve sorumluluğumuzu buna yöneltiyoruz. Son olarak devam eden soruşturmanın hukuka uygun Biçimde ve makul sürede açıklığa kavuşmasını temenni ediyorum. Çeşmelilerin bize emanet ettiği sorumluluğun bilincinde bu emanete, hukuka, kamu yararına ve insan haklarına bağlı kalarak sahip çıkmaya her zaman olduğu gibi devam edeceğiz. Adaletin bütün yönleriyle tecelli edeceğine Gerçeğin ortaya çıkması ve hiç kimsenin hakkının zayi olmaması en temel beklentimizdir.”

Kaynak: Haber Merkezi