İZMİR HABERLERİ

"İzmir'in Çernobili"nde neler oluyor? TMMOB anlattı...

İzmir Gaziemir’deki radyoaktif ve tehlikeli atıkların temizlenme süreci, çevre mühendisleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından şeffaflık eksiklikleri ve halk sağlığını tehdit eden riskler nedeniyle endişe ile takip ediliyor. TMMOB, konuyla ilgili bir yazılı açıklama yaparak sürecin güvenli ve denetimli bir şekilde ilerlemesi için yetkililerden daha fazla bilgi ve önlem talep etti.

Abone Ol

İzmir'in Gaziemir ilçesinde, yıllardır devam eden radyoaktif ve tehlikeli atıkların temizlenme süreci, çevre mühendisleri ve ilgili sivil toplum kuruluşları tarafından yeniden gündeme getirildi. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, sürecin şeffaf ve sağlıklı bir biçimde yönetilmediği yönündeki endişelerini dile getirdi. 2007 yılında tespit edilen ve "İzmir’in Çernobili" olarak anılan atık alanındaki temizleme çalışmalarının, çevre ve halk sağlığı üzerinde potansiyel tehditler oluşturduğu iddiaları tartışma yaratırken TMMOB Çevre Mühendisleri odası konuyla ilgili bir yazılı açıklama yaptı ve süreç hakkında yorumlarda bulundu.

"2007'e başladı 2012'de duyuldu"

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, söz konusu atıkların 2007 yılında Gaziemir’deki bir kurşun ve akü geri kazanım tesisinin bahçesinde tespit edildiğini, ancak kamuoyunun bu durumdan ancak 2012 yılında bir gazete haberiyle haberdar olduğunu vurguladı. Şube, İzmir Gaziemir’deki bu alanda yıllardır süren temizleme sürecinin yeterince şeffaf olmadığını ve halk sağlığını tehdit eden atıkların nasıl bertaraf edileceğine ilişkin kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirilmediğini belirtti. Şube tarafından yapılan yazılı açıklamada, “İzmir Gaziemir’de; dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından lisans verilmiş bir kurşun ve akü geri kazanım tesisinin bahçesinde 2007 yılında tespit edilen radyoaktif ve tehlikeli atıklarla ilgili, kamuoyunun ise ancak 2012 yılında bir gazete haberi ile bilgi sahibi olduğu ve ‘İzmir’in Çernobili’ olarak anılan atık alanına ilişkin süreç tarafımızca yakından takip edilmektedir” ifadelerine yer verildi.

Temizleme süreci ve son gelişmeler

TMMOB, temizleme çalışmalarının 23 Temmuz 2024 tarihinde başladığını, ancak 25 Temmuz’da gaz çıkışı nedeniyle çalışmaların durdurulduğunu aktardı. TMMOB'nin ifadelerine göre; temizlik süreci Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TENMAK ve Nükleer Düzenleme Kurumu'nun katılımıyla oluşturulan bir komisyon tarafından denetleniyor. Ancak, 29 Kasım 2024 tarihinde yayımlanan görüntüler, alandaki çalışmaların devam ettiğini gösterdi. Bu durum, çevre mühendisleri tarafından endişeyle karşılandı. TMMOB, yayımlanan görüntülerin ve çevre halkının devam eden şikayetlerinin, sürecin sağlıklı yürütülmediğini gösterdiğini belirtti ve yeni çevresel sağlık riskleri yaratılmasından endişe duyduğunu ifade etti. Açıklamada, “Gerek paylaşılan görüntüler, gerekse çevre halkının devam eden şikayetleri, alandaki atıkların temizlenme sürecinin sağlıklı bir şekilde yürütülmediğini göstermektedir. Temizlik safhasında yeni çevre ve sağlık risklerinin oluşacağına dair endişemizi arttırmaktadır” denildi.

Gaziemir Belediye Başkanı’ndan Soma iddiası

Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, 22 Kasım 2024 tarihinde yaptığı açıklamada, alandaki radyoaktif ve tehlikeli atıkların kamyonlarla Soma’ya taşındığını ve bir çimento fabrikasında yakıldığını öne sürdü. Bu iddia, sürecin güvenliği konusunda kamuoyunda yeni tartışmalara yol açtı. Bu çerçevede, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, temizlenme sürecinin şeffaflığı ve güvenliği ile ilgili olarak önemli sorular yöneltti.

Sorular endişe verici

Çevre mühendisleri, yetkililere yöneltilen sorularla sürecin şeffaflığına dair netlik talep etti. Söz konusu sorular arasında, atıkların taşındığı yerlerin ve taşınma yöntemlerinin doğru olup olmadığı, taşınan atıkların radyoaktif özellik taşıyıp taşımadığı, bu atıkların yakılması sonucunda atmosfere hangi kirleticilerin yayılacağı gibi kritik noktalar bulunuyor. 
TMMOB’nin açıklamasında, şu sorulara yer verildi:

1- Sahadan herhangi bir atığın bir çimento fabrikasına taşındığı iddiası doğru mudur?
Doğru ise, bu atıkların niteliği nedir? Atıkların niteliği hangi yöntemlerle tespit edilmektedir? Bu atıkların yakılması sonucu atmosfere hangi kirleticilerin, hangi seviyelerde (kirlilik yükü) çıkacağı öngörülmektedir? Yanma sonrası oluşan atık malzemenin içeriğinde hangi kirleticiler bulunmaktadır? Bu yanmayan atık malzemeler nasıl bertaraf edilmektedir?

2- 26 Temmuz 2024 tarihinde, bilgi edinme kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yönelttiğimiz sorulara istinaden aldığımız, 13 Eylül 2024 tarihli ve E-66775017-622.03-10277392 sayılı yanıtınızda, gaz çıkışı nedeniyle sahadaki çalışmaların durdurulduğu ve faaliyetlerin Bakanlığınızın ilgili birimleri, Nükleer Düzenleme Kurulu, TENMAK ve İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün katılımıyla oluşturulan bir komisyon tarafından yürütüleceği belirtilmiştir. 29 Kasım 2024 tarihinde basına yansıyan görüntülerde görülen çalışmalar, söz konusu komisyonun onayı ve denetimi dahilinde mi gerçekleştirilmiştir?

3- Görüntülerdeki çalışmalarda araçlara yüklenen atıklar radyoaktif özellik taşımakta mıdır?
Radyoaktif olup olmadıkları hangi yöntemlerle tespit edilmiştir? Eğer atıklar radyoaktif ise, bu atıkları taşıyan araçlar, radyoaktif madde taşıma standartlarını karşılamakta mıdır?

4- Atıklar, tehlikeli madde içeriyor mu?
Atıkların tehlikeli madde içerip içermediği hangi analiz yöntemleri ile belirlenmiştir? Eğer atıklar tehlikeli madde sınıfına giriyorsa, kullanılan araçlar bu tür maddeleri taşımaya uygunluk göstermekte midir?
Eğer atıklar tehlikeli veya radyoaktif değilse, mevzuatın öngördüğü toz kontrol önlemleri neden alınmamıştır?

5- 29 Kasım 2024’te kamyonlara yüklenen atıklar nereye taşınmaktadır?
Atık yüklü kamyonlar, görüntülerdeki gibi üzeri açık şekilde mi taşınmaktadır?

6- Sahada doz hızı ölçümleri gerçekleştirilmiş midir?
Eğer yapılmışsa, ölçümler mekânsal olarak kaç farklı noktada gerçekleştirilmiştir? Doz hızının mekânsal dağılımı nasıldır ve bu ölçümlerin koordinat bazlı sayısal sonuçları nelerdir? Ayrıca, saha dışında ve yerleşim alanlarında doz hızı ölçümleri yapılmış mıdır? Yapıldıysa hangi koordinatlarda hangi doz hızı değerleri ölçülmüştür?

7- Atıkları yükleyen, taşıyan ve işleyen işçiler ile operatörlere gerekli koruyucu donanım sağlanmış mıdır?
Bu kişilere yeterli eğitim verilmiş midir ve güvenlikleri hangi yöntemlerle temin edilmektedir?

TMMOB, sahadaki çalışmalara katılan işçilerin ve operatörlerin güvenliği konusunda da ciddi endişeler taşıyor. Bu noktada, “Atıkları yükleyen, taşıyan ve işleyen işçiler ile operatörlere gerekli koruyucu donanım sağlanmış mıdır? Bu kişilere yeterli eğitim verilmiş midir ve güvenlikleri hangi yöntemlerle temin edilmektedir?” şeklinde bir soru da yöneltildi. 

Denetim, şeffaflık ve kamuoyu bilgilendirilmesi

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, sürecin şeffaf bir biçimde yürütülmesi gerektiğini ve kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı. “Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamanın anayasal bir hak olduğunu, bu çevreyi sağlamanın ödevleri olduğunu yetkili kurum ve kuruluşlara tekrar hatırlatıyoruz. Sorularımızın eksiksiz cevaplanmasını, hazırlanan tüm plan, analiz raporları ve belgelerin kamuoyu ile paylaşılmasını talep ediyoruz” ifadeleriyle, sürecin titizlikle denetlenmesi gerektiği bir kez daha belirtildi.