Son Mühür/ Beste Temel- İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Ege Geriatri Derneği iş birliğinde düzenlenen 14. Ulusal İzmir İleri Yaş Sempozyumu'nun sonuç bildirgesi yayımlandı. İki gün süren oturumların ardından hazırlanan raporda, afet yönetiminde yaşlı bireylerin rolü yeniden tanımlandı. Bildirgede, yaşlıların yalnızca korunması gereken bir grup olarak görülmemesi gerektiği, bilgi ve deneyimleriyle süreçlerin aktif paydaşı olmaları şartı vurgulandı.
“Yaş dostu İzmir Afet Eylem Planı” çalıştayı düzenlenecek
Sempozyumun en somut çıktısı, kente yönelik yeni bir stratejik planın fitilini ateşledi. Kent Konseyi, AFAD, Kızılay, üniversiteler ve ilgili bakanlık müdürlüklerinin katılımıyla “Yaş Dostu İzmir Afet Eylem Planı” için ortak bir çalıştay yapılması kararlaştırıldı.
Oluşturulacak risk ve kırılganlık haritaları ile yalnız yaşayan, hareket kısıtlılığı bulunan veya sürekli ilaç kullanan yaşlılar afet öncesinde tespit edilecek. Arama-kurtarma, tahliye güzergâhları, geçici barınma ve sağlık hizmetleri bu özel gereksinimler doğrultusunda bütüncül bir şekilde planlanacak.
Afet çantası ve sağlık hizmetlerinde kritik uyarılar
Bildirgede, kişisel hazırlık aşamasında yaşlıların tıbbi ihtiyaçlarına dikkat çekildi. Deprem çantasında standart malzemelerin yanı sıra düzenli kullanılan reçetelerin, ilaç raporlarının, tıbbi cihazların ve yedek gözlük veya işitme cihazlarının bulundurulması istendi. İlaç isimleri ve kullanım dozlarının yazılı olarak saklanması, afet anında sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürmesi açısından zorunlu tutuldu.
Ayrıca acil servislerin yaşlı sağlığına duyarlı hale getirilmesi gerektiği belirtildi. Demans, düşme riski, çoklu ilaç kullanımı ve psikolojik acil durumlar için özel yaklaşımlar geliştirilmesi talep edildi.

İklim krizi ve afet sonrası sosyal yaşam
Risk analizleri sadece depremle sınırlı tutulmadı. Aşırı sıcaklar, orman yangınları ve seller gibi iklim krizinin tetiklediği afetlerin yaşlılar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekildi. Yerel ölçekte koruyucu politikaların artırılması gerektiği ifade edildi.
Afet sonrasındaki sürecin yalnızca barınmayla sınırlı kalmaması gerektiği vurgulandı. Yaşlı bireylerin bakım hizmetlerinin sürdürülmesi, sosyal ilişkilerinin yeniden kurulması ve yaşamlarını güvenli bir şekilde inşa etmeleri için psiko-sosyal destek mekanizmalarının devreye sokulması istendi. Sonuç bildirgesindeki ortak mesaj ise net bir şekilde özetlendi: "Yaşlılar için değil, yaşlılarla birlikte."




