İzmir'de yaşayan Eyüp Karanfil, ilkokul çağlarında okuma ve yazmakta zorluk çekmesine rağmen ilgi duyduğu güzel yazı sanatında uzmanlaşarak ustalığa erişti. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 'Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı' unvanına layık görülen Karanfil, yetiştirdiği öğrencilerle bu geleneksel sanatı yarınlara taşımayı sürdürüyor.
Matbaa çıraklığından kültürel miras taşıyıcılığına
Konak ilçesinde ikamet eden 55 yaşındaki Eyüp Karanfil, ilkokul yıllarında yaz tatilini değerlendirmek üzere verildiği matbaada harflerin yapısıyla tanıştı. O dönem derslerinde okuma yazma güçlüğü yaşamasına karşın harf formlarına ve çizgilere duyduğu merakın peşinden giden Karanfil, zamanla kaligrafi alanında derinleşti. Tarihi Kemeraltı Çarşısı’ndaki 2 metrekarelik atölyesinde kâğıt, porselen, ahşap ve kına tefi gibi farklı yüzeylere kaligrafi işleyen Karanfil, 2025 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan 'Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı' unvanını aldı.
Okul yıllarındaki zorluklar ve Kalem Suresi’nin etkisi
Sanata başlama sürecini anlatan Eyüp Karanfil, ilkokul döneminde akranları gibi okuma yazmayı hızlı öğrenemediğini, babasının yönlendirmesiyle matbaada çalışmaya başladıktan sonra harf anatomisine ilgi duyduğunu ifade etti. Alanında uzman hocalardan ders alarak kendini geliştirdiğini belirten Karanfil, Kur'an-ı Kerim'de yer alan Kalem Suresi'ndeki "Kaleme ve kalem ehlinin yazdıklarına ant olsun" ayetinden derin bir etkileşim duyduğunu ve bu ilhamla mesleğini profesyonel boyuta taşıyarak eğitimler vermeye başladığını dile getirdi.
Usta-Çırak geleneğiyle sanatı geleceğe aktarma hedefi
Kaligrafi sanatının usta-çırak ilişkisiyle yürütüldüğünü ve sürekli bir öğrenme süreci gerektirdiğini vurgulayan Karanfil, Bakanlıkça kendisine verilen unvanın bir sorumluluk yüklediğini belirtti. Eğitime gelen gençlerden öncelikle sabır beklediklerini aktaran usta sanatçı, sanat tutkusu olan öğrencilere bilgi birikimini aktarmayı bir görev saydığını ve Kemeraltı’ndaki küçük dükkânında bu geleneği yaşatmak için çalışmaya devam ettiğini kaydetti.
"Hat ve kaligrafi farklı, esas olan ölçü ve denge"
Kaligrafi ve hat sanatının kamuoyunda zaman zaman karıştırıldığına dikkat çeken Eyüp Karanfil, hat sanatının Arap harfleriyle, kaligrafinin ise Latin harfleriyle icra edildiğini aktardı. Her iki alanın ortak noktasının estetik yazı olduğunu belirten Karanfil; işin temelinde denge, ölçü ve harf anatomisinin yattığını söyledi. Kaligrafi uygulamalarında kalem ucunun genişliğini esas alan "nip ölçüsü" kriterine göre çalışıldığını ve bu disiplin sayesinde estetik eserlerin ortaya çıktığını vurguladı.





