Kordon'da insanlar hafif bir çisenti altında şemsiyeleriyle yürürken, şehrin doğusundaki ilçelerde gökten adeta bardaktan boşanırcasına bir tufan kopar. İşte son meteoroloji verileri, bu devasa şehrin yağmur yükünü aslında kimin çektiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Zirvenin Adı Ödemiş Oldu
Kayıtlara göre İzmir'de yağmurun en çok düştüğü yer açık ara farkla Ödemiş ilçesi. Hemen peşinden ise Beydağ ve Kemalpaşa geliyor. Özellikle Küçük Menderes Havzası'nın kalbinde yer alan bu bölgeler, günlerce süren aralıksız sağanakların hedefi oluyor. Sahildeki Aliağa veya Çeşme gibi ilçelerde metrekareye düşen yağış bir elin parmaklarını geçmezken, Ödemiş'te bu rakamlar inanılmaz seviyelere tırmanabiliyor.

Toprağın Bereketi mi, Çiftçinin Sınavı mı?
Ödemiş demek, Türkiye'nin en verimli tarım arazilerinden biri demek. Patatesten incire, kestaneden envaiçeşit sebzeye kadar her şeyin yetiştiği bu topraklarda suyun kıymeti paha biçilemez. Diyelim ki koca bir yıl boyunca o tarlaya emek verdiniz, traktörünüzün mazotunu kuruşu kuruşuna hesapladınız. Yağan bu yağmurlar yeraltı sularını besleyip mahsulü canlandırırken, çiftçinin yüzüne sıcacık bir tebessüm konduruyor.
Sel Korkusu Uyku Kaçırıyor
Fakat doğanın dengesi şaştığında işin rengi çabucak değişiyor. Aşırı yağışların bir anda sele dönüşmesi, Ödemiş ve Beydağ köylerinde yaşayanları geceleri uykusuz bırakmaya yetiyor. Bir gecede sular altında kalan seralar, çamura gömülen tarlalar, onca emeğin ve bankalara olan borçların bir anda heba olması demek. Üretici, gökyüzüne bakarken hem minnet duyuyor hem de için için bir felaket korkusu taşıyor.
İzmir'in İki Farklı Dünyası
Aynı il sınırları içinde bu kadar zıt manzaralar görmek gerçekten şaşırtıcı. Bir tarafta deniz seviyesinde kupkuru sokaklar, diğer yanda dağ eteklerinde sularla boğuşan bir hayat var. İzmir, aslında sahildeki o ışıltılı silüetinin ardında, toprağını işleyen ve yağmurla adeta bir satranç oynayan insanların sessiz mücadelesine ev sahipliği yapmaya devam ediyor.




