Son Mühür/ Emine Kulak- Atakan Başpehlivan- İzmir Büyükşehir Belediyesi ekim ayı olağan birinci meclisi Başkan Vekili Mustafa Özuslu’nun yönetiminde yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasının ardından 12 Ekim pazartesi günü yapılması planlanan meclis birleşimi YENİ Parti ve CHP’li meclis üyelerinin katılmaması ve yeter çoğunluk sağlanamadığı için yapılmamıştı.

Bugün gerçekleşen meclis birleşimi, meclis üyelerinin katılımının yanı sıra birçok siyasi parti temsilcisinin de yoğun katılımıyla gerçekleşti.
Bazı meclis üyelerinin ayakta kalması sonrası Başkan Vekili Özuslu, “Bir meclis üyesi dahi ayakta kalırsa oturumu açmam” diyerek uzun süre düzenin sağlanması konusunda uyarılarda bulundu.

Özuslu: Görevimi bağımsız sürdüreceğim

Siyasi yol haritası hakkında açıklama yapan ve İzBB Başkanı Cemil Tugay’ın başkanvekili görevini vermesi hakkında konuşan Başkanvekili Mustafa Özuslu, “Üstlendiğim görevi hakkaniyetli, bana yakışır bir şekilde yönetmek istiyorum. Ama benim tek başıma yapabileceğim bir şey değil. Buradaki her bir arkadaşımdan bu konuda bana yardımcı olmasını diliyorum. Ben 18 Haziran’da CHP’den istifa ettim, bağımsız meclis üyesi olarak görevimi sürdürüyorum. Sürdüreceğim, sürdürmeye de devam edeceğim. Yakamdaki Atatürk rozeti de benim ideolojik olarak durduğum konumu göstermektedir. Hiçbir konuya, mevzuya, söyleme itibar etmiyorum benim için bu kadar açık bir konudur. Cemil Tugay’ın bana verdiği görevi söylediğim şekilde yöneteceğimi ifade etmek istiyorum” dedi.

Boztepe: İmza atıp meclisi terk edip gitmek yok

AK Partili meclis üyesi Hüsnü Boztepe, “Defalarca dile getirmemize rağmen bizi reddeden arkadaşlar konu kendilerine gelince demokrasi havarisi kesiliyorlar. Biz bu konuya ‘Evet’ diyecek ve hiçbir sıkıntı yaşamayacağız. İmza föylerindeki kalabalığı görünce gözlerim yaşardı. Biz de bugünden sonra imza föylerini bir en başında imzalatacağız, bir de en son mazeret bildirimlerinden önce tekrar imzalamalarını gerekiyor. İmza atıp meclisi terk edip gitmek yok. Sonuçta devlet, buraya katılan arkadaşlara huzur hakkı veriyor. Kalacaksınız kardeşim! Meclisin sonuna kadar kalacaksınız ve bu meclis bu kente hizmet etmenin huzurunu yaşayacak” ifadelerini kullandı.
“Gün gelir, devran döner. Bir gün gülme sırası bize de gelecek demiştik” sözleriyle devam eden Boztepe, “Demokrasi hep bana hep bana değil; keser gibi bir sana bir bana olmalı. Bu arkadaşlar şov yapmak istiyor, biz de gerekli cevabı vereceğiz” diye konuştu.

Özkan: Daha düne kadar söylediklerini unutup bugün AK Parti’yi övmeye doymayan Başkan’a

YENİ Parti Grup başkanvekili Yağmur Yurdakul Özkan, "İzmir halkı onca yıldır bir irade gösteriyor ve AK Parti’yi iktidara getirmiyor. 2024 seçimlerde de o iradeyi temsil ettiğini düşündüğü kişi olan o adayı seçti. İzmir seçmeni isteseydi AK Parti tarafından aday gösterilmiş nice bakanlık yapmış kişileri seçerdi. Ancak İzmirli bu kenti onlara emanet etmedi. AK Parti olarak burada da hangi gerekçelerle AK Parti’ye katıldığı belli olmayan ideoloji değiştirmiş belediye başkanını İzmir halkına sunuyorlar. Hizmet getirmenin yolunun parti değiştirmekten mi geçtiği konusunda yapılan tartışmalar sonrası böyle bir şey olmadığı söyleniyordu. Hizmet partiye mensup olmaktan geçiyormuş. O yüzden İzmir’e üvey evlat muamelesi yapılıyormuş. Daha düne kadar bu mecliste parmak salladıkları, ‘Ayakların birbirine dolansın’ dahi dedikleri belediye başkanlarını partiye aldıkları için çok sevinçliler. Ne büyük bir istikrar. Sandık geldiğinde İzmir, ideolojik istikrarın ne demek olduğunu tekrar ortaya koyacak. Daha düne kadar söylediklerini unutup bugün AK Parti’yi övmeye doymayan Başkan’a. AK Parti’ye geçme ihtimali sorulduğunda ‘Milyonda bir bile ihtimal değil. CHP belediye başkanı olarak seçildim. Parti değiştirmek çok ayıp ve etik dışı’ dediler. Dünya görüşleri uyuşmadığı ve ailevi sonuçlara yol açacağı için ‘Bir an bile buna inanmıyorsunuz değil mi?’ dediler. 7 Ekim’de AK Parti rozetini taktı. İpliklerini pazara çıkaracağım, korkulu rüyanız olacağım dediğiniz partinin saflarına katıldınız. İzmir’de daha parti geçişi olacağı gece bir video yayınlandı, İzmir’in dağlarında çöpler gösterdi sonra çiçekler açıyordu. Yani başkana dediler ki sen İzmir’i bu hale getirdin, marifet sende değil bizde. Onlarca hakarete rağmen İzmirli’nin oy vermediği AK Parti’ye gittiniz. Bu irade kişilerin elinden alıp ordan oraya gidebileceğiniz bir yer değildir. Topluma net olmanız, duruşunuz ve tavrınızın farklı olmaması lazım’ demişti. İzmirli size geçmişte başka konuşmuş, gelecekte bambaşka bir şey yapan kişinin ne demek olduğunu sandıkta gösterecek. Seçmeni gerçekten kandırabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Seçmen, sayın Başkan’ın neyi hedeflediğini anlamıyor mu sanıyorsunuz? Ne Şam’ın şekeri ne Arap’ın gözü. AK Parti güzellemelerini bırakmalarını istiyor ve sesleniyoruz: Buraya gelin de sizi bu mecliste savunmak için küfür yiyenlerin yüzüne bir kez olsun bakın. Gelin de seçmene verdiğiniz sözün arkasında nasıl durmadığınızı anlatın. Bu arada yaptığınız güzellemelerle AK Parti’nin Türkiye’ye yaşattıklarını değiştiremezsiniz. Siz artık emeklinin ekmek kuyruklarında, gençlerin yemek bulamadığı için lokma kuyruğunda, okumaya gittiği kentte öldürülen ve faillerin dahi bulamadığı kadınların sebebi olanların yanındasınız. Siz artık devletin zor gücünü komedyene, gazeteciye, medyaya, gazilere gösterenlerin yanındasınız. Biz ise halkı için mücadele edenlerin, Sinem Dedetaş’ın, Ekrem İmamoğlu’nun, Özgür Özel’in, çiftçinin, emeklinin yanındayız. Siz mevkisi için güce biat edenlerin biz ise nice zalimliklere göğüs geren Pir Sultan’ın yanındayız. İzmir halkı günü geldiğinde kimsesizlerin kimsesini arayan Başkan’a o kimsenin Cumhuriyet olduğunu hatırlatarak ellerinden alınan hakkı savunacak" dedi.

Yıldız: Cemil Tugay partimizin mensubu

Konuşma sırası hakkında söz alan AK Parti Grupbaşkanvekili Hakan Yıldız, “ Sayın başkan artık partimizin mensubu. Bugüne kadar da parti hiyerarşisinde dikkat ettik. İktidar oldukları için en son sözü, bütçede bile önce onlar konuştular. 2.5 yıldır sürdürdüğümüz hassasiyeti özellikle onlardan da beklerim. Bu hassasiyeti umut ederim, diğer başkanvekilleri de gösterir” dedi.

Özuslu: AK Parti'nin 39 üyesi var

Başkanvekili Özuslu ise, Yıldız'a yanıt vererek, "Ben ilgili yönetmenin bana açtığı alanla ilgili söylüyorum. Yönetmelikte mecliste fazla sayısı olan diyor. Elimdeki belgeye de baktığımda 39 üyesi ile… “ dedi.

AK Parti Grupbaşkanvekili Hakan Yıldız ise yönetmelik hakkında yanıt vererek, "Yönetmeliği çok iyi biliyorum. 2.5 yıldır bu mecliste, bütçe, kesin hesap hepsinde en son söz aldık. Bu noktadaki malum ortam belli. Ben ifade özgürlüğüne çok saygı duyuyorum. Arkadaşlar kendi hassasiyetleriyle ifadelerinin büyük bir bölümü hem hükümeti hem de başkanımıza eleştiri. 2.5 yıldır yönetmeliği uygulamamış düşünceye saygı duyduysak, bu saygıyı beklemek zorundayız. Sizden de adil bir yöneyim anlayışı bekliyorum. Biz 2.5 yıldır dikkat ettik” dedi.

Özuslu: Grupbaşkanvekillerine ikinci konuşma şansı isterlerse veririm

Başkanvekili Özuslu ise, “ Grupbaşkanvekilleri yönetme tarzımda inisiyatifimi hep onlardan tarafa kullandım. Gündem dışı konuşmalarda ikinci bir hak ile konuşma isteklerini duyarsa ikinci söz hakkı daha verebilirim. Amaç burada bütün parti gruplarının söylemek istediklerini, eleştirilerini, İzmir halkının karşısında açık olarak ortaya koymasını sağlamak” dedi.

Yeter: Ekonomideki kötü gidişat AK Parti ve MHP'yi de etkiledi

Toplumsal refah seviyemiz yerlerde diyen CHP Grup başkanvekili Candaş Yeter, " Dargın, üzgün ve kızgınız. Demokrasiyi yaratmanın insanların en büyük gücü olduğunu belirterek ya tam gerçek bir demokrasi olmalı ya da hiç. Türkiye hiçlere layık değil. Demokrasinin sağlıklı işlediği ülkelere baktığınızda toplumsal huzurun yüksek olduğunu görüyoruz. Toplumsal refah seviyemiz yerlerde… 2010’lu yılların AK Parti ile yönetilen Türkiyesi’nden 2020’li yılların AK Parti ile yönetilen ülkesine geldiğimizde ekonomide, sağlıkta, eğitimde iyi gitmeyen bir kötü gidişe geldik. Bunun tek nedeni sağlıklı işlemeyen demokrasimiz. 24 yıllık iktidarınız boyunca tüm seçim stratejilerinizi inşa ettiğiniz o iki kelime: Milli irade. Milli iradenin tecelli ettiği yer seçimlerdir. 2024’te milletin iradesi sandığa yansımış ve seçimlerini yapmıştır. Seçildikleri siyasilerin seçildiği partilerde kalarak millete hizmet vermesi gerekir. Son günlerde bunun dışına çıkıldığını görüyoruz. Türkiye demokrasisi tarihin en ağır yaralarından birini 2024 seçimlerinden sonra almış ve bu da Türkiye’de büyük kaygı yaratmıştır. AK Parti ve MHP’lilerin de olumsuz olarak etkilendiği bu süreci kusura bakmayın siz yarattınız. Bu kötü gidişatı düzeltecek formül Yaşar Kemal’in sözlerinde yansır: Ya gerçek demokrasi ya da hiç" diye konuştu.

Muhabir: Emine Kulak