Son Mühür / Atakan Başpehlivan Birlik Yerel Sen Genel Başkanı Reşat Bozat, TÜİK verilerine göre açıklanan enflasyon rakamlarını değerlendirerek, konuyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bozat, geçim maliyetlerinin ekonomik anlamda ciddi problemlere neden olduğunu söyledi.
Reşat Bozat: Hane halkının gerçek geçim maliyetlerinin de dikkate alınması gerekmektedir
Ekonomik ve sosyal koşulları değerlendirirken yalnızca ekonomik verilerin değil, geçim maliyetlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Birlik Yerel Sen Genel Başkanı Reşat Bozat, "Kamu çalışanlarının ekonomik ve sosyal koşulları değerlendirilirken yalnızca açıklanan enflasyon oranlarının değil, kümülatif fiyat artışlarının, temel tüketim harcamalarının ve hane halkının gerçek geçim maliyetlerinin de dikkate alınması gerekmektedir.
Eylül 2026 döneminde açıklanan enflasyon verileri ile açlık ve yoksulluk sınırlarına ilişkin göstergeler, ücretlerin satın alma gücünün korunmasının ve çalışanların yaşam koşullarının iyileştirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. TÜİK’in Eylül 2026 verilerinde aylık enflasyon %1,84, yıllık enflasyon %29,73 olarak açıklanmıştır. Yılbaşından eylül ayı sonuna kadar gerçekleşen kümülatif tüketici enflasyonu ise yaklaşık %24,32 seviyesindedir. TÜRK-İŞ’in Eylül 2026 araştırmasına göre; Açlık sınırı: 37.800,92 TL, yoksulluk sınırı: 123.130 TL, bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti: 48.884,82 TL.
Bu göstergeler, çalışanların gelirleri ile temel yaşam giderleri arasındaki ilişkinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini göstermektedir. Özellikle barınma, gıda, ulaşım, eğitim ve sağlık harcamalarındaki yük, kamu çalışanlarının ekonomik koşullarının iyileştirilmesini zorunlu kılan başlıca unsurlar arasındadır. Birlik Yerel- Sen olarak temel yaklaşımımız açıktır: Kamu çalışanlarının ücretleri, yalnızca dönemsel enflasyon oranları üzerinden değil, gerçekleşen kümülatif fiyat artışları ve gerçek yaşam maliyetleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir" dedi.
"Sürdürülebilir ücret politikaları oluşturulmalıdır"
Son olarak, gelir vergisi yükünün çalışanlar üzerindeki etekisinin azaltımalı için de gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini belirten Bozat, konuyla ilgili yaptığı açıklamasında şu ifadeleri kullandı: Bu doğrultuda; Kamu çalışanlarının satın alma gücünü koruyacak kalıcı ve sürdürülebilir ücret politikaları oluşturulmalıdır. Geçmiş dönem enflasyon kaynaklı gelir kayıpları dikkate alınarak gerekli iyileştirmeler yapılmalıdır. Ücret artışları, çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesini ve insanca yaşam koşullarına ulaşabilmesini sağlayacak düzeyde belirlenmelidir.
Gelir vergisi yükünün çalışanlar üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla vergi diliminin %10’da sabitlenmesine yönelik düzenleme hayata geçirilmelidir. Artan barınma maliyetleri karşısında kamu çalışanlarına kira yardımı sağlanmalı; sosyal destek mekanizmaları güçlendirilmelidir. Toplu sözleşme süreçlerinde ekonomik gerçekler, çalışanların geçim koşulları ve ücretlerin reel değeri esas alınmalıdır. Kamu hizmetlerinin etkin, verimli ve sürdürülebilir biçimde yürütülmesinin temel unsurlarından biri, bu hizmetleri yerine getiren çalışanların ekonomik ve sosyal açıdan güvence altında olmasıdır.
Emeğin karşılığının korunması, yalnızca çalışanların değil, kamu hizmetlerinin niteliğinin ve toplumsal refahın da önemli bir gereğidir. Birlik Yerel-Sen olarak kamu çalışanlarının hak ve menfaatlerinin korunması, ekonomik kayıplarının giderilmesi ve insanca yaşam koşullarına ulaşmaları yönündeki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Emeğin değer gördüğü, ücretlerin hayat pahalılığı karşısında korunduğu ve kamu çalışanlarının geleceğe güvenle bakabildiği bir çalışma hayatı için mücadelemiz devam edecektir"





