Son Mühür- Haftaya TÜİK'in açıklayacağı Eylül ayı enflasyon verileriyle başlayacak olan ekonominin gündeminde içeride fon krizi, dışarıda ise enerji krizinden gelecek haberler ön planda olacak gibi görünüyor.
Önümizdeki haftanın ekonomi gündeminde bizi neler b ekleiyor sorusunu mercek altına alan Eski TCMB Uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş, yeni haftanın genel görünümünde üç başlık öne çıkacak hatırlatmasında bulundu.
Toptaş'ın bu haftaya dair değerlendirmelerinden öne çıkan detaylar şöyle...
Fed'in Eylül tutanakları...
5 Ekim 2026 haftasında küresel ekonominin gündeminde ABD'de açıklanacak hizmetler sektörü verisi ve Fed'in eylül toplantısına ilişkin tutanaklar öne çıkacak. Türkiye'de ise eylül enflasyonu, fon tasfiye sürecinin seyri ve Borsa İstanbul'daki normalleşme arayışı izlenecek. Ortadoğu'da Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması ve Yemen'deki gelişmeler ise enerji fiyatları açısından önemini koruyacak.
Enerji şoku kalıcılaşıyor mu?
Hürmüz Boğazı'nda normalleşme henüz sağlanmış değil. İran, boğazın yeniden açılması için ABD'nin bazı koşulları kabul etmesini isterken, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'ın enerji tesislerine yönelik saldırıları da devam ediyor. Bu gelişmeler, küresel petrol arzına ilişkin risklerin henüz ortadan kalkmadığını gösteriyor.

Önümüzdeki hafta petrol fiyatlarının yanı sıra Hürmüz ve Babülmendep'teki gelişmeler izlenecek. Enerji fiyatlarının yüksek kalması, küresel enflasyonun seyri ve merkez bankalarının önümüzdeki dönemdeki kararları açısından belirleyici olmaya devam edecek.
ABD ekonomisi ne kadar dirençli?
Fed'in eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırmasının ardından piyasaların dikkati artık gelecek adımların ipuçlarına çevrilecek. 5 Ekim'de açıklanacak ABD ISM hizmetler PMI, ekonominin büyük bölümünü oluşturan hizmet sektörünün aktivitesi ve fiyat baskıları açısından önemli bir gösterge olacak. 7 Ekim'de yayımlanacak Fed toplantı tutanakları ise üyelerin faiz artışı konusundaki görüş ayrılıklarını ve enflasyon riskine ilişkin değerlendirmelerini gösterecek.
Haftanın sorusu, ABD ekonomisinde büyüme güçlü kalırken fiyat baskılarının ne ölçüde devam ettiği ve bunun Fed'in ek faiz artışı ihtimalini nasıl etkilediği olacak.
Türkiye'de enflasyon yeni bir eşik mi gösterecek?
5 Ekim'de açıklanacak eylül TÜFE'si, Türkiye ekonomisinin haftadaki en önemli verisi olacak. Ağustos ayında yıllık enflasyon yüzde 31,51, aylık artış ise yüzde 1,84 olmuştu. Piyasa beklentisi eylül ayında aylık enflasyonun yaklaşık yüzde 2,3, yıllık enflasyonun ise yüzde 30,3 seviyesine gerilemesi yönünde.
Ancak enerji fiyatlarındaki yükseliş ve savaşın maliyetler üzerindeki etkisi dikkate alındığında, yalnızca yıllık enflasyon oranı değil, hizmet fiyatları, temel mal enflasyonu ve enflasyonun ana eğilimi de önem taşıyacak. TCMB'nin bir sonraki faiz kararı 22 Ekim'de olduğu için, eylül verisi para politikasına ilişkin beklentilerin şekillenmesinde önemli rol oynayacak.
Fon krizinde ikinci aşama nasıl ilerleyecek?
Eylül ayında BIST 100'ün yüzde 16,65 gerilemesi ve ayı 2008'den bu yana en kötü aylık performansla tamamlamasının ardından piyasaların gündemi artık yalnızca düşüşün kendisi değil, fon tasfiyelerinin nasıl yönetileceği. SPK'nın tasfiye kararı aldığı fon sayısı 131'e ulaşırken yaklaşık 455 bin yatırımcı süreçten etkilendi. SPK, bazı fon yatırımcılarına ara ödemelerin başlatılacağını açıkladı; ayrıca fon tasfiyelerini koordine etmek üzere bir kurul oluşturuldu.
Önümüzdeki hafta Borsa İstanbul'daki oynaklığın seyri, fon yatırımcılarına yapılacak ödemelerin ilerleyişi ve tasfiye sürecinin piyasa likiditesi üzerindeki etkileri izlenecek.
İzmir ekonomisi maliyet baskısına nasıl cevap verecek?
İzmir açısından enerji ve lojistik maliyetleri, sanayi üretimindeki zayıflama ve dış talep öne çıkıyor. Türkiye'nin imalat PMI'ının eylülde 47,9'a gerilemesi, yeni siparişler ve üretimdeki zayıflığın sürdüğüne işaret etti.
Yeni haftada İzmir açısından özellikle enerji maliyetleri, ihracatçıların dış talep koşulları ve finansmana erişim izlenecek.
Sonuç olarak, yeni haftanın genel görünümünde üç başlık öne çıkıyor: Türkiye'de enflasyonun seyri, küresel ölçekte enerji şokunun kalıcılığı ve finansal piyasalarda fon krizinin ardından normalleşmenin ne ölçüde sağlanabileceği.




