Son Mühür- Başbakan yardımcılığı görevinde medyadan sorumlu olduğunu hatırlatan Bülent Arınç, son dönemde gazetecilere yönelik cezaların artmasından duyduğu rahatsızlığı gizlemedi.
Ergenekon sürecinde Nedim Şener ve Mustafa Balbay'a sahip çıktığına işaret eden Arınç,
''Geçtiğimiz günlerde bir haber kanalında Sayın İsmail Saymaz'a bağlanmışlardı. Sayın Saymaz evinden bazı konular hakkındaki düşüncelerini ifade ediyordu.

İsmail Saymaz
Bu görüntü trajiktir: Yıllardır fikirleriyle objektif bir yazar ve gazeteci olan İsmail Saymaz, adli kontrol şartıyla evinden dışarı çıkamamaktadır. Bazı arkadaşları da maalesef cezaevindedir. Bu görüntü aynı zamanda komiktir;
Sayın Saymaz ayaklarına takılan kelepçe yüzünden evinden dışarı çıkamıyor ancak bereket ki ağzı bantlanmamış, televizyona bağlanıp konuşabiliyor ve gazetesine yazılarını gönderebiliyor. Bu hâliyle Nasrettin Hoca'nın türbesi gibi dört tarafı açık ama kapısında büyük bir kilit var. Bu durum beni gerçekten üzüyor ve utandırıyor'' sözleriyle yaşadığı hayal kırıklığına dikkat çekti.

Doğru ve dürüst...


''Gazeteciler görevlerini yaparken özgür, basın ise tam anlamıyla hür olmalıdır. Iktidarı desteklesin ya da muhalif olsun, toplum olarak bizlerin her görüşten gazetecinin doğru ve dürüst haberciliğine ihtiyacı vardır. Yurttaşların haber alma özgürlüğünün bu tür uygulamalarla kısıtlanması kesinlikle kabul edilemez ve doğru değildir'' vurgusunda bulunan Bülent Arınç,
''Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz günlerde yaptığı partimizin grup toplantısında konuşmasını "Ne mutlu ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var." cümlesiyle bitiriyor. Bu bakış açısı nazarı ile gazetecilerin de eleştirileri, araştırmaları ve haberleri anlayışla karşılamamız gerekmektedir'' mesajı verdi.

Muhabir: Bünyamin Dobrucalı