Son Mühür- Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yapay zeka, savunma sanayisindeki tarihi eşikler ve son günlerde gündemde olan fon piyasasındaki düzenlemelere dair önemli açıklamalarda bulundu.

"Teknoloji ilerlerken insan faktörü dikkate alınmıyor"

Konuşmasına organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl belirlenen "İnsanlığın Yeni Evresi" temasının önemine değindi.

Yapay zeka ve otonom sistemlerin hayatın merkezine yerleştiği bu dönemde iş dünyasının hazırlıklı olmasının kritik bir hassasiyet olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojik dönüşümün insani boyutuna dair;

"Şu bir gerçek ki; teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken insan faktörü maalesef dikkate alınmıyor. Daha doğrusu ursanmıyor. İnsanı ve insani değerleri taşıyan bu teknolojinin ne kadar faydalı olacağı kuşkusuz şüphelidir.

Son dönemde insan ile teknoloji arasındaki ilişkileri sorgulayanların sayısının giderek arttığını müşahede ediyoruz.

Sadece entelektüel çevrelerde değil, iş dünyasında, akademide, toplumun genelinde soru işaretleri artmakta, güvenin yerini tedirginlik almaktadır." uyarısında bulundu.

"Tekno oligarklar tüm dünyayı hedef almaktadır"

Gelişen teknolojilerin küresel ölçekte doğurduğu yeni risklere dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta gündeme getirdiği tekno oligarklar konusunu yineleyerek;

"Geçen hafta dikkat çektiğim tekno oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayınladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir.

100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yapboz tahtası olarak gören bu zihniyetin insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk.

Kimi yerinin teknokrasi, kimilerinin tekno faşizm adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz.

Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz." ifadelerini kullandı.

2030 hedefi, 100 bin girişim ve 100 milyar dolar değerleme

Türkiye'nin milli teknoloji hamlesiyle büyük bir sıçrama yaptığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan; 24 yıl önce parmakla gösterilecek sayıdaki teknoparkların 115'e yükseldiğini, Ar-Ge harcamalarının 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara çıktığını söyledi.

2019'da hiç unicorn yokken bugün sayının 8'e ulaştığını belirten Cumhurbaşkanı, vizyon projeleri ve destek mekanizmalarını şöyle aktardı;

"2030'a dek ülkemizden 100.000 teknolojik girişimin doğmasını, bunların toplam değerlemesini ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz.

Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyada en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz.

İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız. Merkez Bankamızın 750 milyar lira tahsis ettiği yatırım taahhütlü avans kredimiz bunların en başında yer alıyor.

Yüksek teknoloji destek programı HİT-30'la da Türkiye'nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltmek üzere önemli bir adım attık.

Kobilerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla 250 milyarlık imalat sanayi kredi finansman programını devreye aldık.

2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'yla veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız.

Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zeka altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz. Bilge dil modelimizle Türkçe yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesini sağlayacağız."

"Savunma sanayisinde kilogram başı ihracat oranımız 65 dolara yaklaşıyor"

İleri teknolojinin ülke savunmasındaki önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan; 2002'de %20 olan yerlilik oranının bugün 4.500'ü aşkın firma, 1.400'den fazla proje ve 100 bin kişilik istihdamla devasa bir ekosisteme dönüştüğünü söyledi. Yüksek katma değerli üretimin zorunluluk olduğunu çarpıcı verilerle açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan;

"Türkiye'nin genel ihracatında kilogram başı değer 1,5 dolar civarındayken, savunma sanayinde hacimli ürünler dahil kilogram başı ihracat oranımız 65 dolara yaklaşıyor.

Hatta sihalarımızda kullandığımız kameraların kilogram başı değeri 20 bin dolar civarında. O kameraların içindeki dedektörlerin kilogram başı değeri ise 50 bin dolar. Bunlar bize aslında şunu anlatıyor: Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir." dedi.

"Kararlı adımlarla fon sorununu kontrol altına aldık"

Don piyasasında yaşanan dalgalanmalara ve atılan kararlı adımlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin yakından takip edildiğini belirterek;

"Biliyorsunuz son haftalarda fon piyasamızın belli bir kısmında nükseden bir sorunla yüzleşiyoruz. 17 Eylül'den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık.

Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz.

Burada 3 tane önceliğimiz var: Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi.

Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasını müteakip ara ödemeler başlayacak." ifadelerini kullandı.

Ayrıntılar geliyor...

Kaynak: HABER MERKEZİ