Yaz kış demeden yaşanan üst solunum enfeksiyonları ve alerjik reaksiyonlar sırasında yaygın şekilde kullanılan dekonjestan burun spreyleri, kısa süreli rahatlama sağlasa da kontrolsüz tüketildiğinde ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirildiği öğrenildi.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Kasım Durmuş, dekonjestan tipi spreylerin burun etlerini büzerek hızlı bir açılma sağladığını ancak 5 günü aşan kullanımlarda vücutta ters bir tepkimeye neden olabildiğini belirterek uyararak "İlaç 3-5 günden fazla kullanıldığında, burun mukozasındaki reseptörler bu aşırı uyarıdan yorulur ve reseptör sayısını azaltır. Reseptör sayısı azaldığı için ilaç eski etkisini gösteremez ve damarları kasamaz. Sonuçta ilacın etkisi geçmeye başladığı an vücut aşırı bir tepki göstermeye başlar; beyin, oksijen miktarının azaldığı dokuya acil olarak kan gönderilmesini ister. Aşırı kanla dolan damarlar genişler, geçirgenlikleri artar ve doku arasına sıvı sızar. Bu durum burun içinde çok şiddetli bir ödem ve şişlik meydana getirir; daha ağır bir burun tıkanıklığına yol açar. Hasta spreyi sıkmadığı zaman şikayetleri daha da artar, sprey ihtiyaç sıklığı yoğunlaşır ve süreç bir kısır döngüye girer" ifadelerini kullandı.

“Boğulma hissi panik atağı tetikleyebilir”

Gece başucunda sprey bulundurma ihtiyacı veya sprey unutulduğunda yaşanan panik hissine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Kasım Durmuş, "Böyle bir durum, bağımlılığın fiziksel boyutun ötesine geçerek psikolojik bir bağımlılığa dönüştüğünü göstermektedir. Bu hastalar, özellikle sprey yanlarında olmadığı zaman burunlarından nefes alamadıkları için boğulma hissine kapılmakta ve bu durum panik atağı tetiklemektedir. Stres arttığı için burun damarlarında daha fazla genişleme ve tıkanıklık meydana gelmektedir" dedi.

SON DAKİKA Eşini silahla vurdu, kendini dükkana kapattı!
SON DAKİKA Eşini silahla vurdu, kendini dükkana kapattı!
İçeriği Görüntüle

4 hafta sonra düzelmeyen burun etlerinde cerrahi seçenek

Medikal tedaviye yanıt vermeyen ve yapısı bozulan burun etlerinde cerrahi yöntemlerin devreye girdiğini aktaran Prof. Dr. Kasım Durmuş, "Eğer medikal tedaviye başlamadan önce yapısı tamamen bozulmuş burun etleri mevcutsa, bu hastalar sadece ilaç tedavisi ile düzelmez. Ancak bu hastalarda öncelikle mukozal hasarı düzeltmek amacıyla medikal tedaviye başlanır, sonrasında ise cerrahi tedavi planlanır. Eğer uygulanan medikal tedaviye rağmen 4 hafta sonra hastanın burun etleri normale dönmüyorsa, cerrahi tedaviye başvurulmalıdır" sözlerini kaydetti.

Kaynak: İHA