Son Mühür / Atakan Başpehlivan Karaburun Yerel Fok Komitesi yayınladıkları bildirilerinde Akdeniz foklarının korunması gerektiğini vurgulayarak özellikle Türkiye'de bulunan 120 civarında fokuna sahip çıkılması gerektiğini ve yuvalarına dokunulmaması gerektiğini vurguladı.
"Ülkemizde 120 tane kaldı"
Akdeniz foklarının denizlerin en nadir canlılarından olduğunu aktaran Karaburun Yerel Fok Komitesi, canlıların insan baskılarından korunması gerektiğini belirterek, "Akdeniz Fokları ve Yaşam Alanları İlgili uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuatlar gereği korunma altındadır. İzmir Körfezi’nde Akdeniz Foklarına ait önemli dinlenme, barınma ve doğumhane niteliğinde olan mağaralar bulunmaktadır.
Akdeniz Foklarının son sığınakları olan bu mağaralar özellikle yapılaşma ve insan baskılarından ve aktivitelerinden korunmalıdır. Yavrularını bu mağaralarda doğuran ve emziren Akdeniz Foklarının yaşam alanlarına dalarak, yüzerek veya herhangi bir deniz vasıtasıyla girilmesi mevzuat gereği yasaktır. Sadece denizlerimizin en nadir canlılarından Akdeniz Fokları değil tüm doğaya karşı insani ve vicdani sorumluluklarımız olduğunu unutmamalıyız.
Akdeniz Fokları dünyadaki en nadir memeli türlerindendir. Akdeniz’in eşsiz biyoçeşitliliğinin, sağlıklı deniz-kıyı ekosistemlerinin ve kadim kültürlerinin son temsilcilerinden biri; Akdeniz’in son elçisidir. Küresel ölçekte 800-900 ve ülkemizde 120 civarında varlıklarını sürdürmektedir" şeklinde konuştu.
"Akdeniz Fokunu Korumak Akdenizi Korumaktır"
Son olarak, Akdeniz foklarını korumanın Akdeniz'i korumak anlamına geldiğini söyleyen çevreciler yayınladıkları açıklamada konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Akdeniz Foklarının ülkemizdeki varlığı, sayısı, cinsleri vb. pek çok verinin sağlanması adına İzmir Körfezindeki ve diğer kıyı alanlarında ki pek çok mağaraya Fotokapanlar yerleştirilmiş durumdadır. Bu mağaralar, Akdeniz Foklarının doğal yaşam alanları olmasının ve titizlikle korunmasının yanısıra insanlar için tehlike de oluşturabilmektedir. Mağaralar içinde taş ve kaya parçalarının kopması insanlar için önemli risklerdir.
O yüzden hem bu nadir türün korunması hem de insan güvenliği için bu mağaralara kesinlikle girilmemesi gerektiğini önemle anımsatırız. Bu mağaralara yönelik insan baskısının artık daha fazla önüne geçilmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu mağaralara konulan Fotokapan kayıtlarında ne yazık ki insanların bu özel türe yapmış olduğu baskı üzüntü ve kaygıyla görüntülenmiştir. Akdeniz Foku ve Yaşam Alanlarının korunması kıyılarımızın, denizimizin, ortak yaşam alanlarımızın korunması demektir. Kıyılarımızdaki doğallığın korunması, doğallığını koruyan kıyılarda yapılaşmadan uzak durulması, habitatın parçalanmaması önem taşımaktadır.
İlgili ulusal mevzuatta belirtildiği üzere Akdeniz Fokları ve Yaşam Alanlarının korunması adına yerelden, ulusal düzeye kadar görev, yetki ve sorumluluğu olan tüm birimlere konuyu hassasiyetle aktarmak isteriz. Yeryüzü gezegeninin bu nadir türünün korunması ve mağaralardan uzak durulmasının sağlanması adına bilgilendirme ve uyarı panolarının oluşturulması gerekmektedir. Ülkemiz kıyılarında ilgili birimlerle bu yönde sağlıklı iletişimler kurulmuş ve türün korunmasına yönelik önlemler alınmış olsa da yeterli değildir. Önümüzdeki süreçte Akdeniz Fokları ve yaşam alanları adına sağlıklı kararların alınmasını ve uygulamalara geçilmesini umut ediyoruz. Akdeniz Fokunu Korumak Akdenizi Korumaktır"





