Solaklarla ilgili yapılan bir araştırma, el tercihinin ötesinde dikkat çekici bir sonucu gündeme taşıdı. Fransa’daki IÉSEG İşletme Okulu tarafından gerçekleştirilen çalışmada, kendisini solak olarak tanımlayan kişilerin siyasi yelpazede sağ elini kullananlardan daha solda konumlandığı görüldü.
Araştırmaya 18 Batı ülkesinden toplam 1404 kişi katıldı. Katılımcıların siyasi eğilimleri aşırı sağdan radikal sola uzanan 10 puanlık bir ölçek üzerinden değerlendirildi.
Aradaki fark yarım puana ulaştı
Sonuçlara göre kendisini solak olarak tanımlayanlar, sağ elini kullananlara kıyasla ortalama 0,5 puan daha solda konumlandı.
Araştırmada kadın ve erkekler arasında belirlenen siyasi görüş farkı ise 0,4 puan oldu. Böylece solak ve sağlak katılımcılar arasındaki fark, çalışmadaki cinsiyet farkının da üzerine çıktı.

Eller ölçülünce sonuç değişti
Araştırmanın en dikkat çeken ayrıntısı, kişilerin gerçekte hangi ellerini kullandıkları incelendiğinde ortaya çıktı.
Katılımcıların günlük eylemlerdeki fiziksel el tercihleri dikkate alındığında solaklarla sağlaklar arasındaki siyasi farklılık ortadan kalktı.
Bu sonuç, araştırmanın odağını biyolojik el tercihinden kişinin kendisini nasıl tanımladığına çevirdi.
“Önemli olan kimlik, el değil”
Araştırmanın başyazarı Profesör Jérémie Bertrand da bulgunun bu yönüne dikkat çekti.
Bertrand, biyolojik açıklamanın farklı bir sonuç öngördüğünü belirterek asıl belirleyici noktanın kişinin kendisini hangi kategori içinde gördüğü olduğunu ifade etti. Araştırmacıya göre dikkat çeken bağlantı fiziksel olarak kullanılan elden çok “solak” kimliğiyle ilişkili.
Çalışma, siyasi tercihleri değerlendirirken yaş, gelir, meslek ve eğitim gibi bilinen değişkenlerin yanında kişilerin kendilerini nasıl tanımladıklarının da araştırılması gereken bir unsur olduğunu ortaya koydu.



