İzmir Çeşme’de büyüyen 16 yaşındaki Doğa Ergün, su altında çektiği fotoğraflarla deniz ekosistemindeki insan tahribatını belgeliyor. Küçük yaşta ailesinin dalış merkezinde denizle tanışan genç yetenek, bugün uluslararası fotoğraf dünyasında adından söz ettiriyor.

430 bin fotoğraf arasından sıyrıldı
Çeşme Hacı Murat-Hatice Özsoy Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Doğa Ergün, babasının dalış merkezinde teknede yardım ederek büyüdü. Zamanla tüplü dalışa başladı. Suyun altındaki yaşamı belgelemek isteyince eline kamerayı aldı. Önce babasının ve ağabeyinin makineleriyle denemeler yaptı. Çeşme’de açtığı 4 sergiden kazandığı parayı biriktirip kendi profesyonel ekipmanını aldı.
Sony World Photography Awards’ın Gençlik kategorisine başvurdu. Tam 430 bin fotoğraf arasından ilk 9’a girdi. Karesi, İngiltere’deki Somerset Sarayı’nda sergilendi. Ardından Litvanya’da düzenlenen "21. Yüzyılın Gençleri" yarışmasında üçüncü oldu. Fotoğrafları İngiliz dergilerinde yayımlandı.
"Asıl amacım insanın doğaya verdiği zararı göstermek"
Su altındaki kirliliğe dikkat çekmek istediğini belirten Ergün, hedefini net bir şekilde ifade ediyor:
"Fotoğraflarımda göstermek istediğim temel şey insan etkisi. Doğaya verdiğimiz zararı insanların yüzüne vurmak istiyorum. İleride bu işi sadece fotoğrafla bırakmayıp belgesel de çekeceğim."
Türkiye Şampiyonası'nın en genç dalgıcı
1999’dan beri dalış merkezi işleten baba Erdinç Ergün, oğlunun başarısıyla gurur duyuyor. Doğa, Antalya Kaş’ta düzenlenecek Altın Palet Sualtı Görüntüleme Türkiye Şampiyonası’na katılıyor. Üstelik organizasyonun en genç yarışmacısı unvanıyla.
Baba Ergün için derecenin bir önemi yok. Ona göre Doğa'nın bu yaşta hem iyi bir dalgıç olması hem de deniz koruma bilinciyle hareket ederek akranlarına örnek oluşturması her şeyden daha değerli.




