YENİ BEBEKLERİN GELİŞİ İŞTE BU NEDENLE AZALDI!

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Erdoğan...
Önceki gün...
Türkiye’ye şöyle seslendi:

“Evlilik yaşı yükseliyor, boşanma oranı artıyor; doğurganlık hızımız düşüyor... Rakamlar tedirgin edici...”

Nedenini de açıkladı sayın Cumhurbaşkanı:

“1960’lardan itibaren doğurganlık arttıkça yoksulluğun artacağı söylendi... Çok çocuklu aile yobazlıkla suçlandı; bu anlayış iflas etti... En az üç çocuk çağrımız haklılığımızı ispat etmiş oldu...”

*

Durum acıklı...
Türkiye’de doğumlar giderek azalıyor...
Yeni bebişler gelmiyor...
“Doğum hızı” ifadesi ise...
Neredeyse rafa kalkmak üzere!
Dolayısıyla...

“Seni leylekler getirdi yavrum!”

Hikayesi de çok yakında acıklı bi’şekilde tarihe karışacak; kesin!

*

Rakamlar aldatmaz!
2021’de canlı doğan bebek sayısı 1 milyon 79 bin...
Ertesi yıl (2022) kucakladığımız bebek sayısı 1 milyon 35 bin...
2023’te ise 958 bin yavruyu öpüp- kokladı anneler - babalar...
2024’te ise anne ve baba adayları...
937 bin 559 bebeği kucaklarına aldılar; öpüp / kokladılar...

Ve...
Son 11 yıldır “aralıksız düşüş” ile...
“889 bin 598” bebek dünyaya geldi...
Toplam doğurganlık hızı ise “1,41/1,48” seviyelerine gerileyerek...
Nüfusun kendini yenileme düzeyi olan “2,10”un altında kaldı...
Doğum hızı “1000'de 11'e düşerken”...
Nüfus artış oranı %0,50 olarak kaydedildi...

*

Korona belasının üstünden neredeyse altı yıl geçti...
100 binden fazla vatandaşımızı yitirdik...
O süreçte...

Anne ve bebek ölümleri üç katına çıktı...

Kuşkusuz...
Korona korkusu...
Hala etkisini gösteriyor anne - baba adaylarının üstünde...

*

Bir başka gerçek!
Geçen yılın sonlarından şaşırtan rakamlar...
Suriyeli sığınmacılar...
Taaa, “15 yıl önce” ayak bastı vatanımıza...
Hatay Reyhanlı'daki Cilvegözü kapısından girdiler...
252 kişiydiler topu topu...
Bereketli topraklarımızda...
Bereketli “doğumlar” gerçekleştirdiler...
Gelin birlikte şaşıralım!
Bir buçuk yıl öncenin (Aralık 2024) rakamlarıyla...
Suriyeli sığınmacıların doğum oranı “5,3”...
Bizim yeni evlilerinin ise sadece “1,4.”...
İnanılacak gibi değil!
Ne kadar şanslıymış bize sığınan Suriyeliler!

Şu satırlar daha çarpıcı...
Bir yılda...
Bizim bereketli topraklarımızda dünyaya gözlerini açan...
Suriyeli bebek sayısı “120.000”...
Ülkesine dönen sığınmacı sayısı ise...
Türkiye'de...
Bir haftada doğan Suriyeli bebek sayısından daha az!

*

Güleceksiniz ama...
“Seni leylekler getirdi yavrum...”
Parodisi bile eskimeye başladı...
Şimdi O’nun yerine...

“Hayat pahalılığı yüzünden geçinemiyoruz! Bebeğe nasıl bakacağız?”

Gerçeği gündemin tepesine oturuyor...
Pahalılık nedeniyle çarşı – pazar alev alevken...
Bebek yapmayı nasıl düşünsün bugünün gençleri?
Karı – koca çalışsalar bile...
Özellikle gıda etiketlerindeki rakamları azaltmak mümkün mü?

Bebeğin sütü var... Maması var... Bezi var... Doktor parası var...

Artık...
Büyükanneler ile büyükbabalar bile...
Yeni doğan torunlarına bi’şiler alamıyor...
Tablo ürkütücü...
Gencecik anne-baba adaylarının ileriye yönelik...
Korku ve endişeleri var...

Bu nedenlerle isteseler de bebek yapmaktan kaçınıyorlar!

Kanıtı ise şu:

“Anne olmak 23 yılda 9 sene ileri gitti! Doğurma yaşı 30'a çıktı; doğurganlık hızı 2001’de “2,38” 2025’te “1,48” oldu...

An itibarıyla...
103 yaşındaki Türkiye Cumhuriyet’i...
Şu korkunç gerçekten...
Bi’türlü kurtulamıyor...
Çocuklarda “beslenme bozukluğu” nelere mal oluyor?
Neden ağlatan sonuçlar çıkıyor ortaya?
Bilmek lazım...
Sadece...

Anne... Baba... Öğretmen...

Üçlüsü yeterli değil “korku filmi”ni unutturmaya...
Devlet Baba da düşünecek bugünkü neslin yarınlarını(!)

Hele... Hele...
Birbirinden sevimli küçüklerin...
Yetersiz beslenmenin sonucunda “kansızlık” yaşayabileceğini...
Guatr hastalığının o yavrulara yapışabileceğini...
Cücelik gibi kahreden bir belayı...
Obezite’yi... Hatta zekâ geriliğini...

Siz... Biz... Hepimiz...

Yetişkinler olarak aklımızdan çıkarmamalıyız!
Neden?
Şundan: “Türiye’de doğum oranları 2014'ten bu yana aralıksız düşerek 11 yıldır TRT Haber ve Anadolu Ajansı'nın aktardığı üzere rekor düzeyde azalıyor...”

*

Bizi yönetenlerin...
Şunu unutmamaları gerekiyor:

Eğitim seviyesi yükseldikçe doğurganlık hızı düşüyor...
Ülke genelinde doğum yapan annelerin ortalama yaşı 29,3...

*

Bitiriyoruz...
Çok açık ve net...

Gençler ha’di deyince evlenemiyor!..

Dünya evine girseler de...
Her evin neşesi “çocuk” konusunda çekimser davranıyorlar...
Sadece geçen yıl anne olanların...
Ortalama yaşı kaç biliyor musunuz?

“27.3”...

Türk milleti hep ister ki...
Evlatlarımız gibi torunlarımız da birer (*)toraman olsun...
Oysa...
An itibarıyla...

Türkiye'de doğum oranı kritik seviyenin altında...

Araştırmalara göre...
Doğum oranı böyle (86 milyon 92 bin 168) giderse...
70 yıl sonra...
Türkiye’de nüfusun “60 - 65 milyon” seviyesine düşeceği iddia ediliyor...
Ürkütücü, di’mi?

Ve...
Dikkat çekici bir ayrıntı...

2026 tahminlerine göre Birleşik Krallık'ta (İngiltere dahil) toplam doğurganlık hızı, kadın başına ortalama “1,5” civarında seyrediyor... Üstelik, İngiltere’nin nüfusu an itibarıyla (2026 yılı ortası) yaklaşık 69,9 milyon... İngiltere ve Galler'de, doğurganlık oranı “1,5”in altında rekor düşük seviyeye geriledi...

Nokta...

(*) toraman: “Yaşına göre çok serpilmiş, iri yapılı, genç irisi...”

Hamiş 1: Doğumlar azalıyor ve “nüfusun yaşlanması”, günümüzde toplumsal bir endişe ve derin bir sosyolojik değişim olarak öne çıkıyor... Bu değişim özellikle genç nüfusun azalması ve yaşlanan dünya üzerine yoğun düşünceler öne çıkıyor...

Hamiş 2: 2026 itibarıyla Türkiye'de doğan toplam Suriyeli bebek sayısının 900 bini aştığı tahmin ediliyor... Geçici koruma altında bulunan Suriyeliler’in doğum hızı “azalma eğiliminde” olsa da, 0-4 yaş arası çocuk sayısının 400 binin üzerinde olduğu vurgulanıyor...

Sonsöz: “Anne ve babaların kulağına küpe: Evlat istediğin gibi değil, yetiştirdiğin gibi olur... / Anonim...”