21 Ocak 2025…
Bolu Kartalkaya Otel Yangını.
78 can gitti.
133 kişi yaralandı.
10 saat boyunca alevler yükseldi…
Ve o alevler sadece bir oteli değil,
bir ülkenin vicdanını da yaktı.
+++
Aradan 15 ay geçti.
Takvim yaprakları değişti…
Ama o gecenin dumanı hala dağılmadı.
Çünkü mesele yangın değil…
Mesele ihmal!
Ne Turizm Bakanı hesap verdi, ne de bakanlığın üst düzey yöneticileri. Ne de bu oteli denetleyecek müfettişler.
+++
O gün ne dediler?
“Her şey denetlenecek…”
“Bir daha böyle acı yaşanmayacak…”
Peki ya bugün?
Gelin İzmir’e bakalım…
216 otel…
75 bin yatak kapasitesi…
Ama güvenlik?
Kağıt üstünde!
+++
Edindiğim bilgilere göre…
İzmir’deki otellerin yaklaşık yarısı
yangın tedbirleri açısından sınıfta kalmış durumda.
Evet, yanlış duymadınız:
Yarısı!
Yangın merdiveni olmayan var…
Acil çıkışı olmayan var…
Bitişik nizam diye bahaneye sığınan var…
Peki o zaman soruyorum:
Bu oteller nasıl ruhsat aldı?
+++
Denetim var diyorlar.
Var da…
Ne zaman var?
Yangın olduktan sonra!
Facia yaşandıktan sonra!
Canlar gittikten sonra!
+++
Bakın açık konuşayım:
Kartalkaya’daki yangın bir “kaza” değildi.
Adı konulmamış bir cinayetti.
Çünkü göz göre göre gelen bir felaketti.
Ve şimdi görüyoruz ki…
Aynı şartlar hala yerinde duruyor.
+++
Bugün İzmir’de itfaiye teşkilatının denetimleri hızla sürüyor.
Eksikliklerin giderilmesi için verilen süre de doluyor.
Diğer kentlerde de belediyelere bağlı itfaiye teşkilatları mutlaka denetim yapıyordur.
Eğer denetimler sonucunda radikal kararlar alınmazsa can güvenliği tehlikededir.
Aynı senaryo yeniden yazılabilir.
Bazılarında zihniyet değişmedi.
Hala “bir şey olmaz” diyenler var.
Hala denetimi formalite görenler var.
Hala insan hayatını maliyet hesabına kurban edenler var!
+++
Şunu herkes kafasına yazsın:
Yangın çıktığında değil,
önlem alınmadığında başlar.
Kartalkaya’da alevler o gece yükseldi…
Ama o yangın,
yıllarca süren ihmallerin eseriydi.
+++
Şimdi karar zamanı:
Ya o eksikleri tamamlayacaksınız…
Ya da o kapıları kapatacaksınız!
Başka yolu yok.
Çünkü bu işin ortası yok.
+++
78 insanın hatırası önümüzde duruyor.
Eğer hala ders çıkarmıyorsak…
Eğer hala aynı riskleri görmezden geliyorsak…
O zaman açık söyleyelim:
Biz o yangını söndürmemişiz.
Sadece külünü örtmüşüz.
+++
Ve unutmayın:
Külün altında kalan her ihmal…
Bir gün yeniden alev alır.