YAĞMUR GİBİ GÜNDEM...

Yine yağmur ile uyandık. Şimşekler çaktı. Gök gürledi. Barajlar su dolsun. Kimsenin zarar görmeyeceği, ağaçların yıkılmadığı bir gün olsun. Gündem de yağmur gibi yağıyor. Hızına yetişmeye çalışıyoruz.

Abone Ol

Dün iki bakan değişti. Devir teslim ve yemin törenleri yapıldı.

ÇİFTÇİ GÜLECEK Mİ?

Ali Yerlikaya koltuğu devrettikten sonra "ben özgürlüğe gidiyorum" demesi ne kadar zor bir görevde olduğunun belirtisi... Son dönemde başarılı operasyonlarla, birçok barona göz açtırılmadı. O illetin ülkemizden tamamen kazınmasını dinliyorum. Yeni bakan Mustafa Çiftçi de bu operasyonlara devam edecektir.

Artık "ÇİFTÇİ ZORDA..." diye manşet atarken yanlış anlaşılmasın diye düşünmek gerekecek. Böyle denmesin diye, çiftçinin yüzü güldürülür mü? Tarım Bakanı çiftçiye destek olur mu?

ADALETİN TERAZİSİ...

Akın Gürlek'in ataması ise daha çok konuşuldu. Kimi "siyasi", bazıları "ödül verildi" dedi. İstanbul Başsavcısı olarak başlattığı soruşturmanın davaları 9 Mart'ta başlayacak. Merakla beklenen davada neler yaşanacak, ne sonuç çıkacak?

Devir teslim töreninde Gürlek ve Tunç'un sandalyelerinin aynı seviyede olmaması sosyal medyanın gündemine magazin malzemesi oldu. Yardımcıları bir türlü ayarlayamadı. Çekimler sırasında bile yükseltilmeye çalışılıyordu. Bir ara korumalar koltuğu kaldıracak sandım. Yapılan yorumlardan en ilginci, "adalet terazisinin dengesinin şaştığı belgelendi" oldu. Kısa süre sonra bu yorum silindi.

Yemin töreninde kavga çıktı. Yumruklar ve anayasa kitapçığı havalarda uçuştu. Çiçeği burnunda bakan kürsüde AK Partili vekillerin kuşatmasında yemin edebildi.

Her iki bakan da kabinenin en önemli koltuklarında oturacak. Yapacak çok işleri var yolları açık olsun. Başka bakanlarında değişeceği söylentileri var. Bakalım!

Mecliste vekiller kavga ederken, vatandaş ekmek kavgasında ne işçi ne de üretici memnun... Emekli zorda, gençler iş arıyor. Meyve tane ile alınmaya başladı. Umut yaklaşan Ramazan ayının bereketinde, gözler emekliye verilecek bayram ikramiyesinde... Gençler verilen teşviklerle iş bulma ümidiyle İŞKUR'da... Biraz daha kemerleri sıkmak lazım...

MAHALLE KARIŞIK...

Mahalleli kendi arasında konuşuyor. Ben de onları sessizce izliyorum.

Ahmet Amca, "kemerde delik kalmadı oğlum şuna bir delik açalım" diye bağırıyor.

"Biraz daha sabredelim hükümet yeni kaynaklar yaratacak. Bak özelleştirmeler yapılacakmış" diye cevaplıyor. Mehmet abi...

Ayşe Teyze bakkaldan bir ekmek almış sesleniyor. "Mehmet oğlum kanser ilacımı SGK ödemeyecekmiş doğru mu?"

"Yalan teyzem... Hükümetimizi yıpratmaya çalışıyorlar inanma... "

"Emekliye bayram ikramiyesi ne verilir? En düşük emekli maaşı kadar verirler mi? Ne dersin Mehmet oğlum..."

Mahallenin bir bileni Mehmet Abim bu konuda sessizce, "6000 TL alalım şükredelim amcam..." diyerek eve giriyor. Girerken, "Bak tavuk ihracatı durdu. Ramazan ayında bolluk olacak bol bol tavuk yiyeceğiz..."

Emine teyze elindeki pazar arabasını sürüyor. "Kaçma Mehmet! Bak yine üç dört domates, yarım kilo ıspanak, kereviz, pırasa aldım. Meyvelerin yanına yaklaşamadım. Umudumuz bayram ikramiyesinde..."

İşte mahallenin ilginç hali...

MUTLU YILLARA...

Bugün ablamın doğum günü... İyi ki doğdun. Nice mutlu yıllara...

Haftaya görüşmek üzere...