UTANDIRAN ÖVGÜ

Abone Ol

Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik övgülerini siz nasıl karşıladınız bilemiyorum.

Ama ben bu tür sözleri duyduğumda alkıştan önce durup düşünürüm.

Çünkü dünya siyasetinde bazı cümleler vardır…

Alkış gibi duyulur ama aslında uyarıdır.

Övgü gibi gelir ama satır aralarında hesap vardır.

Trump’ın sözleri de tam olarak böyle.

“Türkiye harikaydı…”

“Erdoğan harika bir lider…”

İlk bakışta kulağa hoş geliyor.

Ama mesele o kadar basit değil.

*

Trump ne yapıyor?

İran’la gerilim yaşıyor…

Avrupa’ya kızıyor…

NATO’ya sitem ediyor…

Müttefiklerini tehdit ediyor…

Yani aslında yalnız kalıyor.

Ve tam bu tabloda dönüp Türkiye’ye övgüler diziyor.

Neden?

Çünkü Türkiye onun istediği savaşın içine girmedi.

Yani…

Övdüğü şey Türkiye’nin gücü değil,

Türkiye’nin mesafesi.

Türkiye’nin ABD ve Trump’un ülkeleri bombalamasına ve işgal etmesine göz yumması, komşusuna yapılan insanlık dışı saldırılara göz yumması.

Trump’un övgüsü sevindirmez, utandırır.

*

Bir cümle var ki her şeyin özeti:

“Girmemelerini istediğimiz şeylerin dışında kaldılar.”

Bu ne demek?

Açık konuşalım…

Bu bir teşekkür değil.

Bu, “Sınırı aşmadınız” demektir.

Yani…

“İstediğim çizgide kaldınız.”

*

Trump’ın Avrupa’ya söyledikleri ise daha da açık:

“Bize yardım etmediler, bunun bedeli olacak.”

İşte bugünün dünyası…

Müttefiklik bile pazarlık konusu.

Dostluk bile çıkar hesabına bağlı.

Ve o masada kimse kimseyi sebepsiz övmez.

*

Peki Türkiye neden övülüyor?

Çünkü Türkiye kritik bir yerde duruyor:

Ne tamamen Batı’nın içinde…

Ne tamamen dışında…

Ne savaşın içinde…

Ne tamamen dışında…

Bir denge politikası…

Ama kabul edelim…

Bu denge ince bir iptir.

Ve o ipin üzerinde yürürken

kimin çizdiği sınırda olduğunuz çok önemlidir.

*

Trump’ın “harika” dediği Türkiye,

aslında onun planlarına direnmeyen Türkiye’dir.

Komşuya bombalar yağarken, kız çocukları ölürken yutkunmak ve söz söylememektir.

Bu yüzden bu sözleri alkışlarken

şunu unutmamak gerekir.

ABD bir ülkeyi sebepsiz övmez.

*

Bugün öven,

yarın “neden daha fazlasını yapmadın?” diye sorar.

Bugün “harika” diyen,

yarın “yetersiz” diyebilir.

*

Ve en tehlikeli cümle şudur:

“Bizim istediğimizin dışına çıkmadılar.”

Çünkü bu cümlenin devamı genelde bellidir.

*

Kısacası…

Ortada bir övgü var ama saf değil.

Bir teşekkür var ama masum değil.

Bu sözler,

bir alkıştan çok

bir hatırlatma gibi duruyor.

*

Ve asıl soru şudur:

Türkiye kendi çizgisinde mi yürüyor,

yoksa başkalarının çizdiği sınırın içinde mi kalıyor?