TOPLA, KURTAR, UNUT… ÖYLE Mİ?

Abone Ol

Dün 4 Nisandı....

Adı var:
“Dünya Sokak Hayvanları Günü.”

Ama ortada kutlanacak bir şey yok.

Çünkü biz bu meseleyi hala yanlış yerinden tutuyoruz.

*

İstanbul Valisi Davut Gül bir genelge yayımlıyor.

Diyor ki:
“Mayıs sonuna kadar sahipsiz köpek popülasyonu kontrol altına alınacak.”

Yetmiyor…

“Görevini yapmayan belediyeler hakkında suç duyurusunda bulunulacak.”

Devlet dili net.
Süre verilmiş.
Talimat açık.

Peki soralım:

Bu noktaya nasıl gelindi?

*

Sokakta yaşayan hayvanlar bir sabah uyanıp “çoğalmaya karar vermedi.”

Bu tabloyu onlar yaratmadı.

Bu tabloyu;
yıllarca yapılmayan kısırlaştırmalar,
denetlenmeyen üretim çiftlikleri,
“al, sev, sıkıl, at” kültürü,
ve en önemlisi…
göz göre göre büyüyen bir ihmaller zinciri yarattı.

Şimdi o ihmalin faturası,
sokaktaki hayvana kesiliyor.

*

Bugün “toplayın” diyenler…

Dün “önlem alın” demedi.

Bugün “kontrol altına alın” diyenler…

Yıllarca kontrolsüzlüğe göz yumdu.

Bugün “güvenlik” diyenler…

Dün sorumluluğu görmezden geldi.

*

Evet…

Sokakta sürü halinde dolaşan hayvanlar sorun olabilir.

Evet…

Vatandaşın can güvenliği önemlidir.

Ama çözüm bu iki gerçeği birbirine düşman etmek değildir.

Çözüm;
bilimdir.

Çözüm;
kısırlaştırmadır.

Çözüm;
planlamadır.

Çözüm;
merhamettir.

*

Türk Veteriner Hekimleri Birliği boşuna “kısırlaştırma seferberliği” demiyor.

Boşuna “4 bin veteriner lazım” demiyor.

Çünkü bu iş, sloganla değil sistemle çözülür.

*

Şunu açık açık söyleyelim:

Bakımevi yoksa…
Veteriner yoksa…
Denetim yoksa…

“Toplayın” demek çözüm değildir.

Sorunu başka bir yere taşımaktır.
Bakımın kötü olduğu, ölümün kesin olduğu bazı belediyelerin barınaklarını medyada görüyoruz.
Ağır, hızlı fark etmiyor.
Köpekler ölüme terk ediliyor.

*

Bir toplumun seviyesi…

Sadece insanına verdiği değerle değil, sessiz canlılara gösterdiği şefkatle ölçülür.

Sokaktaki hayvanı yok sayan bir anlayış…

Yarın insanı da görmez.

*

Dün 4 Nisandı.

Bir günlüğüne “üzüldük” demek kolay.

Ama zor olan şu:

Gerçek çözümü istemek.

Gerçek sorumluluğu almak.

Ve şu gerçekle yüzleşmek:

Bu sorun köpeklerin değil…

İnsanların sorunudur.