TOHUM MU, GELECEK Mİ?

Abone Ol

Bir avuç tohum…

Avucunuza aldığınızda sıradan görünür.
Ne sesi vardır,
ne de gösterişi.

Ama o küçücük taneciklerin içinde
bir ülkenin yarını saklıdır.

+++

Bir zamanlar…

Anadolu’nun her köyünde tohum sandıkları vardı.
Nine, dededen kalan tohumu saklar,
bahar gelince toprağa emanet ederdi.

Domates domates gibi kokardı.
Salatalık kesildi mi oda kokardı.
Buğday ekmeğe dönüşürken sadece doyurmaz,
yaşatırdı.

Çünkü o tohumlar…
Bu toprağın hafızasıydı.

+++

Sonra ne oldu?

Birileri çıktı ve dedi ki:
“Senin tohumun verimsiz…
Biz sana daha iyisini verelim.”

Verdiler.

Ama bir şartla:

“Her yıl yeniden bizden alacaksın.”

İşte bağımlılığın tohumu da o gün atıldı.

Toprak bizim…
Ama tohum başkasının.

Çiftçi ekiyor…
Ama özgür değil.

+++

Bugün adına “hibrit”, “sertifikalı” denilen sistem…

Çiftçiyi üretici olmaktan çıkarıp
müşteri haline getiriyor.

Kendi tohumunu saklayan çiftçi,
neredeyse suçlu gibi görülüyor.

Oysa suç olan ne?

Toprağın dilini bilmek mi?
Atadan kalanı yaşatmak mı?

+++

Ata tohumu…

Bu sadece bir tarım meselesi değildir.
Bu bir bağımsızlık meselesidir.

Bir ülke düşünün…

Toprağı var ama tohumu yok.
Üretiyor ama karar veremiyor.

İşte o ülke,
kendi kendine yeten değil,
başkasına bağlı bir ülkedir.

+++

Evet…

Ata tohumu belki daha az verir.

Ama daha çok şey kazandırır:

Toprağı korur.
İnsanı korur.
Geleceği korur.

Ve en önemlisi…
Bağımsızlığı korur.

+++

Bugün umut veren gelişmeler de var.

Bornova Belediyesi her yıl yerli tohumdan üretilen sebze fidelerini vatandaşlara dağıtıyor.
Seferihisar Belediyesi ise işi bir adım öteye taşıdı.

Can Yücel Tohum Merkezi…

2011 yılında, Türkiye’nin ilk “sakin şehir”lerinden biri olan Seferihisar’da kuruldu.
Amaç netti:

Yerli tohumu korumak,
çoğaltmak,
paylaşmak…

Tohum takas şenlikleriyle sadece üretimi değil, bilinci de büyütmek.

Yani…

Tohumu toprağa değil,
topluma ekmek.

+++

Bugün mesele sadece ne ektiğimiz değil…

Kimin karar verdiğidir.

Çünkü tohum…

Toprağa değil,
geleceğe ekilir.

Ve unutmayın:

Tohumunu kaybeden,
yarınını kaybeder.