İnsanoğlunun eliyle...
Her türlü facianın...
Büyük acıların...
Toplu vefatların...
Kahreden bekleyişlerin...
Mesleğidir aslında gazetecilik...
Örneği çoktur...
*
Mesela...
Taaaa, 12 yıl önce...
Takvimler “13 Mayıs 2014”ü gösterirken...
Manisa’nın Soma ilçesinde meydana gelen...
Ve...
“301 madencinin hayatını kaybettiği facia”...
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin...
En büyük iş kazası olarak kayıtlara geçti...
...Ve, o acıklı olayın yarattığı tarifsiz şok...
Unutulmuyor ve...
Bi’türlü...
Kalplerden silinemiyor!
*
Kime sorarsanız...
Acısını içinde saklayan Somalılar’ın...
Mutsuzluğunu dile getirecektir; kesin...
Ne var ki...
Kalplerdeki kor ateş sönmüyor bi’türlü...
*
O günlere dönelim...
Öğlen saatlerinde...
Ege TV’de canlı yayındayız...
Saatler “15.00”i gösterirken...
Yönetmen...
Kulağıma intercom’la fısıldıyor...
“Acil keselim, reklam girelim; olay büyük!”
Haber Müdürümüz Kadir Uğur...
Stüdyonun kapısında bir nefeste büyük acıyı özetliyor:
“Soma’daki maden kazası çok büyük abi... Kayıp için 100’den fazla diyorlar...”
Her şeyi bi’anda unutmuş gibi heyecanla sordum:
“Aman Allahım; ekibi çıkartın di’mi?”
Kadir Uğur, çok deneyimli bir gazeteciydi...
“Kemalpaşa Belediye Başkanı ile röportaj yapan bir ekibimiz vardı; kestik programı ve o ekibi Soma’ya yolladım; zaman kazanmak için... Şimdi de birlikte yeni bir ekip yollayalım...”
Yeni ekibi toplayıp, Soma’ya uğurlarken...
Üzüntüden bakmak bile istemeyeceğiniz...
Kahreden, ağlatan görüntüler...
Birkaç dakika içinde Ege TV’nin ekranındaydı...
*
Tezcan Ekizler’in röportajları...
Hakan Biber’in görüntüleri...
Dünyaya servis oldu...
Bu bir “TV gazeteciliği” başarısıdır...
Ve İzmir’in görsel medya sınıfında...
Eşi benzeri olmayan bir “gazetecilik refleksi”nin tarihe mal olan...
Acıklı görüntüleridir...
Ve...
Gazetecilik işte budur!
*
Şunu unutmamakta yarar var!
“Soma Faciası”...
Dün...
İhmaller, yangın ve büyük acılarla anılırken...
Bugün...
Hukuk mücadelesinin sonuçsuzluğu ve...
Madenci ailelerinin adalet arayışı ile...
12’nci yılına giren (2026) kanayan bir yara olarak...
Hafızalarda ne acıdır ki tazeliğini koruyor...
*
O günlerin Haber Müdürü Kadir Uğur’un...
Müthiş atağı unutulacak gibi değildir...
Asırlar kadar uzun gelen birkaç dakikayı şöyle özetlemişti:
“Gazetecilik bazen refleks demektir; (Ha’di çıkıyoruz!) dedim... Muhabir Tezcan Ekizler, kameraman Can ve direksiyonda yolların duayeni Saim Abi fırladı...”
*
Soma maden kazası, 13 Mayıs 2014 saat 15:10 sularında...
Manisa'nın Soma ilçesindeki kömür madeninde meydana geldi...
Türkiye tarihinin en büyük maden faciası olan bu olayda, çıkan yangın sonucu 301 madenci hayatını kaybetti...
*
İnsanoğlu, bi’türlü şu soruya karşılık veremiyor!
Neden “büyük, büyük acılar”ın adresi oluyor bu güzel memleket?
Bi’geriye bakıp düşünelim:
Bilirsiniz; “Kaza geliyorum demez” özlü sözü...
Olumsuz olayların, kazaların veya felaketlerin...
Ne zaman gerçekleşeceğinin önceden bilinemeyeceğini...
Aniden ve habersizce meydana gelebileceğini anlatır...
Bu söz...
İnsanların yaşamları boyunca...
Tedbirli, hazırlıklı ve dikkatli olmaları gerektiğini vurgulayan...
Önlem almanın önemine işaret eden bir uyarıdır...
*
Bitiriyoruz...
Soma maden kazası, 13 Mayıs 2014 tarihinde...
Saatler 15.30’u gösterirken...
Manisa'nın o güzel ilçesinde...
Kömür ocağında çıkan yangın sonucu başladı...
Ve ne acıdır ki...
O lanetli günde birkaç saat içinde...
301 işçi diri diri yanarak can verdi...
*
Bitiriyoruz...
“Korkusuz Gazete”nin dünkü haberine göre...
Madenin sahibi Alp Gürkan beraat etti...
Yönetimde bulunan oğlu Can Gürkan ise...
4.5 yıl hapis yattı; tahliye edildi...
Çalışanlardan oluşan diğer sanıklar çeşitle cezalar aldı...
Sonunda Mart 2026 itibarıyla tek tutuklu kalmadı...
Sonunda kamu görevlileri de aklandı...
İstinaf, kamu görevlilerine yönelik davada...
Zaman aşımı kararı verdi...
Beklenen adalet yine gelmedi...
Bağrı yanık aileler bir kez daha yıkıldı...
Nokta...
Hamiş: “301 can, 301 hikaye, 301 yarım kalan hayattı yaşanan acı... Yer altında yatan 301 yiğit, yer üstünde kalan sessiz çığlık... Ölümle sonuçlanan bu felaket, madencilik mesleğinin bir gereği değildir; olamaz...”
Sonsöz: "Ölüm madencinin alın yazısı değildir; Soma'da yanan kömür değil, bizim ciğerimizdir... / Anonim..."