Siyasette Temas Zamanı: Özgür Özel’in Haftası

Türkiye siyaseti bu hafta yalnızca takvim yapraklarında değil, söylem ve temas alanında da hareketli günlere hazırlanıyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in farklı siyasi partilerle başlattığı görüşme trafiği, siyasetin uzun süredir kaybettiği bir dili yeniden hatırlatıyor: konuşabilme, dinleyebilme ve aynı masada kalabilme iradesi.

Abone Ol

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile yapılan görüşmeyle başlayan bu süreç, Özgür Özel’in liderliğinde CHP’nin siyaset anlayışında belirginleşen yeni dönemin de bir yansıması olarak okunuyor. Bu temaslar, yalnızca nezaket ziyaretleriyle sınırlı kalmıyor; Türkiye’nin en hassas ve en çok konuşulması gereken başlıklarını da masaya taşıyor.


Özel, yarın saat 10.30’da CHP Genel Merkezi’nde DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile bir araya gelecek. Görüşmede, Suriye’de yaşanan son gelişmelerin yanı sıra Kürt sorununun çözüm sürecinde gelinen aşamanın ele alınması bekleniyor. Bu başlıklar, Türkiye siyasetinde çoğu zaman yüksek sesle ama eksik konuşulan meseleler olarak dikkat çekerken, bu temasın dili ve yöntemi şimdiden önem kazanıyor.


CHP Genel Başkanı’nın temas trafiği, haftanın ilerleyen günlerinde de devam edecek. 29 Ocak Perşembe günü saat 11.00’de İYİ Parti Genel Merkezi’nde Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, 30 Ocak Cuma günü yine saat 11.00’de Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’nde Genel Başkan Fatih Erbakan ziyaret edilecek. Bu görüşmelerin, partilerin kongrelerinde yeniden genel başkanlığa seçilen liderlere yönelik “hayırlı olsun” ziyareti kapsamında gerçekleşeceği belirtiliyor.


Ancak bu temasları yalnızca protokol çerçevesinde okumak eksik olur. Özgür Özel’in izlediği bu çizgi, siyasette keskin ayrışmalar yerine diyalog zeminini genişletme arayışının bir parçası olarak değerlendiriliyor. CHP’nin bu yaklaşımı, hem Meclis içi hem de toplum nezdinde siyasetin daha kapsayıcı bir dile evrilmesi açısından dikkatle izleniyor.


Siyasetin sertleştiği, kelimelerin ağırlaştığı dönemlerde bazen en güçlü mesajlar, yüksek sesle değil; açık kapılarla verilir. Özgür Özel’in bu haftaki temasları da tam olarak böyle bir anlam taşıyor.