SEZEN ŞARKILARI İLE BABAMA MEKTUP...

Abone Ol

Bugün kraliçenin şarkıları yayımlandı. Sezen Aksu bu zor günlerime şifa olmaya gelmiş. Kimbilir önümüzde kaç kiraz mevsimi var. Geceden beri onu dinliyorum. Enayilik bende bana her şey müstahak... Umurumda mı dünya? Daha önce başkalarına verdiği şarkılar bu kez sahibinin sesinden...

Şarkılar gerçekten ruhunuza şifa olur. Hayatımın en kötü günlerini yaşıyorum...

Tam bir hafta önce babamı bir ambulans ile Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'ne teslim ettik. Ertesi günde annemi... Doktorlar çok iyi bakıyorlar ikinize... Sürekli bilgi veriyorlar. Adım adım takip ediyoruz. Hadi eve gidelim artık!

Dün babam inme ünitesi yoğun bakımdan, anestezi yoğun bakımına geçti. Burası bir tık daha yoğun bakım. Organlar dayanamamaya başladı. Annem de bir türlü düzelmedi kanında oksijen seviyesi düştü. Oksijen bağımlısı olacak.

Hiç sarmayan bir film gibi... Çok halsizim. Hiç mecalim yok. Babam hadi dön aramıza sensizlik şimdiden zor! Büyümek istemiyorum.

Böyle durumlarda hee şeyin ne kadar boş olduğunu anlıyorsunuz. Her işin başı sağlık... Hadi kalk gel babam... Etrafımızda çırpınan insanlar, doktorlardan şifa bekleyen yakınları... 9 aylık Azra bebek, 81 yaşında babam, 79 yaşında annem, 90 yaşında Ahmet amca ve niceleri... Bir umut... Gel kıyma sağlık ver Allahım...

14 Ağustos 1945
İzmir'de doğdu. Barış koydular adını... Savaşın sonlarında doğmuştu. Mustafa Barış umut oldu. Güzel bir hayat sürdü. Kendisinden üç yıl sonra doğan teyze kızı Ayşen'e (Aykan) önce oyun arkadaşı sonra büyük bir aşkla bağlandığı hayat arkadaşı oldu. İki oğlu, üç torunu ile mutlu bir hayat sürdü.

17 Nisan 2026
Dünya yine savaşın gölgesinde... Bu kez yine İzmir'de yaşam mücadelesi veriyor. Kazanırsın babam...

Bugün İzmir Kitap Fuarı açılıyor. Yine sana kitaplar alacağım. Birlikte okuyacağız. Birlikte Dünya Kupası'nı izleyeceğiz. Sahi gittin mi? Gitme biraz daha kal! Doktorlar çok iyi sözler söylemiyor. Ama sen güçlü bir adamsın. İnatçısın... Halam çocukken de sık sık hastalandığını söylüyor. Kiraz mevsimi geldi. Birlikte kiraz yiyeceğiz. Sen kötüleşti kiraz annemin haberi olmadığı halde o da kötüye gidiyor. Birbirinize o kadar bağlısınız ki aynı ruhun iki parçası gibi... Çok sağlıklı gözüken annemde eriyor sanki...

Yaşamak istiyorsun. Sen hastanedeyken benim de iştahım arttı sürekli bir şeyler yiyorum. İyileş artık. Allahım sağlık ver... İlişkimizde hiç mış gibi yapmadık. Gel kıyma...

Çocuklar neden şiddete bağlı oldu. Nasıl eğitim aldığı okulu tarar? Hastane bahçesinde bunlar da geliyor aklıma... Aileler çocuklara yanlış davranıyor. Cebine para koyup, okula göndermek yeterli değil!

Kraliçem seni sahnede izlemeyi özledik. Ancak böyle albümlerinle gönlümüzü alıyorsun. RADYO EGE'de senin şarkıların çalıyor. Umudumuz oluyorsun. Şifa buluyoruz. Ben babama senin şarkılarınla sesleniyorum. "Gitme dur ne olursun..."

Annem ve babamın sağlığına kavuşması için çabalayan Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi çalışanlarına, doktorlarına, yanımızda olan akraba ve dostlarımıza çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız...

Her şeyin geçeceği günlerde buluşmak dileğiyle...

Annem ve babamla daha yüksek sesle şarkılar dinleyip, bağıra çağıra söyleyeceğiz. Biz de yeniden başlarız! Öyle değil mi?