Kubişler, Mehmet Aliler, Savcı Sayanlar ve benzerlerini üretme konusunda toprağımızdan bereket fışkırıyor maşallah!
Gelecek Partisi’nden istifa eden İstanbul milletvekili İsa Mesih Şahin, DEVA Partisi’nden ayrılan İrfan Karatutlu ve CHP’den istifa eden Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır yeni yılla birlikte AKP’ye katıldılar.
CHP’li Ali Mahir Başarır, Hasan Ufuk Çakır hakkında meğerse o günlerin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na arkadaşları olan Özgür Özel, Engin Altay, Engin Özkoç ve Veli Ağbaba ile yalvarmışlar, ‘’ Bu adamı aday gösterme! ‘’ diye.
Ekmeleddin vakasıyla surda gedik açan Kılıçdaroğlu belli ki uyarılara kulak asmamış.Kim bilir yine hangi sağcı arkadaşlarına kulak verip de yapmıştı bu tercihini…
Sonuç mu?
AKP rozetini taktığı gün sayın Çakır, ciyak ciyak seslendi:
‘’ İki başkomutan var; biri Gazi Mustafa Kemal Paşa, diğeri Recep Tayyip Erdoğan! ‘’
Breh breh! Sözlerine ‘’ Ben zaten aklen ve vicdanen buradaydım.’’ demeyi de ihmal etmedi.
CHP’de maalesef zaman zaman böyleleri çıkıyor karşımıza.
Seyreyleyin siz bundan sonra bu beyefendinin ve benzerlerinin neler neler yumurtlayacaklarını…
Gündemimizde hep onlar olacak.
*
Yılların CHP’lisi bir dünürümüz vardı. 12 Eylül Darbesinden sonra bize geldikleri bir akşam gezmesinde annemle babama MDP’ye geçeceğini (Milliyetçi Demokrasi Partisi) söylediğinde sıtkımız sıyrılmıştı ondan.
O günlerde kimi solcu bildiklerimiz de Anavatanlı oluyordu.
İnsan, inandığı davasını bırakır mı hiç?
Babam sessiz kalmış, canım annem ise tahammül edememişti dünürümüzün sözlerine. Gerekeni söylemekte bir sakınca görmemişti.
Sorarım sizlere, ‘ Topuklu Efe ‘ olarak nam salmış belediye başkanı olan o kadına şimdi Aydınlıların sevgisi dünkü gibi midir acaba?
Davasına inanan, o uğurda mücadele veren insanlara – hangi ideolojiye bağlı olurlarsa olsun- saygı duymaya özen gösteriyorum.
Menderes-Demirel hayranı kayınpederime siyasal tercihi nedeniyle hiç gönül kırıcı olmadım örneğin. Türkeş hayranı olan tanıdıklarıma da…
Kıvırtanlara ise hiç tahammülüm olmadı.
Son yılların CHP’sinde kafa tokuşturarak selam verenlerin çokluğuna tanık oluyorum zaman zaman. Oysa bizlerin selamlaşma ritüelinde böyle kafa tokuşturmalar hiç yoktu.
CHP’nin güçlü olduğu bölgelerde partiye yıllardır emek vermiş arkadaşlardan ziyade başka başka partilerden birilerinin aday yapıldığına tanık oldukça keyfim kaçıyor.
Genel merkez kabul ettiğine göre partililer de bunu içlerine sindirecekler elbet. Başkaca bir seçeneğimiz yok.
Partiye kabul edilmiş o kişiler de partinin kültürünü içlerine sindirmek zorunda tabii ki.
7 Ocak’ta Karşıyaka’da iki açılış vardı.
Bostanlı’da Uğur Mumcu Parkı içerisinde ‘ Genç Yaka Kafe ve Gençlik Merkezi’ ile Örnekköy’de ‘ Haydar İnanır Örnekköy Spor Tesisi’ açılışı…
Arkadaşım Ardahan Totuk ile bir gün öncesinden anlaştık. Partili olduğumuz için her ikisine de katılacaktık. Gel gör ki açılış saati, her ikisinin de 15.30
Bostanlı’dakini Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız İşçimenler Ünsal/ CHP İlçe Başkanı Levent Güçlü ve partililer/ kent konseyi yöneticileri- üyeleri ve oldukça kalabalık bir kitle açtı. Harikulade bir açılış oldu.
Yıldız Başkanın konuşmasının sonuna doğru biz ekonomist- yazar Ayhan Bülent Toptaş ve Ardahan Totuk ile son gaz Örnekköy’deki açılışa yetiştik. Tam da zamanında yetişmişiz. Ardahan Bey’in usta şoförlüğüne hayranım doğrusu.
CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, CHP İzmir İl Başkanı, başkan vekili, il ve ilçe yöneticileri, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda Karşıyakalı buradaydı.
Cemil Tugay’ın mesai arkadaşı, kardeş bildiği Haydar İnanır’ın doğum günü olan 7 Ocak’ta bu tesisin Haydar İnanır adına açılışı ve yapılan konuşmalar duygu seline neden oldu. Başkan, gözyaşlarına hâkim olamadı konuşurken.
Türkiye, kış mevsimini, Karşıyaka ise baharı yaşıyor gibiydi 7 Ocak’ta.
Vefanın, sadece İstanbul’da bir semt adı olmadığını yaşadık o gün.
Coşku, hüzün ve mutluluğun harmanlandığı bir gün oldu 7 Ocak.
Özetin özeti: Bostanlı’daki açılış ile Örnekköy’deki açılış görülmeye değerdi.
Karşıyakalılar iki güzel tesisle buluşmuş oldu. Teşekkürler sevgili başkanlarımız!
Her iki açılışın aksayan bir yanına tanık olmadık hiç. Yüzler gülüyordu.
Bütün amaç da zaten bu değil mi? Karşıyakalıların mutluluğu değil mi?
Ancaaak…
Her iki belediye başkanının aynı ilçede birbirinden habersiz tesis açması mümkün olabilir mi?
CHP’nin Genel Başkan Yardımcısının katıldığı/ konuştuğu bir açılışta Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız İşçimenler Ünsal’ın da bulunması gerekmez mi?
Ben, 13 Temmuz 1972’de CHP’ye üye oldum.
Aldığım siyasi terbiye gereği, bunu düşünürüm ve söylerim.
Açılışın birini Yıldız Hanım yapıyor, diğerini de daha önceki Karşıyaka Belediye Başkanı olan bugünkü Büyükşehir Başkanı!
Her ikisinin de açılışlarda birlikte olması gerekmez miydi?
Birinin bunu Yıldız Hanım’a söylemesi gerekirdi.
Başka bir siyasi partiden geldiği için CHP’nin köklü kültüründen bihaber olabilirdi.
Bu, bir disiplin suçudur!
Her iki açılış aynı saatte olmamalıydı. Her iki belediyenin sorumluları bu konuyu görüşerek önceden çözümlemeliydi.
Ve her iki başkan bir arada olmalıydı.
Seçmene, Karşıyakalılara ve CHP yönetimine bir saygısızlıktır bu!
Atatürk’ün partisinin, partiyi tartışılır duruma sokan başkanlara tahammülü olmadığını birilerinin bir kez daha anlatmasında yarar var bu iki başkana…