ÖYLE USTAYDI Kİ, “KÖTÜ ROL” BİLE YAKIŞIRDI!

Zaman bir duman gibi uçup giderken...

Abone Ol

Unutulmaz hatıraları da peşinden sürüklüyor...
...Ve biz...
O anılarla geçmişi yad ederken...
Türkiye’nin unutulmaz sanatçılarını...
Bu köşede anmayı bir görev kabul ediyoruz...

*

Tam “55 yıl” boyunca...
Yeşilçam'ın temel direklerinden biri oldu…
Sarı saçları ve mavi gözleriyle…
Kadınların yüreğini hoplatan müthiş karizmatik bir aktördü…
Yeşilçam'ın “en sert” aynı zamanda (*)“janti” adamıydı…
Daha ilk filmiyle şöhreti yakaladı ve…
Taaa, vefatına kadar kameradan uzak kalmadı…
Son yıllarında bile TV dizilerinde alkışlanıyordu...

*

Ankara'da dünyaya açtı gözlerini…
Ve, ne acıdır ki…
Türkiye'nin ilk savaş pilotlarından olan babası Yüzbaşı Mazhar Uçak…
O daha 40 günlükken…
Eskişehir'de çakıldı; şehit düştü…
Kaderin garip cilvesine bakar mısınız?
Aradan 29 yıl geçmişti ki...
Halit Refiğ'in yönetmenliğini üstlendiği…

“Şafak Bekçileri” filminde...

Göksel Arsoy'la birlikte jet pilotunu canlandırıyordu…
Senaryo gereği, O'nun kullandığı uçak…
Aynen babasında olduğu gibi…
Eskişehir yakınlarında düşüyor; kendisi de şehit oluyordu…
O sahneleri, yüreği buruk…
Hiç tanımadığı babasını anarak zorlukla tamamladı…

*

Sinemaya çok düşkündü...
Beyaz perdenin yıldızlarından biri olmak için adeta yanıp, tutuşuyordu!
Taaa, ortaokuldayken kafasına koymuştu artist olmayı…
Nitekim...
Takvimler “1953”ü gösterirken...
Taaa, 73 yıl önce
“Yıldız” dergisinin açtığı “Sinema Artisti” yarışmasına…
Ailesinden gizli katıldı...
Tahmin ettiğiniz gibi(!)
Ekrem’e gösterişli bir soyadı gerekiyordu...
Nitekim...
Yarışmanın birincisi oldu ve...
O zafer...
Sarışın, mavi gözlü delikanlıya...
Hem yarışma krallığını...
Hem de çok beğendiği “Bora” soyadını kazandırdı...
Hiç film çevirmeden askere gitti…
Vatan görevinden döndüğünde ise...
Artık setler O'nu bekliyordu…

*

Gençlerin kalplerini hoplatan Sinema Dünyası...
Nihayet, beklenen...

Sert yüzlü... Çok yetenekli... Kızların kalbini hoplatan...

Bir aktör kazanmıştı...
Gelgelelim...
Sanki yüreğinde “kötülük olmayan” bir kötü adamdı…
Yeşilçam Tarihi'ne geçen efsane “Sürtük” filminde…
Türkan Şoray ve Cüneyt Arkın ile oynadı…
Herkese gözdağı veren gazino patronunu canlandırıyordu...
Yönetmen Ertem Eğilmez…
O'na, öylesine ilginç bir “kötü adam rolü” biçti ki…
Sanki filmdeki o pavyon sahibi bir Hollywood yıldızıydı…
Üstlendikleri “kötü adam” rolleri ile…
Ahmet Tarık Tekçe'yi pataklamak isteyen…
Erol Taş'ın kafasında odun kırmaya kalkan…
Tecavüzcü Coşkun, daha mahalleden geçerken…
Kapılarını, pencerelerini kapatan kadın seyirciler…
Filmin finalinde...

Ekrem Bora’yı sessiz sedasız ağlarken görünce…
Belki de ilk kez bir kötü adama aşık oluyorlardı…

*

200'den fazla film çevirdi…
Seks filmleri furyasında aklını kullandı…
Fecri Ebcioğlu'ndan ders alarak sahneye çıktı…
Şarkıcılık bile o “kötü adam”a pek yakışmıştı…
O günlerin İzmir Fuarı'nda…
Sırf Ekrem Bora’yı izleyebilmek için...
Kadınlar Matinesi'nin biletleri üç gün önceden tükeniyordu…
Şarkıcılık dönemi için bir itirafı var:

“Yıllarca sinemada kazanamadığım parayı beş yılda sahnelerde kazandım!”

*

60'lı yılların ortasına doğru…
Ayhan Işık ve Türkan Şoray'la başrolü paylaştığı…
“Acı Hayat” filmindeki performansıyla adeta patladı…
Şu sıralarda…
TV'lerin nostalji kuşaklarında…
Neredeyse her gece bir filmini izlemek mümkün…

“Ölümsüz Kadın”, “Ayrılık”, “Cehennemde Buluşalım” ve “Dikkat Kan Aranıyor” filmlerinde üstlendiği roller…
O'nu bir anda “unutulmazlar” arasına yerleştirdi…

*

Aralıksız “55 yıl” hep sinema yaptı...
Adı afişlerden hiç inmedi…
Kariyeri boyunca sinema sektöründe rekorları parçaladı...
200'ün üzerinde sinema filmi ve TV dizisinde rol aldı...
Sadece iki kez “En İyi Aktör” ödülüne uzandı…
Vefatından dört yıl önce de…
“Ömür boyu Onur Ödülü”nü kucakladı…
Hayatının son yıllarına kadar…

“Gümüş”, “Marziye”, “Yeşilçam Denizi”, “Kumsaldaki İzler”, “Yadigar” ve “Kardelen”in de aralarında olduğu TV dizilerinde oynadı; bu kez genç kuşağın alkışlarını topladı…

*

Çok sigara içiyordu…
İster istemez sağlık sorunları yakasına yapıştı...
Önce kalp yetmezliği…
Ardından “zatürre” derken…
Doktorlar son olarak…
Akciğer ödemi teşhisi koydular ama kurtaramadılar…
O sırada takvimler “1 Nisan 2012”yi gösteriyordu...
Ve tam da “80 yaşında” idi...
Vasiyeti vardı…
Geride bıraktığı sevdiklerine…
Daha hastaneye gitmeden şöyle demişti:

“Bu dünyadan göç edersem beni asla morgda bekletmeyin!”

Büyük aktörün son dileğini yerine getirdiler…
Son yolculuğuna uğurlanacağı ertesi güne kadar…
Kadıköy Belediyesi'nde bekletildi…

*

Farkında mısınız?
Hala Yeşilçam'da ve TV dizi dünyasında…
Oynadığı “kötü adam” rolüne karşın…
Ekrem Bora kadar…
Sevilen bir aktör daha gelmedi…
En az 15 filmde birlikte oynadığı Hülya Koçyiğit…
Ekrem Bora'ya…
Cenaze töreninden şu unutulmaz sözlerle veda etti:

“Hani, bazı büyük aktörler vardır; bilirsiniz… Tanrı onları sanki sinema için yaratmış diye düşünürsünüz… Yüzlerinin her kıvrımı bin bir ifade yüklü… Dahası, karizmatik ve büyülü… / Öyle bir duygu yaratırlar ki seyircide... / Canlandırdıkları karakteri gerçek kılarlar... / Onların yerine başkasını koyamazsınız… / Öylesine inandırıcı, öylesine hakikidirler ki… / Hiç bir metoda, hiç bir ekole ihtiyaçları yoktur… / Çünkü onlar doğuştan şanslı, yetenekli insanlardır… / İşte alnında star ışığıyla doğan Ekrem Bora… /
Bu özellikleriyle Türk Sineması'nın… / En güçlü aktörleri arasında yerini almıştır…”

O gün...
Takvimler, “1 Nisan 2012”yi gösteriyordu...
Aradan “14 yıl” geçmiş bile...

*

Ekrem Bora, iki kez dünya evine girdi…
Üç kızı oldu…
İlk evliliğinden dünyaya gelen kızı Sevil…
Alsancaklılar'ın yakından tanıdığı…
Ünlü teknik direktör Ümit Kayıhan'la hayatını birleştirmişti…
Çok sevilen o futbol adamı da…
Ne acıdır ki...
Sekiz yıl önce (6 Haziran 2018) İzmir’de...
Ünlü kayınpederi gibi “zatürre” teşhisiyle aramızdan ayrıldı…
Henüz 64 yaşındaydı…

*

Hayat işte böyle bir şey…
Bir “7 Mart”ta (dün) dünyaya gelen...
Büyük aktör Ekrem Bora’yı saygıyla anıyoruz...

(*) janti: “Zarif, kibar, şık ve gösterişli...”

Nokta…

Hamiş: “Nereye gitsem, kötü olduğum zaman da iyi olduğum zaman da sevildim... Yani benim seyircim, beni küstürecek bir şey yapmadı... Hep güzelliklerle karşılaşmışımdır... Çünkü ben halkın içinden geldim, halkla beraber oldum... / Ekrem Bora / Sanatçı..."

Sonsöz: “Kaliteli insan işiyle, boş insan kişiyle uğraşır… / Hz. Mevlana…”