Bizim jenerasyon…
(60'lara veda edip, 70'e merdiven dayayanlar…)
Hafif Türk Müziği, dedin mi?
Hala...
Yıllar öncesinde gibiyiz...
İki “efsane” parçanın yanına bi'üçüncüyü koymayız…
Ve…
İnanır mısınız?
Hala o ruh halindeyiz!
Birincisi, Berkant'ın “Samanyolu” parçası…
İkincisi, Tanju Okan'ın “Kadınım” şarkısı…
Şahsen…
Şu inancımı kimseler kıramaz…
“Kadınım”...
Yaşamadan yazılması mümkün olmayan…
Bir erkeğin kaybettiği kadınına seslenişidir…
“Eşyalar toplanmış seninle birlikte…
Anılar saçılmış odaya her yere…
Sevdiğim o koku yok artık bu evde…
Sen Kadınım…”
Hiç mi, mırıldanmadınız?
*
Bakmayın…
Yıldızlar yaratan yıldız şehir İstanbul'da ünlü olduğunda…
Tanju Okan, bir Ege delikanlısıydı…
Yeşil Tire'nin memlekete armağanıdır…
*
23 Mayıs 1996'da çok sevdiği Urla'da hayata veda etti…
Aslında çok güzel yaşadı…
Şöhretin tadını çıkardı…
Kimselere nasip olmayan milyonluk hayran kitlesi vardı…
Yaşasaydı…
Şu sırada 85 yaşının tadını çıkarıyor olacaktı…
Kader, işte…
*
“Kadınım” şarkısıyla başladık; devam edelim…
Aslında “Kadınım” şarkısı…
Film olacak kadar ilginç bir öyküye sahip…
Anlatmaya değer…
Tanju Okan, 30'lu yaşlarında…
İstanbul Tarabya'da yaşayan zengin bir ailenin kızına aşık olur…
Kız da O'na çılgınca bağlanır…
Ancak dünya güzelinin ailesi bu aşka ne hikmetse karşı çıkar…
Sonunda kızı, “Tanju'yu unutsun!” diye…
Amerika'ya yollamaya karar verirler…
Tanju Okan, bunu duyunca köşkün önünde nöbet tutmaya başlar…
Ancak nereden bilsin ki…
Köşkün bir de arka kapısı olduğunu?
Ailesi, kızlarını bir gece yarısı kaçırıp Amerika'ya yollar…
Ünlü sanatçı buna dayanamaz…
O günden itibaren sadece alkolü dost kabul eder…
Derdini içki şişeleri arasında unutmaya çalışır…
Bu da…
O'nu adım adım yokluğa götürür…
Belki, inanmayacaksınız ama…
Bu hayata veda ettiğinde…
Dünya yakışıklısı o dev sanatçı henüz 58 yaşındaydı…
Neredeyse…
O'nsuz kocaman bir “30 yıl” geçivermiş…
*
Kolay mı, bir Tanju Okan olabilmek?
Kolay mı?
Yıllarca dillerden düşmeyen…
“Hasret”… “Öyle Sarhoş Olsam Ki”… “Kime Ne”... “İki Yabancı”… “Hancı”… “Deniz ve Mehtap”… “Çal Çingene”… “Şerefe” ve “Kemancı” gibi şarkılara imza atmak?
Radyo dinlemeyi severim...
Ama uzun zamandır...
Tanju Okan şarkılarını yakalayamıyorum!..
Neden?
Çünkü...
“Unutmaya her an hazır” bir yapımız olduğu için…
Hiç mi?
Minicik bir anınız yok, Tanju Okan'la ilgili…
Mesela...
Unutulmaz Fuar gecelerinde...
Özellikle de “Akasyalar” da...
Hiç mi istek şarkınızı…
Sahneden gülümseyerek Fuar gecelerinde seslendirmedi Tanju Abimiz?
*
70'li yılların sonu gelirken…
O da, 40'lı yaşlarını geride bırakıyordu…
İçki ve sigaranın yarattığı çöküş…
O yaşta…
İnsanların O'na “Tanju Baba…” diye seslenmesine neden oluyordu…
Urla'da çok seviliyordu…
O sevgi çemberi “usta sanatçı”yı heyecanlandırdı…
Bi’anda...
Siyaset yapmaya karar verdi…
1989 Yerel Seçimleri (37 yıl önce…) yaklaşıyordu…
O sırada ANAP'ın lideri Turgut Özal, güçlü bir dönem yaşıyordu…
El sıkışıldı…
Ve…
Aşk Şarkılarının Efendisi Tanju Okan…
Urla'ya “Başkan olmak” için…
ANAP'ın resmi adayı ilan edildi…
*
Vaatlerinin ardı arkası gelmiyordu…
Hele bi'tanesi dikkate değerdi…
Şöyle diyordu büyük usta:
“Göreceksiniz, Urla'mız; Bodrum'un önüne geçecek…”
Urla'nın denizini temizleyecekti; kararlydı
*
Tanju Okan'ı en çok ürküten rakibi…
O günlerin “SHP”li adayı Bülent Baratalı'ydı…
Sol'un ünlü politika adamı ile sanatçı Tanju Okan…
Seçim akşamı sandıklar kapandıktan sonra…
Bir araya geldiler…
Kıdemli siyasetçi Baratalı, Türkiye'nin ünlü sesine şöyle dedi:
“Bak Tanju Bey, sen 1005 oyla bu seçimi kaybedeceksin; ben de 6004 oyla seçimi kazanacağım…”
Tanju Baba'nın şaşkınlığı uzun sürmedi…
Bülent Baratalı'nın sandık sonucu…
Tam isabetti!
*
Tanju Okan, ne yazık ki politikayı bilmiyordu…
Seçim propagandasında çok para harcadı…
Kimilerine göre…
İçki ve sigaraya sığınan bir hayatın ünlü ismiydi…
Doktorlar ve dostları…
O'na son sözü söylediler:
“Ya sigarayı bırak ya da ölümü karşılamaya hazır ol!”
Ne var ki...
Verdiği sözleri tutamadı…
Damar tıkanıklığı nedeniyle bir bacağını kesmek zorunda kaldılar…
Hayatıyla…
Resmen kumar oynuyordu…
Siroz teşhisiyle hastaneye kaldırıldığında…
Türkiye'yi ağlattı…
Acıklı vedayı İzmirliler gözyaşlarıyla hatırlayacaktır…
*
Bitiriyoruz…
Ne gariptir ki…
“Kadınım” adlı eserinden sonra…
Sanat hayatı boyunca en çok satan iki şarkısı…
“İçki, Sigara Benim Tek Dostum” ile “Öyle Sarhoş Olsam Ki…”
Bu dünyaya el sallayışının...
Ve tabii ki, asıl “Tükeniş”in sanat'sal ifade biçimi gibiydi adeta…
Hep aklımızın bir köşesinde kalacak…
Okuduklarınız…
Bir büyük sanatçının…
Tanju Okan'ın…
Hayatla oynadığı kumarı nasıl kaybettiğinin öyküsüdür…
Nokta…
Hamiş: Tanju Okan emekli olmuş ilk maaşını alma günü gelmişti... Yürümekte zorluk çektiği için, oğlu Tansu Okan'a bankaya giderek maaşını çekmesini söyledi... Tansu Okan “Senin maaşını bana vermezler" dese de Tanju Okan diretti... Oğlu çaresizce babasının maaşını almak için bankaya gitti... Bankadakiler büyük sanatçıya olan sevgilerinden dolayı bir çözüm ürettiler... Görevlilerden birisi Tansu Okan ile eve gidecek ve Tanju Okan'ın atacağı imzayla maaş ödenecekti... Tansu ile banka memuru birlikte eve geldiklerinde, yardımcı kadının kapıda verdiği kötü haberle karşılaştılar: "Babanızı kaybettik...”
Sonsöz: “Herkes kimsenin sağ kalmadığını bilir de, kendisinin öleceğine inanmak istemez... / Anonim...”