O GECE NELER YAŞADIK ÇOLUK ÇOCUK BİLMELİ!

Bu vatanın evlatları olarak... Yaşımız kaç olursa olsun... “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü”nü...

Abone Ol

Asla unutamayız...
Demokrasimize kasteden o “darbe girişimi”ne karşı...
Toplumsal hafızamızın diri tutulması...
Demokrasimizin güçlenmesi ve dahi...
Şehitlerimizin ve gazilerimizin hatırlanması adına...
Takvimlerdeki “15 Temmuz” tarihi...
Tartışılmaz bir “sembol” niteliğindedir ve...
Asla unutamayacağımız bir “acıların gecesi” olarak...
Tarihteki yerini almıştır...
Kaldı ki, acılar hiç unutulmuyor...
Nitekim...
Aradan koca bir “10 yıl” geçti...

Tarih böyle diyor...
Daha doğrusu...
“Unutma o geceyi ömrün boyunca...”
Diyerek...
Bir gecede yaşanan acıları hatırlatıyor...
Kahreden kalkışmada (15 - 16 Temmuz darbe girişimi)...
Geceden sabaha...

“253 vatandaşımız şehit düştü”...
“2 bin 193 vatandaşımız ise gazi oldu”...

*

O gece...
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kapısını açan...
Bugünlerin...
Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı ve...
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel...

O “Dehşet Gecesi”nde...
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kapılarını açan tek kişiydi ve...
Yıllar önce...
“Sözcü Gazetesi”nin Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk”e konuşmuştu...

Söz, Özgür Özel’de:

“Darbeler Meclis’i kapatır” düşüncesiyle... AK Partili yetkilileri aradım ve... “Meclis’i açmamız lazım” dedim... Ardandan da Başkanlık Divanı’nı hep birlikte oluşturmayı önerdim...”

*

Peki, n’oluyordu karanlığın bastığı başkent Ankara’da?
Özgür Özel’e göre...
Ankara’da şunlar yaşanıyordu:

*

“Bir yabancı ajans muhabiri Ankara üzerinde uçakların uçtuğunu...
Ve IŞİD’in F-16 kaçırdığına dair bilgi verince...
Özgür Özel, durumu anlamaya çalıştı...
Daha sonra Genelkurmay’ın önünde...
Askerlerin içeri girmeye çalıştığını öğrendi ve...
Durumu "darbe girişimi" olarak değerlendirdi...
Tüm milletvekillerine Genel Merkez’de toplanma çağrısı yaptı...
CHP Genel Merkezine ulaşan milletvekilleri ile değerlendirme yapıldı... Özgür Özel...
Darbelerin Meclis’i kapatma eğiliminde olduğunu bildiği için...
Meclis’e gitmeleri gerektiğini söyledi...
Genel Merkezden çıkarken...
Tüm ışıkların açık bırakılmasını istedi; gerekçesini de seslendirdi:

“Biz Meclis’i açık tutalım...”

Özgür Özel, o andan itibaren, yaşadıklarını şöyle dile getirmişti:

“Külliye’nin üzerinde helikopterler uçuyor...
Yerlerde ateş görüntüleri hepimizi korkutuyor...
Değerlendirme sırasında, (Bizim Meclis’e gitmemiz lazım) dedim ve arkasını getirdim: Çünkü bu darbeler Meclis’i kapatır... Biz Meclis’i açık tutalım... Gidip Meclis’i kuşatırlarsa bir daha da giremeyiz...
Oradan da çağrı yapalım; bu eylem CHP Genel Merkezinde olmaz...”

*

Devam ediyor sözlerine Özgür Özel:

Genel Merkez’den ayrılırken, “Birisi genel merkezimizin tüm ışıklarını yaksın” dedim... “CHP darbe başlayınca ışıkları kapadı kaçtı” der birileri... Yönetici kalmıyor ama çalışanlar var... Onlara bir tane bile ışık kapanmamasını söyledim... Bu arada Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nu her beş dakikada bir devamlı arıyordum... Kemal Bey uçakta ve ulaşılmıyor... Biz, tam gitmeye uğraşırken Özel Kalemden aradılar, Kemal Bey’i Genelkurmay’dan birkaç kez aradılar... Olmadığını söyleyince, arayan kişi, “Kemalist subayların da bu darbe girişimini desteklediklerini” söylemek istiyormuş... Biraz da küfürlü bir şekilde “Hadi gitsinler oradan, darbe yapıyorsa yapsın, biz karşıyız... Önünde sonunda herkes zarar görüyor bu işten” dedim...

Biz bindik araçlarımıza TBMM’ye gidiyoruz. Bizim Sarı Vosvos da Aykut Erdoğdu ile birlikteydi... Birkaç dakikalık video çekti... O konuştu, ben konuştum... “Darbe girişimi var, uçaklar bomba atıyor, biz Meclis’e girmeye çalışıyoruz... Çoluğumuz çocuğumuz size emanet... Ailemizi yalnız bırakmayın, Onları Veli Ağbaba’ya emanet ediyorum... Aykut Erdoğdu da, “Biz bu darbenin karşısındayız ve Meclis’e doğru gidiyoruz” dedi... Pozisyonumuz belli olsun diye...”

*

İçeride bunlar olurken, dışarıda kıyamet kopuyordu...
Uçaktan atılan birinci bomba TBMM’nin bahçesine düştü...
O dev avizeler sallandı...
Sonra çatıya 4-5 bomba atıldı...
Genel kurul salonunun 4-5 ton ağırlığındaki avizeleri...
Salıncaktan farksızdı adeta...
Camlar patladı, ortalık tam anlamıyla savaş alanına dönüşmüştü...

*

Özgür Özel, aracını park ederken...
Aykut Erdoğdu silahını çıkarmış, duvarı kendisine siper almıştı...
Kapıdaki askerler içeriye girmelerine engel olmadı...

Meclis’e girdiklerinde TBMM Başkanı İsmail Kahraman kürsüdeydi... Kemal Bey’e küfür ve hakaret eden elemanını kolladığı için kapıyı kırıp bilgisayara el koyduğu için uzun süredir küslerdi... İsmail Kahraman, Özgür Özel’i görünce, sarıldı, öptü... Özel, Başkanlık Divanını hep birlikte oluşturmayı önerdi... Başkan Kahraman, “Meclis kapalıyken olağanüstü toplantı yapılır ya. Bu olağanüstünün olağanüstü bir toplantıdır, çağrılmadan kendimiz geldik, herkesi buraya çağırıyoruz” dedi...

Bitiriyoruz...

Özgür Özel, ömürboyu unutamayacağı anıları anlattı:

“Bir tek Aykut Erdoğdu’da silah vardı. O silahını çekmiş, gelirlerse bir pozisyon ayarlamış kendine, “Mermi sayım kadar adam indiririm” diyor. (Dur, Aykut yapma) dedikçe, (Başka çare yok, onlar bizi vuracağına ben onları vururum!) diyor... Başka silahı olan var mı diye bakıldı. AK Partili bir arkadaşta da silah vardı... Yanımızda birkaç tane silahlı koruma vardı. Onlar bir pozisyon aldılar... Darbecilere asla teslim olmayacaktık... Ve dediğimizi de yaptık!”

Nokta...

Hamiş: FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti... Türk milleti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla meydanlara çıkarak darbecilere geçit vermedi...

Sonsöz: “Vasiyetimizi; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yazdık... / Özgür Özel...