Türkiye müthiş sıkıntılı bir süreçten geçiyor...
Belki de...
Kurtuluş Savaşı hariç...
Hiç böylesi “alaca karanlık” bir yolda el yordamıyla...
Çare aramak zorunda kalmadı belki de bu güzel ülke...
Farkında mısınız?
İşsizlik bir “tık” bile azalmıyor...
İş arayanlar ise giderek umutlarını yitiriyor!
Tablo acıklı!
*
Aslında...
Şöyle demek galiba daha anlamlı ve dahi mantıklı gibi!
“Neler oluyor bize; neler oluyor?”
*
Kısa adı “TUİK” olan Türkiye İstatistik Kurumu’na göre...
“Dar tanımlı işsiz sayısı”...
Geride bıraktığımız Şubat ayında...
“133 bin” kişi artarak (nefesinizi tutun) 3 milyon kişiye ulaştı...
Daha da beteri şu:
Genç nüfustaki “işsizlik” oranı ise adeta uçuyor ve “yüzde 15.8” oluverdi bile...
Tabii ki...
İşverenler gençlerle çalışmaya adeta “takla atıyor” ama...
O pırıl pırıl eğitimli genç kalplerin de “iş kapıları kapalı” olduğu için umutları tükeniyor...
En acıklısı da bu zaten...
Sonuç:
O gençler artık “iş aramak”tan vazgeçiyor...
103 yaşındaki Cumhuriyet’in içi yanıyor!
Biz ise...
Gözlerinin içine bakıyoruz o gençlerin ve...
Onlardan çok daha üzülüyoruz...
Çünkü...
Geniş tanımlı “işsizlik” neredeyse...
Yüzde 30’u vurdu!
DİSK’e göre...
Tanımlı işsizlik oranının sayısı ise...
Resmen uçtu:
“12 milyon 109 bin”...
Türkiye hiç böylesi kahreden bir tablo yaşamadı!
*
Beterin beteri; “TÜİK'e göre genç nüfusun % 27’si...
Ne okulda ne de iş hayatında yer alıyor!..”
Birkaç rakam daha...
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’a göre...
15 / 34 yaş grubu...
Yaklaşık “6 milyon 762 bin” gencimiz...
Ne eğitimde...
Ne de istihdamda!..
Peki, n’olacak bu gençlerin geleceği?
Üstelik...
Bu rakam sadece son bir yılda yaklaşık “60 bin kişi” daha arttı!
Aslında...
Bunun anlamı şudur:
“İşsizlerin sayısı azalmıyor...”
Herkes merak ediyor...
“Devlet Baba”nın yarınlar için bir planı var mı acaba?”
*
Neyse...
Biz yarınlara bakalım...
Hiç olmazsa...
Bugünlerde...
Bebişlerimizin çoğu, “dertsiz ve sağlıklı” büyüsün diye...
Çırpınıp duruyoruz...
*
Bitiriyoruz...
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kıdemli vekilidir (*)İlhan Kesici...
Yıllar önce TBMM’de yaptığı konuşmanın...
Bir bölümü şöyle başlıyor ve bitiyordu:
“Ekonomilerin yönetiminde sihir yoktur, sihirbaz yoktur...
Yani ekonomi yönetiminde...
Hiç kimse sihir sahibi değildir, sihirbazlık yapamaz...
O zaman öyle bir güzel bir insan bulalım ki...
Bu ekonomi yönetiminin başına geçirelim...
Bu ekonomiyi kalkındırsın...
Ya da...
(**) Allame-i cihan bulalım, yok böyle bir şey...
Hep bizim gibi ekonomisi sıkıntılı olan ülkelerde...
Daha çok geçerli olmak üzere söylüyorum bunu da:
Ekonomi yönetimlerini bekleyen en önemli tehlikelerin başında...
Kötü günlerin geride kaldığı, kötü günlerin geride kalacağı kabulüdür..”
*
Bi’de şöyle bi’ayrıntı var...
Eğer kimileri...
“Artık kötü günlerimiz geride kalmıştır, bundan sonra önümüz açıktır, ufkumuz açıktır...”
Demeye niyetlenirsek...
O ekonomi yönetiminin başarılı işler yapması...
Fevkalade zor olur...
Şunu özellikle unutmayalım:
“Anne karnından başlayan yoksulluk...
Çocukların yaşamlarını yalnızca bugünü değil...
Yarını da şekillendiriyor...”
Nokta...
(**) Allameicihan: Çok bilgili olmak...
Hamiş 1: (*)İlhan Kesici: 1977-1993 arasında Devlet Planlama Teşkilatı'nda (DPT) çalıştı, 1991–1993 yıllarında DPT Müsteşarı olarak görev yaptı... 20. dönem TBMM'de Anavatan Partisi Bursa milletvekili; 23, 25., 26, 27 ve 28. dönem TBMM'de Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili olarak görev yaptı, yapıyor... Adı, bir zamanlar Cumhurbaşkanı aday adayı olarak anılıyordu...
Hamiş 2: “Neler oluyor bize?” ifadesi, genellikle şaşkınlık, hayret, çaresizlik veya durumun gidişatını sorgulama anlarında kullanılan, hayatın veya ilişkilerin hızla değiştiğini, kontrolden çıktığını ifade eden sitemkar bir serzeniştir... Türk müziğinde İlhan Şeşen ile özdeşleşen bu ifade, derin duygusal sorgulamaları ve özlemi anlatır...
Sonsöz: “Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur... / Hz. Mevlana...”