NEDEN “EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” DEDİ?

Abone Ol

102 yıl!
Nasıl da su gibi akıp, gitmiş değil mi?
Belki de...
Büyük annelerimizin... Büyükbabalarımızın bile...
Dün gibi hatırladıkları bir “zaman” diliminden söz ediyoruz...

*

Tarih; “3 Mart 1924”...
Gazi Mustafa Kemal Atatürk...
Genç Türkiye Cumhuriyeti’ni...
Aydınlık bir geleceğe taşırken...
Çağdaş uygarlık hedefine ulaşacak devrimleri hayata geçirdi...
Çok hızlı olmak zorundaydı!

...Ve, her şey yıldırım hızıyla ve öncelikle...
Hilafet’in kaldırılmasıyla başlayacaktı!

Eğitim – Öğretim birliği sağlandı...
Diyanet kuruldu...
Ve...
Laik Cumhuriyet’in temel taşları döşendi...
Üstelik...
Baş döndüren müthiş bir hızla...

*

Hilafetin kaldırılmasıyla...
Devlet’in (*)meşruiyet kaynağı saraydan alındı ve...
Asıl sahibi olan millete teslim edildi...
Böylece...
Devlet yönetimi artık “dar kalıplar”la değil...
Akıl, hukuk ve millet iradesiyle yürütülmeye başlandı...

*

Şunu asla unutmayacağız...
Hele genç nesil hiç unutmayacak...
Çünkü...

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir...” özlü sözü...
Türkiye Anayasası’nda yer alan...
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kürsünün arkasındaki duvarda...
Tamamı büyük harflerle yazılmış ve Türk milleti adına...
Türkiye'nin kuruluşunu ilan eden ve...
TBMM’nin “temel dayanağı”nı oluşturan “ilke” olarak bilinir...
Ve...
Anayasamız’ın “6’ncı maddesi” bu cümle ile başlar ve...
Cumhuriyet’in kurulmasına önderlik yapan...
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e aittir ve...

“Hakimiyet bilâ kayd-u şart Milletindir...”

İfadesinin günümüz Türkçesi ile söylenişidir...
Türk Milleti olarak ifadenin yerine kısaltmalı söyleyiş olarak kullanılan “Milletindir” ifadesi büyük harfle yazılır...
Daha da önemlisi...

(**) Şeriye ve Evkaf Vekaleti’nin son bulmasıyla; devlet yönetimi artık dar kalıplarla değil; akıl, hukuk ve millet iradesiyle yürütülmeye başlandı...

Bu tarihi mirasın bilinciyle; bizler, iradesini hiçbir vesayete teslim etmeyen hür bir milletin evlatlarıyız... Bu iradenin tek bir sarsılmaz ilkesi vardır:

"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!"

*
Önceki gün, kısa adı “ADD” olan “Atatürkçü Düşünce Derneği”nden ise dikkat çekici şöyle bir uyarı yayınlandı: “Devrim yasalarını yok saymak bindiği dalı kesmek aymazlığıdır...” Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı Nazan Moroğlu ise, “Laik eğitimden geri adımlarla geleceğin karartılmasına izin verilemez” diye konuştu...

*

Bitiriyoruz...

Bir milletin tam anlamıyla “özgürüm” ve “bağımsızım” diyebilmesi için...
Ulusal egemenliğe sahip olması gerekir...
Toplumda hiçbir kimse, hiçbir zümre, hiçbir sınıf ya da grup...

Doğrudan üstün emretme gücüne sahip olamaz...

Toplumda üstün emretme gücünün tek kaynağı ve tek sahibi...
Milletin kendisidir...

(*) Meşruiyet: Hükümdarın yetkilerinin anayasa ve halkoyuyla seçilen meclis tarafından kısıtlandığı yönetim biçimi...

(**) Şeriye ve Evkaf Vekaleti: “Din işleri ve Vakıflar”...

Nokta...

Hamiş: Madde 6- Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir... Türk Milleti, egemenliğini, Anayasa’nın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır... Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz... Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz...

Sonsöz: “Karanlığa karşı çizdiğin yoldan ayrılmayacağız...” / Anonim...”