İzmir Haberleri

Müsavat Dervişoğlu’ndan, İzmir’den çarpıcı çıkış: “İYİ Parti, küçük ittifaklara sığmaz”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İzmir İl Başkanlığı’nda partilileriyle ve vatandaşlarla bir araya geldi.

Abone Ol

Son Mühür / Atakan Başpehlivan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İzmir ziyaretleri kapsamında İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek, partilerle bir araya geldi. İl binası önünde toplanan coşkulu kalabalığı selamlayan İYİ Parti lideri Dervişoğlu, önemli açıklamalarda ve değerlendirmelerde bulundu.

Müsavat Dervişoğlu: Türkiye, gayri memnunlar ülkesi haline geldi

Konuşmasına milliyetçi camiada kurulması bir süredir Kulislerde dillendirilen ittifak iddialarını değerlendirerek başlayan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “İttifak konusuyla ilgili hiçbir şey söylemeyeceğim çünkü ortada bir takvim yok. Dolayısıyla sistemin getirdiği olumsuzluklara bağlı olarak, iktidardan kurtulmak için vatandaşların muhalefeti bir arada görme arzusu var. Dolayısıyla bütün bunları zamanı gelince değerlendireceğiz.

Ara seçim talepleri var, bunun anayasadan kaynaklı olduğu söyleniyor. Bu kararı verecek olan meclistir. Bana sorarsanız Türkiye’nin seçime ihtiyacı var, çünkü ben halinden memnun vatandaşa rastlamıyorum. Kimse halinden memnun değil. Türkiye şu an gayrı memnunlar ülkesidir. İttifak sorusu bana göre çok erken bir sorudur. Türkiye’nin bütün sorunlarından kurtulabilmesi için milleti birleştirecek bir formül üretmesi gerekiyor.

İYİ Parti’nin hedefi milleti birleştirmektir, sadece muhalefet enstrümanı olmak değildir. İYİ Parti’yi kimse küçük ittifaklar içine almasın. Yolsuzlukla mücadele için geldiler, yolsuzluğun şu an hangi boyutlara geldiğini herkes biliyor. 25 yıldır bu ülkeyi muhafazakar bir iktidar yönetiyor. İddiası muhafazakar olan bu iktidarın zamanında açılmamış hiçbir milli manevi değerimiz kalmadı. Artık işi oluruna bırakma şansı kimsenin yoktur. O sandık gelecek ve herkes yaptığının bedelini ödeyecek.” dedi.

“Öcalan, müebbet hapse çarptırılan bir teröristtir”

Terörsüz Türkiye süreci üzerine konuşan İYİ Partili Dervişoğlu, PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın terörist başı olduğunu hatırlatarak, “Bir komisyon kurulmuştur. O komisyonda ne eşitlik arayışı, ne insan hakları, ne vatandaşlık hakları hiçbir şey tartışılmamıştır.

O komisyon teröristlerin haklarının konuşulduğu bir komisyondur. Biz milletin haklarının konuşulması gerektiğini savunuyoruz. Abdullah Öcalan’ın bir statü arayışı içinde olduğu herkesin malumudur. Ben gittiğim her yerde Öcalan’ın bulunduğu yerin statüsünü tarif ediyorum. İmralı Adası bizim egemenliğimiz alanındadır, Öcalan’da müebbet hapse çarptırılan bir terörist başıdır.” şeklinde konuştu.

“İzmir, demokrasi kentidir”

Meslek Fabrikası’nda iktidar ile İzBB arasında yaşanan gerginliği değerlendiren Dervişoğlu, söz konusu uygulamanın İzmir’e yöneltmiş bir saldırı olduğunu aktararak, “Orada yaşama geçirilmek istenen uygulamayı İzmir’in geleceğine kast edilen bir uygulama olarak görüyoruz. İzmir’e yönetilmiş bu saldırının İzmir halkı tarafından bertaraf edilmesi taraftarıyız.

İzmir halkı da üzerine düşen sorumluluğu gerçekleştiriyor. Bu son derece kötü bir şeydir. Netice itibariyle demokrasinin, kamu vicdanının bir karar alınırken, tatmin edilmesi gerektiğini görmek gerekiyor. Onların ortadan kaldırılabilmesi için demokratik hak ve özgürlüklerin doğru anlamda kullanılması gerekiyor. Ben İzmir’in demokrasi kenti olduğunu biliyorum. Dolayısıyla dünya sıkışsa İzmir’i iki kutup arasına sıkıştıramazsınız. Hem yerel hem genel seçimlere çalışacağız. Ben vatandaşa doğru yolu gösteriyorum. Dolayısıyla Türkiye, İzmir’den cevap vermeye başlayacaktır.” İfadelerini kullandı.

Loading...

“Biz hakkı hukuku gasp edilen insanların yanındayız”

Son zamanlarda Türkiye’de yaşanan maden eylemleriyle ilgili de konuşan, “Biz Türkiye’de en başından itibaren hakkı hukuku gasp edilen insanların yanında parti olarak vaziyet almaktayız. Oraya partimizin belirlediği bir heyet gitti. Türkiye’nin bir çok noktasında benzer olaylar var. İlkel insanın ihtiyacı sayılan barınma ve beslenme sorunlarıyla karşı karşıya Türkiye. Bu ilk çağda da böyleydi, yirmi birinci yüzyılın Türkiye’sinde insanlar bu kaygıları yaşıyorsa doğru yönetilmiyoruz demektir.” diye konuştu.