“MİLLİ MARŞ” DEMEK HER KELİMESİ “TÜRKÇE OKUNUR” DEMEKTİR!

Abone Ol

Haberi okudum; bi’daha üstünden geçtim...
“Yok daha neler?” diyecektim; kendimi tuttum...
Çünkü...
“İstiklal Marşı”nın kabulünün “105. yıl dönümü” nedeniyle...
Türkiye'nin İç Anadolu’daki “70’inci şehri” Karaman’da...
Anma programı düzenlendi...
Ama, bi’dakika...
O da ne?
Sahnedeki öğrenciler...

İstiklal Marşı’nı güzelim Türkçe seslendirecekleri yerde...
Arapça okunmaya başladılar...

Sosyal medya yıkıldı?
Öyle ya...
Burası Türkiye’ydi ve...
Neden?
Ulusal Marşımız “Arapça” okunuyordu?
Tık yok!
Kimse müdahale etmedi...
Oysa, o etkinlik...
“Cahit Zarifoğlu İmam Hatip Ortaokulu” tarafından hazırlanmıştı...
Üstelik...
O herkesi şoke eden programı...

Karaman Valisi Hayrettin Çiçek, Karaman Belediye Başkanı Savaş Kalaycı ve Cumhuriyet Başsavcısı Tuba Ersöz Ünver de izlemişlerdi...
...Ve, kimseciklerin “tık”ı çıkmamıştı...

Peki, bir asrı çoktan geriye bırakan (105) İstiklal Marşı’nı...
Neden o şehrin çocuklarına özellikle “Arapça” söylettiler?
Var mı, bu soruya cevap verecek biri ya da birileri?

Yok!
Çünkü...
Karaman gibi bir “genç şehir”de...

Yöneticiler dahil... Vatandaş dahil... Gençler dahil... Esnaf dahil... Tüccar dahil...

Dedesinden kalma “İstiklal Madalyası”nı...
Gururla yakasında taşıyan kimse yok mu Karaman’da?
Ve dahi özellikle...
Bu durumda ileri yaştaki vatandaşlar neden suspus oldular?

*

“Amaaan, n’olmuş yani İstiklal Marşı Arapça okunmuşsa?”

Diyenler...
Büyük olasılıkla Cumhuriyet Bayramı’nda...
O şanlı Türk bayrağını da penceresine / balkonuna asmayı...
Aklına bile getiremiyordur!
Yazık... Çok yazık!

*

Çok önemli bir ayrıntı:
“İstiklal Marşı”nı...
Ana dili Türkçe...
Şarkıları Türkçe...
Affedin ama...
Küfürleri ve intizarları bile Türkçe olan...
İnsanların yaşadığı Karaman’da miniklere İstiklal marşını Arapça okutmak...
Acaba kimin eseri?

*
Karaman gibi genç bir kentte...
Öyle sanıyorum ki...
Şu beş satırı herhalde kimsecikler bilmiyor ya da sallıyor(!)
Dikkatle okuyun lütfen:

“İstiklal Marşımız, 1982 Anayasası'nın “3. Maddesi”nde...
Türkiye Cumhuriyeti'nin milli marşı olarak açıkça yer alır...
Devletin bütünlüğü, “resmi dili”, bayrağı ve başkentiyle birlikte...

Değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek olan...

Devletin temel esasları arasında yer alır ve Türk milletinin bağımsızlık ruhunu simgeler...”

*

Herhalde...
Karaman’ın yöneticileri şu detayları bilmiyor:

İstiklal Marşı, Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınarak...
12 Mart 1921'de TBMM tarafından milli marş olarak kabul edildi...
Türk Ordusu’nun “bağımsızlık mücadelesi”ne ithaf edilen şiir...
Yarışmaya katılan 724 eser arasından seçildi ve Hamdullah Suphi Bey tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde okunduğunda inanılmaz bir coşkuyla karşılanmıştı...

*
Bu nedenledir ki...

“Millî marşımızın resmi bir programda başka bir dilde okutulması kabul edilemez... İstiklal Marşı milletimizin bağımsızlığının simgesidir ve dili Türkçedir...”

*

Bitiriyoruz...
Belki de...
“Aaaa, bak bunu bilmiyordum!”
Diyeceğiniz bir ayrıntı ile...
Kimbilir?
Ailenizde bunları yaşayanlar da olmuştur...

“Bir Türk vatandaşı ABD vatandaşı olurken gerçekleştirilen törende (Naturalization Ceremony), İngilizce olarak "Oath of Allegiance" (Sadakat Yemini) adı verilen metni okur veya tekrar eder... Bu yemin, ABD Anayasası'na bağlılığı, eski vatandaşlıklardan feragati ve yasal zorunlulukları savunmayı taahhüt eder... Törende İngilizce yemin edilir, ancak sonraki süreçte temel İngilizce bilgisi şarttır...”

*

Yaaa, işte böyle...
“Sam Amca” seni vatandaş olarak kabul ediyor ama...
Aslanlar gibi de...
“Benim dilimi öğreneceksin, yasalarıma uyacaksın” diyor...
Beceremezsen... Ha’di memleketine güle güle...

Nokta...

Hamiş: İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Dr.Turan Çömez bu olayda tepkisini şöyle dile getiriyor: “Türk çocuklarına neden Arapça İstiklal Marşı okutuyorsunuz? Derdiniz Türkçe ile mi yoksa İstiklal Marşı ile mi?”

Sonsöz: Bilir misiniz? Yarışmaya o dönemin büyük şairi Mehmet Akif Ersoy katılmamıştı… Soranlara, “Milli Marş para ile yazılmaz” diyordu… Zor razı ettiler… “Kazanırsan bir yerlere bağışlarsın o parayı…” dediler… Ancak o zaman kabul etti yarışmaya katılmayı… Oysa, o kış kendisine palto alacak parası bile yoktu…