KUTLU OLSUN DEĞİL HELAL OLSUN DEMELİ!

Abone Ol

Günler geçti o malum gün geldi. Takvim yaprakları 1 Mayıs'a yaklaştı. Hepimiz biliyoruz sabahın köründe çalan o saatin sesindeki ağır yükü. Bindiğimiz otobüsten, sabah fırından aldığımız sıcak ekmeğe kadar her şeyde birilerinin izi var.

1 Mayıs kimine göre bir tatil, kimine göre ise koca bir yılın yorgunluğunu ve umudunu tek bir meydanda haykırmanın adı. Biz 1 Mayıs'ı pankartlarla öğrenmedik, sabahın köründe sırf birilerin karnı doysun diye sıcak fırının önüne geçenlerden, eve yorgun dönüp sofra başında uyuyakalan babalarımızdan öğrendik.

Sadece fırında çalışan emektarlar değil ki mevzu; evde yemeğiydi, temizliğiydi derken canı çıkan annelerimiz, kadınlarımız da bayramın öznesi. Bize kimse hayatı altın tepside sunmadı. Alın teri ile, tırnaklarımızla kazıya kazıya helal yolardan kazandık. Bunların hepsi bizim çabalarımızın eseri.

1 Mayıs, aslında bir farkındalık günüdür. Yollarda gördüğümüz temizlik işçilerine, fırındaki emektarlarımıza, babalarımıza, ekran başında çalışan beyaz önlüklülerimize veyahut emeği ile geçinen herkese bir teşekkür borçlu olduğumuz gündür 1 Mayıs.

Baharın bu güzel gününde o yorgun omuzları dikleştirelim, kravatlarımızı gevşetelim. Bugün, o "görünmez" ellerin görünür olma vaktidir.

1 Mayıs sadece kutlu olsun demek değildir, 1 Mayıs helal olsun demektir. Tüm emekçilerin, helal lokma için tüm gücü ile çalışan herkesin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Helal olsun. Elleriniz dert görmesin.