KUMANDANIN UCUNDA ŞİDDET!

Abone Ol

Akşam oluyor…

Ailece oturuyorsunuz televizyonun karşısına.

“Bir dizi izleyelim” diyorsunuz.

Aile dizisi mi?

Yok.

Mafya dizisi.

İçinde ne var?

Silah var…
Cinayet var…
İnfaz var…
İhanet var…

Ama merak etmeyin!
Arada bir de “aşk” koymuşlar…

Tabii o da silahın gölgesinde.

+++

Bu ülkede artık dizilerde senaryo yok…

Sabıka kaydı var.

Başrol oyuncusu kim?

Mafya babası.

Yan rollerde kimler var?

Tetikçiler, işkenceciler, kirli polisler…

Ve biz buna ne diyoruz?

“En çok izlenen yapım.”

Bravo!

+++

Eskiden anneler “Aman kötü örnek olur” diye çocukların önünden sigarayı saklardı.

Şimdi çocuk…

Akşam 20.00’de prime time’da
adam vurmayı öğreniyor.

Hem de HD kalitesinde.
Büyük ekranda…

+++

Bir bakıyorsunuz…

Dizide adam öldüren karakter “karizmatik.”

Sözleri kapak…
Yürüyüşü havalı…

Sosyal medyada fan sayfaları açılmış.

Ne güzel!

Yeni rol modelimiz katil, hayırlı olsun.

+++

Sonra ne oluyor?

Okulda kavga…
Sokakta bıçak…
Trafikte saldırı…

Ama suç kimde?

“Gençler çok agresif…”

Tabii canım!

Televizyon süt dökmüş kedi!

+++

Şimdi sıkı durun…

Bu sadece his değil.
Rakamlar konuşuyor.

14 dizide…

Tam 3 bin 13 kadına şiddet sahnesi!

Ve en yaygını ne?

Fiziksel değil…

Psikolojik şiddet.

Yani bağırma…
Aşağılama…
Baskı…

Ekrandan evin içine sızan görünmez şiddet.

+++

Bir başka tablo daha:

2014–2024 arasında incelenen 94 dizinin
Yüzde 49,46’sı orta şiddet…
Yüzde 32,26’sı yüksek şiddet içeriyor.

Yani ekranın üçte ikisi…

Doğrudan şiddet.

Üstelik sadece göstermiyor…

Meşrulaştırıyor.

Şiddetin yüzde 25’ine “haklı” gerekçe bulunmuş.

Yüzde 20’sinde gerekçe bile yok!

Geri kalanında?

Sebep bile belli değil.

Ama şiddet var!

Bol bol var!

Doyasıya, kıyasıya şiddet!

+++

RTÜK var…

Denetim var…

Uyarı var…

Hatta ceza bile var…

Ama nedense…

Silah sesi hiç kesilmiyor.

Çünkü mesele ahlak değil…

Mesele reyting.

Kan varsa reyting var.

Şiddet varsa para var.

+++

Birileri oturmuş hesap yapıyor:

“Bugün kaç kişi vurduk?”
“Reyting kaç geldi?”

Yarın daha çok vuralım!

Daha çok bağırttıralım!

Daha çok kan akıtalım!

Çünkü bu ülkede…

Gözyaşı da satıyor, kan da.

+++

Sonra çıkıp diyorlar ki:

“Toplum neden bu kadar gergin?”

Çünkü siz…

Her akşam bu topluma
şiddeti normal,
öfkeyi haklı,
intikamı meşru diye izlettiriyorsunuz!

+++

Ve en büyük yalan şu:

“Biz sadece dizi yapıyoruz…”

Yok öyle!

Siz sadece dizi yapmıyorsunuz…

Toplumun sinir sistemini bozuyorsunuz.

+++

Ama gelin en acı gerçeği söyleyeyim:

Bu diziler zorla izlettirilmiyor.

Biz açıyoruz.
Biz izliyoruz.
Biz alkışlıyoruz.

Sonra da dönüp diyoruz ki:

“Bu ülke neden böyle oldu?”

+++

Cevap basit:

Çünkü biz…

Her akşam
uzaktan kumandayla
şiddeti besliyoruz.

Ve sonra utanmadan soruyoruz:

“Bu kadar şiddet nereden çıktı?” diye…

+++

Asıl soruyu soralım:

Ekrandaki şiddete “dur” demek için
daha kaç sahne izlememiz gerekiyor?

Daha kaç mafya dizisi tüketmemiz gerekiyor?